İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/79 K.2024/3871

Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini…

Esas2023/79Karar2024/3871Tarih11 Temmuz 2024Okuma6 dk · 1.169 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2023/79 E., 2024/3871 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Temmuz 2024
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2022/2136 E., 2022/3342 K.
Suç
2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm
Mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraat
Tebliğname görüşü
Bozma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.169 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2015 tarih, 2014/196 Esas, 2015/381 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/b, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli parası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2018 tarih, 2017/669 Esas, 2018/64 Karar sayılı kararı ile önceki hükmün aynen açıklanması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/b, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli parası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 20.02.2020 tarih, 2018/1640 Esas, 2020/424 Karar sayılı kararı ile; ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

3.Hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine dairemizin 26/05/2022 tarih, 2021/9146 Esas, 2022/4095 Karar nolu bozma ilamında. "Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince mahkumiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanunun 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de;

anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü bakımından ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi," gerekçesiyle hükmün sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 11.10.2022 tarih, 2022/2136 Esas, 2022/3342 Karar sayılı kararı ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 31.12.2022 tarih, 2022/138772 sayılı ve bozma görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın yurt dışında olmasının sonucu değiştirmeyeceğine, suçun unsurlarının oluştuğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Bölge Adliye Mahkemesince, dosyaya sunulan pasaport örneklerindeki giriş-çıkış kayıtları ve savunmalara göre devamlı ikametgahının Almanya Ülkesinde olması nedeniyle, onarım yaptırdığı yapının bulunduğu bölgenin 3. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığını, bu nedenle yapılacak inşai müdahaleler için ilgili Koruma Bölge Kurulundan izin alınması gerektiğini bilmediğini savunan sanığın iddiasının doğru olmadığına dair delillerin bulunmadığı, bölgenin sit alanında kaldığına ilişkin tapuda şerh olmadığı, bölgenin sit olduğuna ilişkin ilanın da sanığın taşınmazı satın almasından önce yapıldığı,

tüm bu nedenlerle atılı suçu işleme kastı bulunmayan sanığın beraatına karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, sanığın yurt dışında ikamet ettiği, yeniden alınacak savunmasının da sonuca etkisinin bulunmayacağı, yerel mahkemece delillerin toplandığı, keşif ve bilirkişi incelemesinin yapıldığı,

dosyanın tekemmül ettiği anlaşılmakla gerekçesi ve ayrıntıları yukarıda açıklandığı şekilde sanığın sit karar ve ilan tarihinden sonra aldığı taşınmazda yapmış olduğu tadilat işlemi nedeni ile hakkında açılan kamu davasında tapuda herhangi bir şerh bulunmayışı, yurt dışında ikamet ediyor olması ve sit olgusuna ilişkin bilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesinin mahkumiyete ilişkin hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

2863 sayılı Kanun'un 7 inci maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete'de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanun'un amacına da ters düşeceği;

Dolayısıyla, sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;

Diğer yandan, taşınmaz bir varlığın korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmesinin ya da bir bölgenin, doğal, tarihi ve kültürel özellikleri nedeniyle sit alanı olarak belirlenmesinin, taşınmazın veya bölgenin özel bir statüye tabi tutulması gerektiği ve taşınmaz üzerinde ya da bölge içerisinde keyfi uygulamalarda bulunulamayacağı anlamına geldiği, bu bakımdan kural olarak, 6498 sayılı Kanun değişikliği sonrası tebliğ - yayım - internette duyuru; anılan değişiklik öncesi ise şerh - ilan yöntemleri ile taşınmazın ya da bölgenin tescilinden ilgililerin haberdar olmalarının sağlanacağı;

Bununla birlikte, Türk Medeni Kanunu'nda yer alan “iyi niyet” kuralının genel bir hukuk ilkesi olarak kabul edilip, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinde düzenlenen suç tiplerine yönelik sübut değerlendirmesinde de dikkate alınmasının zorunlu olduğu,

başka bir deyişle, 6498 sayılı Kanun değişikliği öncesinde yapılan tescil işlemleri yönünden, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde şerh bulunmayıp, tescil kararı mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmemiş olsa dahi, failin, taşınmazın ya da bölgenin tescilinden haberdar olduğuna dair beyanının göz ardı edilemeyeceği, zira, maliki olduğu veya kullandığı taşınmazın korunması gerekli nitelik taşıdığını ya da sit özelliğiyle bölgesel bazda koruma altına alınan bir alanda bulunduğunu bilen kişinin, taşınmaz üzerinde dilediği zaman dilediği şekil ve kapsamda uygulama yapamayacağını,

taşınmazın ya da bölgenin özel statüsünün mümkün kıldığı ölçüde, kamu kurumlarınca yürütülecek izin prosedürü çerçevesinde inşai ve fiziki müdahalelerde bulunabileceğini de bilmesi gerektiği, yapı ya da bölge bazında tescil kararından haberdar olduğu halde, ilgili kurumlara başvurarak,

gerçekleştirmeyi düşündüğü inşai uygulamaya yönelik izin almayıp keyfi hareket eden kişinin iyi niyetinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla, taşınmazın ya da bölgenin niteliğini bilerek izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunan ya da başlangıçta bilmeyip, kamu görevlilerince düzenlenen zabıt ve tutanaklar ile durumu öğrendiği halde müdahalesine devam eden failin, hukuki koruma altına alınamayacağı;

Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, sanık hakkında III. derece doğal sit alanında mevcut binaya ek izinsiz uygulamalarda bulunduğundan bahisle açılan kamu davası kapsamında, dava konusu yerin sit alanı olarak tesciline dair kurul kararının mahallinde mutad vasıtalarla ilan edilip edilmediğinin, ilgili, belediye, muhtarlık, kaymakamlık, valilik gibi kurumlardan sorulması,

aynı zamanda sit kararının Resmi Gazete'de ilan edilip edilmediğinin araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

11.07.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/79, K. 2024/3871, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe Ve Karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/79
Karar No
2024/3871
Tarih
11 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/87 K.2024/5793
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/92 K.2024/11045
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/116 K.2024/5873
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/152 K.2024/4522
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2023/152 K.2024/371
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/187 K.2024/4852

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.