İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/6060 Karar: 2023/5470 Tarih: 2023

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/6060 K.2023/5470

12. Ceza Dairesi 2023/6060 E. , 2023/5470 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/337 E., 2022/422 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/6060 E. , 2023/5470 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/337 E., 2022/422 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/6060 E. , 2023/5470 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/337 E., 2022/422 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Havza Sulh Ceza Mahkemesinin 25.03.2014 tarihli 2014/19 Esas 2014/144 karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanunun 179 uncu maddesinin üçüncü ikinci fıkraları uyarınca 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 28.04.2014 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 13.06.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanunun 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendinde tanımlanan kasten yaralama suçunu işlediği ve Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 12.11.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 2. İhbar üzerine dosya yeniden ele alınarak Havza Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2016/1 Esas, 2016/160 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilerek sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanunun 179 uncu maddesinin üçüncü ikinci fıkraları uyarınca 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Havza Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2016/1 Esas, 2016/160 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.06.2022 tarihli ve 2020/6518 esas 2022/4777 karar sayılı kararı ile dosyanın basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Havza Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli 2022/337 Esas, 2022/422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanunun 179 uncu maddesinin üçüncü ikinci fıkraları uyarınca 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasın ve 53 üncü maddesi uyarınca (...) hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2023 havale tarihli ve 2023/95540 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz Sebepleri Verilen cezanın işlenen suça göre orantılı olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Yerel Mahkemenin Kabulü; "03/12/2013 tarihinde Havza Vezirköprü karayolunda meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın sürücüsü olan sanık ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu takla atarak kaza yaptığı ve kendi imkanlarıyla Vezirköprü hastanesine müracaat ettikleri olayda şüpheli ...'ın alkollü olmasından ötürü tanık ...'ı arayarak kendisine kazayı üstlenmesini istediği ancak ...'ın bunu kabul etmeyerek trafik ekiplerine gerçeği söylediği, sanığın 03/12/2013 tarihli adli muayene raporunda koklamakla orta derece alkollü olduğu ancak saldırgan davranışları sebebiyle alkollü olduğunun ortaya çıkmaması için kan örneğinin alınamadığının belirtildiği,sanığın ...'ın 03/12/2013 tarihli, 02.47 saatli alkol test raporunda 0.97 promil alkollü olduğunun belirtildiği,Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından da benimsenerek Dairenin birçok kararında da ısrarla işaret edilen Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin bilimsel olarak kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında söz edilen ve Yargıtayca benimsenen bilimsel veriler ışığında , sanığın aldığı alkol miktarı ve alkollü olarak araç kullandığı anlaşıldığı, Vezirköprü Devlet Hastanesi tarafından yapılan tahlil sonucunda 02.47 saatli alkol test raporunda 0.97 promil alkollü olduğu,kaza tespit tutanağında kaza saatini 00.10 olarak belirtildiği, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinde"Teknik cihazla yapılan ölçüm sonucuna itiraz edilerek tespitin sağlık kuruluşlarında yaptırılması halinde, her iki tespit arasındaki süre, teknik cihazla ölçüm yapılmasına izin verilmemesi halinde ise kaza saati ile sağlık kuruluşunda yapılan tespit saati arasındaki süre göz önünde bulundurularaksağlık kuruluşunda yapılan tespit sonucuna ilk ölçümü yapan trafik kuruluşu tarafından her bir saat için 0,15 promil eklenmek suretiyle alkol oranı belirlenir ve çıkan sonuca göre işlem tesis edilir." şeklinde düzenlendiği , hastane ölçümü ve kazanın olduğu saat arasında 2 saat 37 dk farkın olduğu,hastanede yapılan ölçüme ilgili hesaplama yapıldığında ( 0.97 promil+0.30 promil= 1.27 promil) olacağının anlaşıldığı, bu haliyle sanığın üzerine atılı Alkol ve Uyuşturucu Maddenin Etkisi Altındayken Araç Kullanma suçundan hakkında Havza Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/19 Esas, 2014/144 Karar sayılı HAGB kararı verildiği, kararın 28/04/2014 tarihinde kesinleştiği ve sanığın 5 yıl süre ile denetime tabi tutulduğu, ancak sanığın denetime uymadığı, zira yine Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/538 Esas sayılı dosyasında kasten yaralama suçundan yargılandığı ve mahkumiyetine dair karar verildiği, kararın 12/11/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, CMK 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına, -Sanık ...'ın sübuta eren Alkol veya uyuşturucu madde etkisi altındayken araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan eylemine uyan 5237 Sayılı TCK. nın 179/3 maddesi delaletiyle 179/2 maddesi uyarınca suçun işleniş neden ve biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri nazara alınarak 5237 sayılı TCK 49/1 hükmüne binaen suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle takdiren cezalandırılmasına,sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak sanığın mahkemeye yardımcı olmak yerine yanıltmaya çalıştığı anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı TCK' nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi ve adli sicil kaydında sabıkası bulunması nedeniyle suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında verilen cezanın ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, CMK 231/11. maddesi gereğince daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararda kendisine yükümlülük yüklenmemiş olan sanık hakkında verilen cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilerek hüküm aşağıdaki şekilde açıklanmıştır." şeklindedir. 2. Sanığın savunması "Talimat yolu ile alınan ifademe ekleyecek bir husus yoktur, öncelikle beraatimi, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda mahkumiyet kararı verilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ederim dedi. " şeklindedir. 3. 5271 sayılı CMK'nın 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddenin 1.fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma üzerine incelenen kararda mahkemece basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığına ve genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 4. Sanığın 03.12.2013 günü saat 02.47 de ki ölçüm raporunda 97 promil alkollü olduğuna dair alkolmetre çıktısı dosya içindedir. 5. Samsun Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 17.01.2014 tarihli raporunda sanığın olay anında 1,35 promil alkollü olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden; 1. 03.12.2013 tarihinde saat 00.10 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki aracıyla seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazası yaptığı, 02.47 de yapılan alkol test raporunda 0.97 promil alkollü olduğunun belirtildiği, Samsun Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 17.01.2014 tarihli raporunda olay anında yaklaşık 1,35 promil alkollü olduğunun kabülü gerekeceğinin belirtildiği olayda, sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmış olup mahkumiyetine karar verilmesinde ve suçun işleniş neden ve biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri nazara alınarak belirlenen ceza miktarı ile uygulamasında hukuka aykırılık saptanmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Havza Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli 2022/337 Esas 2022/422 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla