İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/6044 Karar: 2025/5737 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/6044 K.2025/5737

12. Ceza Dairesi 2023/6044 E. , 2025/5737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/389E., 2023/1246K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, ka

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/6044 E. , 2025/5737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/389E., 2023/1246K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, ka

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/6044 E. , 2025/5737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/389E., 2023/1246K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2021/560 (E) ve 2022/438 (K) sayılı ilamıyla sanık hakkında yürütülen yargılama neticesinde sanığın 2863 sayılı Kanunun 74/1,74/1-son, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 51/1-3 maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine 1 yıl 4 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme kararının gerekçesinin ve hükmün B ve C bölümünün hükümden çıkartılarak, yerine hükme; B-''Sanık ...'nin üzerine atılı 2863 Sayılı Yasaya Muhalefet suçunu işlediğine dair kesin ve somut delil elde edilemediğinden 5271 sayılı C.M.K.'nun 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,'' C-''Emanetin 2021/17158 sırasında kayıtlı bir adet çekiç ve iki adet dedektörün sanığa iadesine'' ibarelerinin eklenmesi, -Hükmün D bendinde bulunan ''sanıklardan tahsili'' ibaresinin hükümden çıkartılarak, ''sanık ...'dan tahsili'' ibaresinin eklenmesi, -hükmün E bendinde bulunan ''sanıklardan'' ibaresinin hükümden çıkartılarak, ''sanık ...'dan'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, hüküm fıkrasındaki diğer madde ve bendlerin buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle CMK 280/1-a, 303/1-a maddeleri gereğince hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği: kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğuna, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR Doysa kapsamında yer alan tutanağa göre 25.09.2021 günü önleyici kolluk devriyesi sırasında sanık ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanık ...'ın kolluk görevlilerince ormanlık alan içerisinde oldukları sırada sanık ...'ın elinde dedektör ve çekiç ile görülmesi üzerine şahıslara ne yaptıkları sorulduğunda kuvars taşı aradıklarını beyan etmeleri üzerine haklarında başlatılan soruşturma kapsamında sanığın Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan savunmasında olay günü değerli taş koleksiyonu yaptığı için çekiçle taş aradığını, dedektörlerin araç içerisinde olduğunu, kazı yapmadığını sadece çekiçle birkaç yeri eşelediğini beyanla suçlamayı kabul etmediği, sanık ve temyiz dışı sanık ... hakkında yürütülen soruşturma neticesinde 2863 sayılı Kanunun 74/1, TCK 53, 54 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. İstanbul 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün cevabi yazısına göre ; uydu görüntüsü ve navigasyon uygulaması üzerinden kazı yapılan alanın korunması gerekli yer olarak tescil kaydının bulunmadığı, herhangi sit alanında veya korunması gerekli alanlarda kalmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Sanığın Yerel Mahkemece alınan savunmasında; olay günü piknik için olay yerinde bulundukları esnada özel taşları takı tasarımında kullanma amacıyla toplamak istediklerini, yanlarında bu nedenle çekiç bulunduğunu, kendisinin elektrikçi olduğu için de sıvı altı tesisat bulmak için dedektör bulundurduğunu beyan ettiği, temyiz dışı sanık ...'in de alınan savunmasında olay günü sanık ...'ın çekiçle taş çıkarttığını kendisinin de yanında bulunduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde;" ...olay tarihinde kolluk kuvvetlerinin devriye görevini ifa ettikleri sırada, ... yolundan ... Köyüne bağlanan yan yol üzerinde bulunan alan içerisinde sanıkların görüldüğü, olay tutanağıyla da sabit olduğu üzere sanıkların üzerinde iki adet dedektör ve bir adet çekiç ele geçirildiği, kazı yapılan yerin fotograflamasının yapıldığı tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde izinsiz olarak define bulmak amacıyla kazı yapmak suretiyle üzerilerine atılı suçu işledikleri yönünde tam vicdani kanaat oluşmuş olup" gerekçesiyle sanığın kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; "Katılan sanık aleyhine kanun yoluna başvursa dahi, sanık lehine kararın bozulabileceğine ve değiştirilebileceğine ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.04.2010 Tarih, 2010/1-14 Esas, 2010/87 Karar sayılı içtihadı da göz önüne alınarak yapılan incelemede; Suç tarihinde sanık ... ve hakkında hüküm kesinleşen sanık ...'ın arazide dedektör ve çekiç ile yakalandıkları, kazı yaptıkları alanı göstermeleri istendiğinde kazı yaptıkları alanı gösterdikleri ve çekilen fotoğraflardan anlaşılacağı üzere 5-10 cm derinliğinde üzerindeki orman örtüsü kaldırılmış şekilde arazide kazı yapıldığının anlaşıldığı, sanıkların değerli taş aradıklarını iddia ettikleri, kazı yapılan alanın miktarı, kazının derinliği, sanıkların yanında kazmak için sadece çekiç bulunması göz önüne alınarak, izinsiz kazı yapma suçunun oluşmadığı, sanık ...'nin beraatine yerine Yerel Mahkemece mahkumiyetine karar verilmesi," gerekçeleriyle sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.05.2023 tarihli, 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanıkların, atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut bir delil bulunmadığı gerekçesi ile beraatlerine karar verebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususta bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda Mahkemece yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak deliller elde edilemediği gerekçe gösterilerek beraat kararı verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla