KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2023/6554 E., 2024/55 K.
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Hakimliği
- Suç
- Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU
- Karar
- İtirazın reddine ilişkin mercii kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Detayı
780 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/12/2022 tarihli ve 2022/3774 soruşturma, 2022/1898 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müşteki vekilince yapılan itirazın, İzmir 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/01/2023 tarihli ve 2023/260 değişik iş sayılı kararı ile kesin olmak üzere reddedildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09/10/2023 tarihli ve 94660652-105-35-14995-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07/11/2023 tarihli ve KYB-2023/108494 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07/11/2023 tarihli ve KYB-2023/108494 sayılı kanun yararına bozma isteminin.
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği,
buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından,
itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, kaza tespit tutanağı içeriğine göre adı geçen şüphelinin olay tarihinde sevk ve idaresinde bulunan şahsına ait 35 GD 7977 plaka sayılı ... ile mağdur ...'ya çarparak yaralanmasına neden olduğu olayda, şüphelinin kusurunun bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, somut incelemeye konu dosyada kaza tespit tutanağı haricinde bir raporun tanzim edilmediği gibi şüphelinin alınan ifadesinde,
kazanın meydana geldiği yere gelmeden önceki viraja yavaş girdiğini, tam o sırada gözüne güneş vurması nedeniyle bir şey göremediğini ancak aracıyla bir şeye çarpma sesini duyduğunu belirtmesi karşısında, soruşturma kapsamında maddi olayın ve kusur durumunun şüpheye yer bırakmayacak biçimde belirlenmesini sağlamak amacıyla keşif yapılarak bilirkişi raporu aldırılması ve gerekiyorsa Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındıktan sonra delillerin etraflıca araştırılıp sonucuna göre tarafların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine,
yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/12/2022 tarihli ve 2022/3774 soruşturma, 2022/1898 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müşteki vekilince yapılan itiraz, İzmir 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/01/2023 tarihli ve 2023/260 değişik iş sayılı kararı ile kesin olmak üzere reddedilmiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği,
buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar dikkate alındığında, 3.Dosya kapsamına göre;
somut incelemeye konu dosyada kaza tespit tutanağı haricinde bir raporun tanzim edilmediği gibi şüphelinin alınan ifadesinde, kazanın meydana geldiği yere gelmeden önceki viraja yavaş girdiğini, tam o sırada gözüne güneş vurması nedeniyle bir şey göremediğini ancak aracıyla bir şeye çarpma sesini duyduğunu belirtmesi karşısında,
soruşturma kapsamında maddi olayın ve kusur durumunun şüpheye yer bırakmayacak biçimde belirlenmesini sağlamak amacıyla keşif yapılarak bilirkişi raporu aldırılması ve gerekiyorsa Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındıktan sonra delillerin etraflıca araştırılıp sonucuna göre tarafların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.İzmir