İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/4849 Karar: 2025/2156 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/4849 K.2025/2156

12. Ceza Dairesi 2023/4849 E. , 2025/2156 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/826E. - 2021/1285K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan ve şikayetçi kurum vekilleri tarafın

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/4849 E. , 2025/2156 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/826E. - 2021/1285K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan ve şikayetçi kurum vekilleri tarafın

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/4849 E. , 2025/2156 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/826E. - 2021/1285K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan ve şikayetçi kurum vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2014 tarihli ve 2014/293E., 2014/380K. sayılı ilamıyla, sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yürütülen yargılama neticesinde sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı CMK nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.09.2017 tarihli ve 2015/13544 Esas, 2017/6291 Karar sayılı ilamı ile; "... Dava konusu yerin, 1. derece doğal ve 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalması karşısında, 17/08/2011 tarih ve 28028 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, doğal sit alanlarında izinsiz gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle açılan davalara katılma hakkını haiz olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı adına Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne dava ihbar edilmediğinden, gerekçeli kararın adı geçen kuruma tebliğinden sonra,..." gerekçeleriyle tevdii kararı verilmiş, gerekçeli kararın ilgili kuruma tebliği üzerine düzenlenen ek tebliğname sonrasında Dairemizin 10.06.2020 tarihli ve 2018/1392E.,2020/3377K.sayılı ilamıyla; "Suçtan zarar gören Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, müşteki kurumun 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmek suretiyle yapılan incelemede; Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanık hakkında 1. derece doğal ve 3. derece arkeolojik sit alanında bulunan taşınmaza izin almaksızın betonarme su havuzu yaptırdığı iddiasıyla açılan kamu davası ile ilgili olarak; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin 1. derece doğal ve 3. derece arkeolojik sit alanı sınırlarının güncelleştirilmesine ilişkin Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 17/06/2010 tarih 4177 nolu kararının, taşınmazın bulunduğu yer Belediye Başkanlığında mutad vasıtalarla ilan edildiği, ayrıca sanığın savcılık huzurunda alınan beyanında hakkında tutulan tutanaktan sonra eylemine devam ederek havuzu tamamladığını belirttiği, düzenlenen zabıt ve tutanaklar ile durumu öğrendiği halde müdahalesine devam eden failin, hukuki koruma altına alınamayacağı, böylelikle sanığın inşai faaliyette bulunduğu yerin sit alanı içerisinde kaldığını bildiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla; Dava konusu yerde mahkemece fen, arkeolog ve inşaat bilirkişilerin katılımı ile yeniden keşif icra edilerek, izinsiz olarak gerçekleştirilen uygulamaların esaslı veya basit onarım niteliğinde olup olmadıkları tereddütsüz şekilde belirlenerek, zararın mevcudiyetinin tespiti durumunda sanığın 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1-1. cümlesi, uyarınca, zarara neden olmayan inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olduğunun tespiti halinde ise taşınmazın bulunduğu yerin bağlı olduğu idari birimin (belediye - il özel idaresi-büyükşehir belediyesi) bünyesinde suç tarihi itibariyle faaliyette olan koruma uygulama ve denetim bürosu bulunup bulunmadığı araştırılarak, anılan büronun varlığı halinde 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi; yokluğu halinde ise aynı Kanunun 65/1-2. cümlesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin anılan kanun değişikliğine şekli bir anlam yüklenmek suretiyle, işin esasına ilişkin değerlendirme yapılmadan beraat hükmü tesisi," gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiş,Bozma ilamı üzerine yürütülen yargılama neticesinde Mahkemece, 2863 Sayılı Yasanın 65/1, TCK'nın 62/1, 52/2, 51/1-3, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, kararın katılan kurum vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Şikayetçi Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü vekilinin temyiz isteği, kurum lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine, sanık hakkında erteleme ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. Katılan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece bozma ilamı sonrasında yürütülen yargılama sırasında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün sehven gönderdiği cevabi yazı nedeniyle dava konusu alanın aynı zamanda 1. derece doğal sit alanında kaldığının değerlendirilmiş olduğu, davaya konu yerin 3. derece arkeolojik sit alanında kaldığının tespiti nedeniyle Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün katılma kararının kaldırılmasına karar verilerek yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama kapsamında aldırılan arkeolog bilirkişi raporuna göre davaya konu taşınmazın 3. derece arkeolojik sit alanında kaldığı ve zemine beton dökerek havuz yapma şeklinde gerçekleşen eylem nedeniyle sit alanının özgün yapısında bozulma olduğunun belirtildiği, inşaat bilirkişi raporuna göre davaya konu havuzun zeminin kazılarak beton dökülmek suretiyle yapıldığı, eylemin inşai ve fiziki müdahele kapsamında kaldığı, keşif tarihi itibarıyla yüzme havuzu olarak kullanıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde; "...Mahallinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları ile dava konusu taşınmazın III. Derecede Arkeolojik Sit alanında kaldığı, fen bilirkişi raporlarında dava konusu yapının ... Mahallesi 294 ada 2 parselin (Eski 269 parsel) sayılı taşınmazda bulunduğu, dava konusu havuzun 08/06/2013 tarihinden sonra inşa edildiğini, III. Derece arkeolojik sit alanında kaldığının, sanığın havuz yapma eyleminin zemine inşai ve fiziki müdahale kapsamında olduğu, arkeolog bilirkişisi tarafından dava konusu taşınmazın III. Derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmaza inşai faaliyetler ile fiziki müdahale bulunulduğu, inşai faaliyet sebebiyle alanın, mevcut ve olası arkeolojik varlıkların korunması ve değerlendirilmesini sağlayacak bir biçimde çözümler getirilmesi için yapılabilecek çalışmalara engel oluşturabilecek düzeyde, özgün yapısında bozulma olduğunun tespit edildiği, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 15/09/2020 tarihli cevabi yazısı ile taşınmazın Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 21/10/2014 tarih ve 3116 sayılı kararı ile sınırları yeniden düzenlenen Patara Antik Kenti III. Derece arkeolojik sit alanında kaldığı, kararın 13/12/2014 tarih 29204 sayılı Resmi Gazetede yayınlandığının bildirildiği, ...'nün 15/09/2020 tarihli cevabi yazısı ile dava konusu taşınmazın doğal sit alanı sınırları dışında kaldığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı ve yukarıda izah olunan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, ikrar içeren savunmada bulunan sanık ...'nın ilan edilmiş Patara III. Derece Arkeolojik sit alanı içerisinde kalan ... Mahallesi 294 ada 2 parselin (Eski 269 parsel) sayılı taşınmaz üzerine havuz yaparak inşai ve fiziki müdahalede bulunmak ve sit alanına zarar vermek suretiyle" gerekçeleriyle sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verdiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR 1-Şikayetçi ... vekilinin temyiz istemi bakımından; Bozma üzerine yürütülen yargılama sırasında davaya konu alanın doğal sit alanında kalmadığının bilirkişi raporları ve ilgili kurum yazıları üzerine Mahkemece tespit edildiği değerlendirilerek yapılan inceleme neticesinde; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, arkeolojik sit alanı içerisinde kalan taşınmazlarda izin alınmaksızın gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmaması karşısında; ... vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Katılan Antalya İl Kültür Turizm Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi bakımından; Yerel Mahkemece ... yönünden katılma kararı verildiği tespit olunarak yapılan inceleme neticesinde; Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla