Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/6124 E. , 2024/2624 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1005 E., 2014/517 K. SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının İstemi Üzerine Yargıtay Cumhuriyet Ba
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/6124 E. , 2024/2624 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1005 E., 2014/517 K. SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının İstemi Üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Taksirle yaralama suçundan sanık ...'ın, suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 62 ve 52. maddeleri gereğince 1,500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına dair Beyoğlu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/11/2009 tarihli ve 2008/340 esas, 2009/1736 sayılı kararının 29/12/2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 21/04/2011 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun’un 89/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/12/2014 tarihli ve 2014/1005 esas, 2014/517 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/12/2014 tarihli kararı ile sanığın 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında kesin nitelikte olan karara karşı Yargıtay'a temyiz yoluna başvurulabileceğinin belirtilmesinin maddi hata olduğu, sanığa kararı temyiz etme hakkı vermeyeceği gözetilerek yapılan incelemede, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25/07/2023 tarihli ve 94660652-105-34-19041-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02/10/2023 tarihli ve KYB-2023/95745 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02/10/2023 tarihli ve KYB-2023/95745 sayılı Kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, yargılama aşamasında sanığın savunmasının 03/11/2014 tarihinde birinci celse duruşmasında alındığı, kısa kararın sanığın yokluğunda verildiği, karar tarihi itibariyle ... 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesi uyarınca savunmasında duruşmalardan vareste tutulmaya yönelik talebi bulunmadığı gözetilerek, kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunması alınmaksızın, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusu hükümde, sanığın taksirle yaralama suçundan yapılan yargılamasında savunmasının 03/11/2014 tarihinde birinci celse duruşmasında alındığı, kısa kararın sanığın yokluğunda verildiği, karar tarihi itibariyle ... 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesi uyarınca savunmasında duruşmalardan vareste tutulmaya yönelik talebi bulunmadığı gözetilerek, kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunması alınmaksızın, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş olup; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Kanun'un 89/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanun'un 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4 fıkrası uyarınca en fazla yarısına kadar uzayacağından, suç tarihinden itibaren 5237 sayılı Kanun'un 66/2. maddesinin (e) bendi ve 67/4. maddesinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, inceleme tarihinden önce gerçekleştiği belirlenmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/12/2014 tarihli ve 2014/1005 esas, 2014/517 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2024 tarihinde karar verildi.