İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/4873 Karar: 2025/4263 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/4873 K.2025/4263

12. Ceza Dairesi 2023/4873 E. , 2025/4263 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/451 E.- 2022/712K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bozma ilâmı üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii ve katılan kurum

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/4873 E. , 2025/4263 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/451 E.- 2022/712K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bozma ilâmı üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii ve katılan kurum

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/4873 E. , 2025/4263 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/451 E.- 2022/712K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bozma ilâmı üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii ve katılan kurumlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2016 tarihli ve 2015/283 (E) - 2016/14 (K) sayılı ilamı ile yürütülen yargılama neticesinde sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 184/1, 62, 50/1-a maddeleri uyarınca neticeten 6.000TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş kararın O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10.09.2020 tarihli ve 2019/4812Esas,2020/9296 Karar sayılı ilamı ile; "Hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,"gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine Yerel Mahkemece suça konu yerin 3. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının tespiti üzerine 2863 sayılı yasaya muhalefet suçu yönünden sanık hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş, sanık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/2044 soruşturma nolu ve 10.09.2021 tarihli birleştirme talepli iddianamesiyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açılmış, Yerel Mahkemece açılan kamu davasının birleştirilmesiyle yürütülen yargılama neticesinde; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın üzerine atılı suç için kanunda ön görülen dava zamanaşımı süresinin söz konusu yapının yapıldığı tarihten zamanaşımını kesen ilk işlem olan iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar gerçekleştiği gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nun 66/1 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8 maddeleri gereğince açılan kamu davasının düşmesine, imar kirliliğine neden olma suçu yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı sanık müdafii ve katılan kurum vekilleri tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; beraat kararı verilmesi gerektiğine, re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz isteği; süre tutum talebine ilişkindir. Katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; zamanaşımı süresinin dolmadığına, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 11.02.2015 tarihinde Belediye ekiplerince sanık ...'ye ait ve 3. derece doğal sit alanı içerisinde bulunan ....ilçesi .... Mahallesi ... parselde kayıtlı taşınmazda ruhsat ve onaylı mimari olmadan bodrum katının 8,60x13,10 metre (112,66 m2) ebadında büyüttüğü, zemin katta 8,60x13,10x7,00x4,30 (142,76 m2) ölçülerinde kapalı alan oluşturduğu gerekçesiyle yapı tatil tutanağı tanzim edilmesi üzerine açılan kamu davası neticesinde yürütülen yargılama kapsamında sanığın 15.11.2021 tarihli keşifte alınan savunmasında, suçlamaya konu aykırılıkları 7-8 sene önce yaptığını beyan ettiği, keşif üzerine dosyaya sunulan 06.12.2021 tarihli ve 16.05.2022 tarihli inşaat ve çevre mühendisi bilirkişi raporlarına göre davaya konu aykırılıklar dışında ilave bir imalat olmadığı , beton kısımlar ve sundurmaların görsel durumlarını teknik ve yapıldığı zamana göre değerlendirildiğinde yaşının en az 5 sene civarında olduğu, davaya konu aykırılıkların 11.02.2015 tarihinden önce yapıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. Suçlamaya konu aykırılıkların bulunduğu alanın Mülga İzmir 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 25.02.2004 tarihli ve 12445 sayılı kararı ile belirlenen 13.04.2005 tarihli ve 716 sayılı kararıyla sınırları güncellenen 3. derece doğal sit alanında kaldığı anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde;" sanığın yukarıda belirtilen eylemi gerçekleştirerek ruhsat ve onaylı mimari proje olmadan 3. derece sit alanı içerisinde kalan taşınmaz üzerinde kapalı alan oluşturmak suretiyle 2863 sayılı yasaya muhalefet ve imar kirliliğine neden olmak suçlarını işlediği, sanığın 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan cezalandırılmasının ve imar kirliliğine neden olmak suçundan da hakkında özel normun uygulanma önceliği ilkesi nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, ancak dava zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının tespiti için suça konu imalatların yapım tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda bilirkişiden, iddianame ve yapı tatil zaptına konu yapıdaki eskime, yıpranma, renk değimi ve bozulma durumuna, PVC ve varsa diğer malzemeler üzerindeki imalat tarihleri, yer karosu ya da seramik benzeri malzemelerin kullanım dönemlerine göre suça konu yapının yapım tarihinin teknik ve bilimsel verilere göre tespiti için ek rapor tanzim edilmesinin istenildiği, bilirkişi ek raporunda; suça konu yapının yaşının en az 5 yıl olduğu tespit edilmiş ancak kesin olarak bir kanaate varılamadığı anlaşılmış, sanığın yapılan keşif sırasında alınan savunmasında suça konu yeri en az 8 sene evvel yaptığını beyan ettiği, sanık savunmasının aksinin mevcut deliller ile kanıtlanamadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince suça konu yapının yapım tarihinde meydana gelen şüpheden sanık lehine yorum yapılarak yapının en az 8 sene önce yapıldığı kabul edilerek dava zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu kanaatine varıldığı, " gerekçeleriyle sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. GEREKÇE VE KARAR 1-Katılan ... Vekilinin 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Verilen Düşme Hükmüne Temyiz İsteği Bakımından; Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11.04.2000 gün ve 65–69, 22.10.2002 gün ve 234–366, 04.07.2006 gün ve 127–180, 03.05.2011 gün ve 155–80, 21.02.2012 gün ve 279–55, 15.04.2014 gün ve 599-190, 28.03.2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25.03.2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden Dikili Belediye Başkanlığının suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden Dikili Belediye Başkanlığının suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı CMK'nın 237/1 maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince, oy birliğiyle REDDİNE, 2-Sanık Müdafii ve Katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Vekilinin 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Verilen Düşme Hükmüne Yönelik Temyiz İstekleri Bakımından; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Mahkemece zamanaşımı dolduğu gerekçe gösterilerek takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafi ve katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla