Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/5594 E. , 2024/5385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/674 E., 2023/336 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar müdafileri tarafından temyi
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/5594 E. , 2024/5385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/674 E., 2023/336 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği, kararının sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.09.2019 tarihli kararıyla, eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan, TCK'nın 89/1, 89/2-e, 62, 52/2-4 maddeleri gereğince 9000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kusur tayininin hatalı yapıldığına, bilirkişi raporlarının hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin; sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri ise; katılanın zararının giderildiğine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılanın sanıkların yetkilisi oldukları ... inşaat Taah. Ltd şirketinin Tuzla ... Mahallesindeki inşaatında işçi olduğu, suç tarihinde taşeron sözleşmesi uyarınca iş yerinde iş güvenliği uzmanı bulundurmadıkları, yerden 1 metre yükseklikteki ve uçları sivri açık konumundaki kolon filizlerinin uç kısımlarının yatay olacak şekilde bükülmesi veya plastik güvenlik takozları takılmak suretiyle gerekli güvenlik tedbiri alınması gerekirken bunu yapmayarak katılanın raporda belirtildiği nitelikte yaralanmasına sebebiyet verdikleri; asli kusurlu sanıklar hakkında TCK'nın 89/1. maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Mahkemenin kararında gösterdiği gerekçenin yeterli olduğu kanaatine varılmakla, tebliğnamenin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesinde yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı ve bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada genel hükümlere göre yargılamaya devam edildiğinden mahkemenin basit yargılama usulünü uygulamama yönünde takdirinin bulunduğu anlaşılmakla yapılan incelemede, Bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sırasında dosyaya eklenen Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi içeriğine göre şirketin 01.12.2011 tarihinde aldığı ortaklar kurulu kararı ve ana sözleşme tadili üzerine temsil şeklinin değiştiği ve kaza tarihi itibariyle sanıklar ... ve ...'in müdür sıfatıyla şirketi müştereken temsil ve ilzama yetkili kılındıkları anlaşılmakla, yürütülen inşaat işi sırasında iş güvenliği uzmanı görevlendirmeyen, inşaat mahallinde gerekli güvenlik önlemleri alınmasını sağlamayan sanıkların asli kusurlu oldukları, mahkumiyetlerine ilişkin hükümlerin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.