İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/6100 Karar: 2025/2021 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/6100 K.2025/2021

12. Ceza Dairesi 2023/6100 E. , 2025/2021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1182 E., 2023/466 K. DAVA : 466 Sayılı Kanun uyarınca tazminat Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/6100 E. , 2025/2021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1182 E., 2023/466 K. DAVA : 466 Sayılı Kanun uyarınca tazminat Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/6100 E. , 2025/2021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1182 E., 2023/466 K. DAVA : 466 Sayılı Kanun uyarınca tazminat Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve infaz nedeniyle 500.000 TL maddi, 1.000.000 TL manevi tazminatın ilgili oldukları dönemden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 13.11.2003-22.11.2004 tarihleri arasındaki gözaltı ve tutukluluk süresi bakımından 3.675,68 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın 13.11.2003 tarihinden işleyecek yasal faizi ile, 04.11.2010-30.06.2014 tarihleri arasındaki infaz süresi bakımından 31.997,05 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın 04.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ilk dönem bakımından belirlenen maddi tazminatın 3.413,60 TL'ye indirilmesi, ikinci döneme ilişkin maddi tazminatın 32.053,45 TL'ye yükseltilmesi ve faiz başlangıç tarihinin 04.11.2020 olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna, maddi tazminatın bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok eksik olduğuna gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin (CMK 250. Maddesi ile Görevli) 1999/285 E. ve 2009/17 E. sayılı dosyasında, yeniden yargılama öncesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 13.11.2003-22.11.2004 tarihleri arasında 375 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleşmesi üzerine 04.11.2010 tarihinde hapis cezasının infazına başlandığı, davacının 30.06.2014 koşullu salıverilmeden faydalanmak suretiyle tahliye edildiği, bu şekilde 04.11.2010-30.06.2014 tarihleri arasında 1334 gün infaz gördüğü, davacı tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru üzerine ihlal kararı verildiği, bu kapsamda yapılan yeniden yargılama sonunda, davacı hakkında 04.09.2020 tarihli ek kararla beraat kararı verildiği, beraat kararının 24.05.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş beraat kararının davacıya 21.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği, tutuklama ve infaz tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun ve 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin ve yeniden yargılama öncesi hapis cezasının infaz gördüğü, Kanunda öngörülen yasal koşulların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 31.01.2004 gün ve 25363 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5083 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca Türk Lirası değerlerin Yeni Türk Lirasına dönüştürülmesinde bir milyon Türk Lirası (1.000.000 TL) eşittir bir Yeni Türk Lirası (1 YTL) değişim oranının esas alınacağı, yapılan işlemlerin sonuçlarında ve ödeme aşamalarında yarım Yeni Kuruş ve üzerindeki değerlerin bir Yeni Kuruşa tamamlanacağı ve yarım yeni kuruşun altındaki değerlerin dikkate alınmayacağı, yine aynı Kanunun 3'üncü maddesi uyarınca Türk Lirasına veya liraya yapılan atıfların 2'nci maddede belirtilen değişim oranında Yeni Türk Lirasına yapılmış sayılacağı, 04.04.2007 tarihili ve 2007/11963 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki karar ile Türkiye Cumhuriyeti para birimindeki “Yeni” ibarelerinin 01.01.2009 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılacağı hükmü ve dönüştürmedeki ilkeler gözetilerek, maddi tazminatın davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemde geçerli olan para birimine göre hesaplaması yapılarak sonucun bulunması gerekirken 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve Türk Lirasından 6 sıfır atılmasını öngören 5083 sayılı Kanun’a göre hesaplama yapılarak ilk döneme ilişkin fazla maddi tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Davacının infaz gördüğü dönem bakımından hükmedilen maddi tazminatın faiz başlangıç tarihinin "04.11.2010" olarak belirlenmesi gerekirken, "04.11.2020" olarak gösterilmesi, 2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, her iki dönem bakımından da belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla