İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/5225 Karar: 2025/368 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/5225 K.2025/368

12. Ceza Dairesi 2023/5225 E. , 2025/368 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/664 Değişik iş SUÇ : Müstehcenlik KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Müstehcenlik suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonunda Burdur Cumhuriyet Başsavcılı

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/5225 E. , 2025/368 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/664 Değişik iş SUÇ : Müstehcenlik KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Müstehcenlik suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonunda Burdur Cumhuriyet Başsavcılı

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/5225 E. , 2025/368 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/664 Değişik iş SUÇ : Müstehcenlik KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Müstehcenlik suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonunda Burdur Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29.04.2022 tarihli ve 2022/330 soruşturma, 2022/977 esas, 2022/696 sayılı iddianamenin iadesine dair Burdur 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2022 tarihli ve 2022/180 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2022/664 değişik iş sayılı kararı 26.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.05.2023 tarihli ve 94660652-105-15-28828-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58164 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58164 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Her ne kadar şüpheli hakkında düzenlenen iddianamenin, görüntülerde çocuk kullanılıp kullanılmadığı, görüntülerin 5237 sayılı Kanun'un 226/4. maddesi kapsamında doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranış kapsamında olup olmadığının hususunda Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulundan rapor alınması ve sonucuna göre iddianame tanzimi yoluna gidilmesi gerekçesiyle iadesine karar verilmiş ise de, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15/01/2019 tarihli ve 2018/ 3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun'un 174/1.maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan Kanun’un 174/2.maddesinde suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceğinin düzenlendiği, yine söz konusu Kanun'un 170/2.maddesinde yer alan "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, Şüphelinin olay tarihinde çocukların yer aldığı müstehcen içerikli görüntüyü kullanmış olduğu sosyal paylaşım sitesi üyeliği ile internet üzerinden paylaşmak suretiyle üzerine atılı işlediği iddia olunan müstehcenlik suçu yönünden yapılacak yargılama sırasında davayı gören mahkeme tarafından dosya arasında bulunan CD üzerinden Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulundan raporun aldırılabileceği, kaldı ki mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, mahkemenin takdirinde olan bilirkişi raporu alınması hususunun iade sebebi olamayacağı nazara alındığında, mevcut delillerin kamu davası açılması için yeterli olduğu, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği cihetle, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağan üstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.) Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. İncelenen dosya kapsamına göre; kanun yararına bozma isteminin olağanüstü bir kanun yolu olduğu gözetildiğinde, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığınca iade nedeninin yerine getirilerek şüpheli hakkında dava açılıp açılmayacağı değerlendirilip sonucuna göre işlem yapılması gerektiğinden, şüpheliden elde edilen ve suça konu görüntüler hakkında Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu'ndan rapor alınmadan düzenlenen iddianamenin iadesine dair karara yapılan itirazın reddine dair kararda isabetsizlik görülmemiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla