Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/1025 E. , 2024/2136 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/671 E., 2023/14 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzer
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/1025 E. , 2024/2136 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/671 E., 2023/14 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b,e, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 4 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Dairemizce basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulması üzerine Yerel Mahkemece basit yargılama hükümleri uygulanmış ancak sanık tarafından itiraz edilmesi nedeniyle genel hükümlere göre yargılama yapılarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b-e, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 4 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; eksik incelemeye ve şüpheden sanık yaralanır ilkesinin gereği sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın olay günü sevk ve idaresinde halk otobüsü ile seyri sırasında yolcu indirmek için yavaşladığı esnada araç durmadan kapıyı açması neticesinde katılanın otobüsten düşerek hayati tehlikeye ve 4. derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda, sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi yerine 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.