KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2023/5134 E., 2025/1314 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/127 E., 2016/223 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız ve hukuka aykırı arama nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiz talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.12.2015 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği,
mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 100,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliğinin yapılması için tevdi kararı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen manevi tazminat miktarının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin belirlediği manevi tazminat kriterleri aykırı olup eksik olduğunu, aramanın kötü niyetli işlem olduğunu, ölçüsüz olduğunu, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/96961 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, İstanbul 34. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.07.2013 tarih ve 2013/ 333 değişik iş sayılı kararı ile müvekkilinin de aralarında bulunduğu 5 kişi hakkında arama ve el koyma kararı verildiğini, bu karar uyarınca müvekkilinin evinin 09.07.2013 tarihinde arandığını, arama kararına hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz ettiklerini, itiraz üzerine İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2013 tarih 2013/109 değişik iş sayılı kararı ile; “aramanın nedenini oluşturan fiil olarak sadece 2911 sayılı yasanın gösterildiği,
bunun dışında ne tür bir ihbar ve şikayet olduğunun ortada ne tür bir makul şüphe olduğunun gösterilmediği” gerekçesiyle arama kararın kaldırılmasına karar verildiğini, yapılan yargılama sonunda davacı hakkında beraatine hükmedildiği, hükmün 01.06.2015 tarihinde kesinleştiği, arama tarihi itibariyle 5271 sayılı Kanuna tabi olduğu belirlenerek ve bozma ilamına da uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Dairemizin uyulmasına karar verilen 10.12.2015 tarih, 2015/12815-2015/19162 sayılı ilamından sonra değişen görüşüne göre, CMK'nın 141/1-i maddesi gereğince, sadece hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen kişilerin, maddi ve manevi her türlü zararlarını, Devletten isteyebileceği, dava konusu olayda ise arama kararının ölçüsüz gerçekleştirilmesinin söz konusu olmadığı, bu kapsamda davacının tazminat talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi, temyiz eden tarafın sıfatı dikkate alınarak, bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5134, K. 2025/1314, 10 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama