İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/5963 Karar: 2024/2989 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/5963 K.2024/2989

12. Ceza Dairesi 2023/5963 E. , 2024/2989 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/756 D.İş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgi

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/5963 E. , 2024/2989 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/756 D.İş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgi

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/5963 E. , 2024/2989 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/756 D.İş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına dair Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2015 tarihli ve 2015/246 esas, 2015/997 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/07/2015 tarihli ve 2015/472 değişik iş sayılı kararı ile kesinleşmesini müteakip, sanık müdafiinin 29/06/2022 tarihli sanığın denetim süresi içinde suç işlemediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın düşmesine ilişkin talebinin, sanık hakkında devam eden kovuşturmanın olduğu ve suç tarihinin denetim süresinin içerisine girdiğinden bahisle reddine dair Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/07/2022 tarihli ve 2015/246 esas, 2015/997 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/07/2022 tarihli ve 2022/756 değişik iş sayılı kararının kesin olmak üzere verildiği anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25/07/2023 gün ve 94660652-105-06-12083-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB- 2023/89849 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB- 2023/89849 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/07/2022 tarihli ve 2015/246 esas, 2015/997 sayılı ek kararı ile; "...adı geçen sanık hakkında Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/222 esas sayılı dosyasında halen derdest yargılamanın bulunduğu, bu dosyaya ilişkin celp edilen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/27169 esas sayılı iddianamesi kapsamı dikkate alındığında sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolayı kamu davası açıldığı...bu suçun 5 yıllık denetim süresi içinde işlenmiş olduğu, kamu davasının halen derdest olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde...sanığın yeniden suç işlemesi nedeniyle talebin reddine" şeklinde gerekçe gösterilerek sanık müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın silinmesine yönelik talebinin reddine dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesinde yer alan "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur." ve 231/10. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Her ne kadar Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarihli ve 2014/8-145 esas, 2015/145 karar sayılı ilamında, denetim süresi içerisinde işlenen ikinci suçun bu süre içerisinde kesinleşmesi gibi bir zorunluluğa madde metninde yer verilmediği, ikinci suçun denetim süresi içerisinde işlenmesi ve kasıtlı bir suç olmasının yeterli olacağı belirtilmiş ise de, hukuk güvenliği bakımından sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının hukuki sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kişilerin üzerinde ömür boyu gölge düşürmesinin kabul edilemeyeceği, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi akabinde, kararın kesinleşmesinden itibaren 5 yıl geçtikten sonra sanığın anılan kararın adli sicilinden silinmesi için hukuki bir menfaatinin bulunduğu durumlar olabileceği, ancak 5 yıllık denetim süresi içerisinde sanığın işlemiş olduğu ve denetim süresi bitmiş olmasına rağmen halen yargılamasının bitirilmediği derdest olan bir dosyasının bulunması durumunda, asıl olanın hakimin sanığa ait adli sicil kayıtlarına bakması olacağı, sanığın UYAP kayıtlarına bakılarak derdest dosyası bulunması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik olarak sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesi talebinin reddedilmesi halinin sanık aleyhine sonuçlar doğuracağı ve farklı dosyalarda sanıklar hakkında adli sicil kaydı yerine UYAP kayıtlarına bakılmasının çifte standarda yol açabileceği, böylelikle somut olayda, sanık müdafiinin "talep tarihi" itibariyle, sanık hakkında uygulanmasına karar verilen 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasten işlenmiş suça ilişkin kesinleşmiş bir ilam bulunmadığı, bu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik olarak sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmesine engel bir durum bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Dosya incelendi, gereği görüşüldü: CMK'nın 231/10. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemediği takdirde, açıklanması geri bırakılan hükmün kaldırılarak kamu davasının düşürülmesi, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde ise aynı Kanun'un 231/11. maddesine göre hükmün açıklanması gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05.05.2015 tarihli 2014/8-145 Esas ve 2015/145 Karar sayılı ilamında; “Deneme süresi içerisinde işlenen ikinci suçun bu süre içerisinde kesinleşmesi gibi bir zorunluluğa madde metninde yer verilmemiştir. İkinci suçun deneme süresi içerisinde işlenmesi ve kasıtlı bir suç olması hükmün açıklanması için yeterlidir. Ancak mahkeme sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesinden sonra hükmü açıklayabilecektir... 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesinde açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün, hangi şartların gerçekleşmesi halinde açıklanacağı açıkça belirtilmiş olup, bu düzenlemeye göre hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkûm olması durumunda hüküm açıklanacaktır. Bunun için ikinci suçun denetim süresi içerisinde işlenmesi ve kasıtlı bir suç olması yeterlidir. İkinci suçun kesinleşme tarihinin önemi yoktur.” denilerek, hangi hallerde hükmün açıklanabileceği belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında; Sanık hakkında Ankara 37.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2015 tarihli ve 2015/246 esas, 2015/997 sayılı kararı ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, bu karar 31.07.2015 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanık müdafii tarafından 29.06.2022 tarihli dilekçe ile sanık hakkındaki verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının düşürülmesini talep etmesi üzerine Ankara 37.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29.06.2022 tarihli ek kararı ile sanığın 2018 yılında görevi kötüye kullanma suçunu işlemiş olduğu suçtan dolayı yargılamasının devam ettiğinden bahisle talebin reddine karar verildiği ve bu karara karşı sanık müdafince yapılan itiraz sonucu, itiraz merci olan Ankara 11.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27.07.2022 tarihli ve 2022/756 değişik iş sayılı kararı ile ek kararın usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle itirazın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre; sanığın 2018 yılında işlediği iddia olunan hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçu nedeniyle hakkında iddianame düzenlenmesi üzerine kamu davasının açıldığı ve açılan davanın derdest olduğundan, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyip işlemediğinin tespitinin yargılamanın sonuçlanmasına bağlı olduğu, sanığın anılan suçtan mahkûm olup kararın kesinleşmesi halinde hükmün açıklanması mümkün olacağı aksi durumda ise düşme kararı verilebileceği, sanık hakkındaki karar kesinleştiğinde, mahkemece re‘sen ya da talep üzerine düşme şartlarının oluşup oluşmadığı yeniden değerlendirileceğinden sanık hakkında inceleme tarihi itibarıyla düşme şartları henüz oluşmadığı anlaşılmakla, itiraz mercii olan Ankara 11.Ağır Ceza Mahkemesi'nin itirazın reddi yönündeki kararı yerinde olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla