İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniİTİRAZ İNCELENEN KARARIN

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/5430 K.2024/1222

Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

Esas2023/5430Karar2024/1222Tarih14 Mart 2024Okuma7 dk · 1.407 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2023/5430 E., 2024/1222 K.

Karar tarihi
14 Mart 2024
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2020/494 E., 2021/480 K. HÜKÜMLÜ : **** ****
Suç
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm
Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Kararın Kaldırılması İTİRAZA KONU
Karar
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 01.06.2023 tarihli ve 2022/1633 Esas, 2023/1956 Karar sayılı kararı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 01.06.2023 tarihli ve 2022/1633 Esas, 2023/1956 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.07.2013 tarihli ve KD-2022/16061 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı

Karar Detayı

1.407 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

Dairemizin 01.06.2023 tarihli ve 2022/1633 Esas,2023/1956 Karar sayılı kararıyla yerel mahkemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının “Mahkemece sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek sanık hakkında tekrardan 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ”gerekçesiyle bozulmasına karar verdiği,

5271 sayılı Kanunun 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kanun yararına bozma ile yetinip, müteakip işlemlerin yerel mahkemece yapılmasına karar vermesi gerekirken, aynu kanunun 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca aleyhe tesir etmemek ve yeniden yargılamayı gerektirmemek üzere bozma kararı vermesinin hukuka aykırı olduğu düşünülerek olağanüstü itiraz Kanun yoluna başvurulmuştur.

II. GEREKÇE

1.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık **** **** hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası atfıyla ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2019 tarihli ve 2019/272 esas, 2019/669 sayılı kararının 04.07.2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 30.09.2019 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine,

basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası atfıyla ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2021 tarihli ve 2020/494 esas, 2021/480 karar sayılı hükmün, itiraz edilmeksizin 13.07.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

2. ''.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.

Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki hüküm gereğince, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, anılan kanun maddesi gereğince önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması,

ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği ve sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden,

sanık hakkında verilen hükmün yeniden açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmediği'' gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 25.01.2022 tarih ve 94660652-105-50-22341-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2022 tarihli ve KYB-2022/16061 sayılı sayılı ihbarnamesiyle mevcut evrak Dairemize tevdi olunmuştur.

3. Yargıtay

12. Ceza Dairesinin, 01.06.2023 tarihli ve 2022/1633 Esas, 2023/1956 Karar sayılı kararıyla; '' 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar" hükmü gereğince, sanık hakkında önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması gerekirken, yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2021 tarihli ve 2020/494 esas, 2021/480 karar sayılı kararının CMK’nın 309/4-b maddesi uyarınca sanık hakkında aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA...'' karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.07.2023 tarihli ve KD-2022/16061 sayılı itirazında; ''...

Kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “hüküm” değildir.

Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde.

Özel Dairenin, yerel mahkemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararını “Mahkemece sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek sanık hakkında tekrardan 5271 sayılı Kanunun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” gerekçesiyle CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca kanun yararına bozma ile yetinip, müteakip işlemlerin yerel mahkemece yapılmasına karar vermesi gerekirken, CMK'nın 309. maddesinin 4. fıkrasının b bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere bozma kararı vermesinin hukuka aykırı olduğu düşünülmüş,

Ceza Genel Kurulunun 06/10/2009 gün ve 169-223 sayılı kararının da aynı doğrultuda olduğu görülerek '' olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. 5. Bozma sonrası yapılacak işlemler ve bu işlemleri gerçekleştirecek merciler ile bozma kararının etkileri, bozulan hüküm veya kararın türü ve bozma nedenlerine göre ayrıma tabi tutularak bu husus 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin dördüncü fıkrasında ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Buna göre bozma nedenleri. 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, 309 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca; kararı veren hâkim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma sonucunda, yeniden karar verebilecektir.

Bu halde, yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar da bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararda, lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir.

Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin olması halinde ise, anılan fıkranın (b) bendi uyarınca, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilecek, ancak bu halde verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacaktır.

Davanın esasını çözen mahkûmiyet dışındaki diğer hükümlerin bozulmasında ise, (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurucu herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi, yeniden yargılama yapılması yasağı nedeniyle kanun yararına bozma kapsamında yeniden yargılama da gerekmeyecektir.

Maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmesi halinde cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi halinde ise bu hafif cezaya Yargıtay ilgili ceza dairesince doğrudan hükmedilecektir. Bu halde de yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, Yargıtay ceza dairesince hükmün bozulması ile yetinilmeyip, gereken kararın doğrudan ilgili daire tarafından verilmesi gerekmektedir.

5271 sayılı CMK'nun 223. maddesinde hükümler "mahkûmiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşme kararları” olarak sayılmıştır. Yine “adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararları” da kanunyolu bakımından hüküm sayılır.

Bunlardan mahkûmiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine dair hükümlerin uyuşmazlığı sona erdiren, davanın esasını çözen nitelikteki hükümler oldukları konusunda öğretide genel bir kabul bulunmaktadır.

Ayrıntılarına Ceza Genel Kurulunun 29/06/2010 gün ve 70-159 sayılı kararında yer verildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz kanun yoluna tâbi bulunması nedeniyle, gerek itiraz edilerek, gerekse itiraz kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde, olağanüstü bir kanunyolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceğinde şüphe bulunmamaktadır. Ancak, kanun yararına bozma kanun yolunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı.

5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinde aleyhe bozma yasağının sadece davanın esasını çözümleyen hükümlerle sınırlı olarak kabul edilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinde belirtilen hükümlerden olmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanunu'nun 231 inci maddesinin 5-14. fıkralarındaki şartlar kapsamında denetlenecektir.

III. KARAR

1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay

SONUÇ / HÜKÜM

12. Ceza Dairesinin, 01.06.2023 tarihli ve 2022/1633 Esas, 2023/1956 Karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA, 3.Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2021 tarihli ve 2020/494 esas, 2021/480 karar sayılı kararına yönelik bozma isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İtiraz Sebepleri
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5430
Karar No
2024/1222
Tarih
14 Mart 2024
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/5420 K.2024/1942
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/5415 K.2024/2164
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/5410 K.2024/1839
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/5395 K.2024/2077
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/5338 K.2024/3657
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/5305 K.2024/1082

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.