İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/993 Karar: 2026/3490 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/993 K.2026/3490

12. Ceza Dairesi 2024/993 E. , 2026/3490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2145 E., 2023/3110 K. SUÇLAR : Tehdit, taksirle yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında tehdit suçundan verilen kararın kesin nitelikte olduğu, tem

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/993 E. , 2026/3490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2145 E., 2023/3110 K. SUÇLAR : Tehdit, taksirle yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında tehdit suçundan verilen kararın kesin nitelikte olduğu, tem

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/993 E. , 2026/3490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2145 E., 2023/3110 K. SUÇLAR : Tehdit, taksirle yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında tehdit suçundan verilen kararın kesin nitelikte olduğu, temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından taksirle yaralama suçundan verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında katılan ...'a yönelik olası kastla yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son, 29/1, 21/2 ve 53/1,2,3. maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan ... ve katılan .... ye yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı TCK'nın 106/2-a, 43/2-1, 29/1, 53/1,2,3 ve 54/1. maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suçta kullanılan tabanca, şarjör ve boş kovanların müsaderesine karar verilmiş, sanık müdafii ve katılan ... vekilinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında katılanlara yönelik tehdit suçundan kurulan hükümlere ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine, katılan ...'a yönelik olası kastla yaralama suçundan kurulan hükme yönelik olarak ise istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b-e, 22/3, 62, 53/6 ve 54. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, B sınıfı sürücü belgesinin 3 ay süreyle geri alınmasına ve suçta kullanılan silah, şarjör ve kovanların müsaderesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın olası kast hükümleri uygulanarak, haksız tahrik ve takdiri indirim uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna, tehdit suçu yönünden katılanların beyanlarının hükme esas alındığına, tehdit suçu yönünden kurulan hükmün temyize tabi olan yaralama suçu ile birlikte temyiz incelemesinin yapılması gerektiğine, bilinçli taksirle yaralama suçundan kurulan hüküm bakımından ise olayda bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, sanığın katılan ...'yi görmesinin mümkün olmadığına, katılan ...'nin sanığın aracının arka kapısını açmaya çalıştığı esnada yere düştüğüne, her iki hüküm yönünden de kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılanlar .... ve ...'ın 08.12.2019 tarihinde saat 01.30 sıralarında katılan .... nin köpeğini gezdirdikleri, köpeğin katılan .... nin elinden kaçarak yola çıktığı, o sırada yoldan aracı ile geçmekte olan sanığın köpeğe çarpmamak için fren yaptığı ve sanık ile katılanlar arasında tartışma yaşandığı, ardından tartışmanın sonlandığı ve tarafların yollarına devam ettiği, bu aşamadan sonra dosya kapsamında yer alan CD görüntülerine göre, katılanların kaldırımda yürüdükleri, yanlarından sanığa ait aracın geçtiği, kısa süre sonra aracını durdurarak geri geri geldiği ve araçtan inerek ani hareketlerle katılanlara yöneldiği ve elindeki kuru sıkı tabanca ile katılanlara birkaç kez ateş ettiği, katılan .... nin sanığı engellemeye yönelik hamleler yaptığı, katılan ...'ın ise araya girmeye çalıştığı, devamında sanığın yine ani hareketlerle katılanların yanlarından ayrılarak aracına doğru yöneldiği esnada katılan .... ye doğru tekrar ateş ettiği, katılan .... nin sanığın peşinden gittiği, sanığın, katılan .... ye iki kez elindeki tabanca ile vurduğu ve aracına doğru koştuğu sırada peşinden gelen katılan .... ye bir kez daha ateş ettiği, katılan .... nin sanığın araca binmesini engellemeye çalıştığı, katılan ...'ın ise genel olarak olayın dışında kaldığı ve yol üzerinde hareket halinde olduğu, katılan .... nin sanığın olay yerinden ayrılmasını engellemeye yönelik hareketleri ile sanık ve katılan .... nin, sanığın aracının önünde bir müddet bulundukları, sonrasında olay yerinde yaya hareketliliğinin arttığı, katılan .... nin, katılan ...'a yöneldiği bir anda, sanığın koşarak aracına bindiği, katılanların da araca doğru yöneldiği, katılan ...nın açık olan sol ön camdan müdahale ederek sanığın gitmesini engellemeye çalıştığı, bu esnada katılan ...'ın da aracın sol tarafında bulunduğu, sanığın aracın sol tarafında katılan ... bulunur halde ve katılan .... de, olay yerinden ayrılmasını engellemeye çalışmak üzere sol ön camdan müdahale ettiği durumda, aracı hareket ettirdiği ve orta refüjden karşı şeride geçtiği esnada yere düşen katılan ...'ın üzerinden geçtiği, katılan .... nin ise halen araç camından müdahale ederek sanığın gitmesini engellemeye çalıştığı, sanığın karşı şeride geçtikten sonra geri manevra ile orta refüjü aşarak tekrar ilk konumuna döndüğü ve aracı ile katılan ...'ın üzerinden bir kez daha geçtiği, sanığın aracı ile tekrar orta refüje çıktığı, bu esnada katılan .... nin halen sanığın olay yerinden ayrılmasına engel olmaya çalıştığı, sanığın ikinci kez geri manevra ile refüjden ilk konumuna doğru yöneldiği ve sonrasında ileri manevra yaparak olay yerinden ayrıldığı, olay nedeniyle katılan ...'ın yaşamını tehlikeye sokacak ve vücudunda 5. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, İlk Derece Mahkemesince, sanığın, katılan ...'a yönelik eylemi yönünden suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen eylemini devam ettirerek olası kastla hareket ettiği kabulü ile olası kastla yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, sanığın katılanlara yönelik kuru sıkı silahla ateş etme eylemi yönünden silahla tehdit suçundan mahkûmiyetine karar verildiği ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının dosya kapsamından anlaşılamaması nedeniyle sanık hakkında haksız tahrik indirimin uygulandığı, Anlaşılmıştır. 2. Bölge Adliye Mahkemesince, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmeyerek, bu hüküm yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Sanığın, katılan ...'a yönelik olası kasta yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden ise, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen objektif özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmek suretiyle sonucun meydana gelmesinin engellenmediği durumda bilinçli taksirin söz konusu olacağı, somut olayda sanığın kullandığı aracın konumunu, çevredeki insanların varlığını değerlendirerek, buna göre hareket etmesi gerekirken, gerekli özeni göstermeyerek katılanın yaralanmasına neden olduğu, bu itibarla sanığın, katılan ...'ye yönelik fiilinin bilinçli taksirle yaralama suçunu oluşturduğu kanaati ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle sanık hakkında taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında, Alanya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2023 tarihli ve 2021/260 Esas, 2023/181 Karar sayılı kararı ile tehdit suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 106. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kurulan "2 yıl 4 ay 3 gün" hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı CMK'nın 286.maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286.maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Katılan ...'a Yönelik Taksirle Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Yukarıda olay ve olgular kısmının birinci paragrafında anlatıldığı şekilde meydana gelen olayda, sanık hakkında hüküm tesis edilirken doğrudan kast, olası kast, taksir ve bilinçli taksir gibi ceza hukuku kavramlarının incelenmesi ve somut olaya tatbik edilmesi gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.07.2019 tarihli ve 2019/1-121 Esas-2019/518 Karar sayılı ilâmında; ''...doğrudan kast; öngörülen ve suç teşkil eden fiili gerçekleştirmeye yönelik irade olup kanunda suç olarak tanımlanmış eylemin bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi ile oluşur. Fail hareketinin kanuni tipi gerçekleştireceğini bilmesi ve istemesi hâlinde doğrudan kastla hareket etmiş olacak, buna karşın işlemiş olduğu fiilin muhtemel bazı neticeleri meydana getirebileceğini öngörmesine ve bu neticelerin gerçekleşmesini mümkün ve muhtemel olarak tasavvur etmesine rağmen muhtemel neticeyi kabullenerek fiili işlemesi hâlinde olası kast söz konusu olacaktır. Olası kast ile doğrudan kast arasındaki farkı ortaya koyan en belirgin unsur, doğrudan kasttaki bilme unsurudur. Fail hareketinin kanuni tipi gerçekleştireceğini biliyorsa doğrudan kasıtla hareket ettiğinin kabulü gerekmektedir. Yine failin hareketiyle hedeflediği doğrudan neticelerle birlikte, hareketin zorunlu veya kaçınılmaz olarak ortaya çıkan sonuçları da, açıkça istenmese dahi doğrudan kastın kapsamı içinde değerlendirilmelidir. Belli bir sonucun gerçekleşmesine yönelik hareketin, günlük hayat tecrübelerine göre diğer bir kısım neticeleri de doğurması muhakkak ise, failin bu sonuçlar açısından da doğrudan kastla hareket ettiği kabul edilmelidir. Olası kastı doğrudan kasttan ayıran diğer ölçüt; suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşmesinin muhakkak olmayıp muhtemel olmasıdır. Fail, böyle bir durumda muhakkak değil ama, büyük bir ihtimalle gerçekleşecek olan neticenin meydana gelmesini kabullenmekte ve 'olursa olsun' düşüncesi ile göze almakta; neticenin gerçekleşmemesi için herhangi bir çaba göstermemektedir. Olası kastta fiilin kanunda tanımlanan bir sonucun gerçekleşmesine neden olacağı muhtemel görülmesine karşın, bu neticenin meydana gelmesi fail tarafından kabul edilmektedir. 5237 sayılı TCK'nın hazırlanmasında esas alınan suç teorisinde 'kanunda tanımlanmış haksızlık' olarak ifade edilen suç; kural olarak ancak kastla, kanunda açıkça gösterilen hâllerde ise taksirle de işlenebilir. İstisnai bir kusurluluk şekli olan taksirde, failin cezalandırılabilmesi için mutlaka kanunda açık bir düzenleme bulunması gerekmektedir. 5237 sayılı TCK'nın 22/2. maddesinde taksir; 'dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir' şeklinde tanımlanmıştır. Türk Ceza Kanunu'nda taksir; "basit" ve "bilinçli" taksir olarak ikili bir ayrıma tabi tutulmuş, 22. maddesinin üçüncü fıkrasında bilinçli taksir; "kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi" şeklinde tanımlanmış, bu hâlde taksirli suça ilişkin cezanın üçte birden yarıya kadar arttırılacağı öngörülmüştür. Basit taksir ile bilinçli taksir arasındaki ayırdedici ölçüt; taksirde failin öngörülebilir nitelikteki neticeyi öngörmemesi, bilinçli taksir hâlinde ise bu neticeyi öngörmüş olmasıdır. Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü hâlde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü hâlde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin tehlikelilik hâli, bunu öngörememiş olan kimsenin tehlikelilik hâli ile bir tutulamayacaktır." şeklindeki açıklamalar yer almaktadır. Somut olayda, dosya kapsamında yer alan beyanlara göre tarafların ilk karşılaştıkları anda tartıştıkları, ancak çevredekilerin sakinleştirmesi üzerine yollarına devam ettikleri, ikinci karşılaşmalarında ise dosya kapsamında yer alan CD görüntülerine göre, katılanların kaldırımda yürüdükleri sırada sanığın aracıyla yanlarından geçtikten kısa süre sonra aracı durdurarak, araçtan indiği ve katılanlara yöneldiği, devamında ise sanığın katılanlara yönelik kuru sıkı silahla ateş etme, katılan .... nın baş kısmına iki kez silah kabzası ile vurma gibi eylemlerine karşılık, sanığın olay yerinden ayrılmasına dek katılan .... nin gerçekleştirdiği tüm eylemlerin, sanığın hamlelerini ve olay yerinden ayrılmasını engellemeye yönelik olduğu, katılan ...'nin ise genel olarak olayın dışında kaldığı ve beyanında olay yerine polis çağırması üzerine sanığın olay yerinden ayrılmak istediğini belirtiği, nitekim sanığın olay yerinden ayrılmasından yaklaşık 1 dakika sonra kolluk kuvvetlerinin olay yerine geldiği, sanığın katılanlar tarafından bir saldırıya maruz kalmadığı gibi saldırı tehditi altında da bulunmadığının katılan .... nin sanığın yalnızca ellerini tutmak, araca binmesini engellemek üzere önüne geçmek gibi eylemlerden ibaret olduğu üzere anlaşıldığı, sanığın ise bir anlık boşlukta aracına binerek aracın solunda katılanların ve hatta yaya hareketliğinin de bulunduğu durumda aracını hareket ettirdiği, katılan .... nin sanığın aracının hareketini engellemeye yönelik eylemleri görüntülerden anlaşılmakta ise de sanığın bu noktadan sonra tehlikeli şekilde ileri geri manevralarla hareketlerine devam ettiği, nitekim sanığın ilk ileri manevrasında katılan ...'nin üzerinden geçerek refüjü aşıp yolun karşı şeridine geçtiğinde beklemek yahut karşı şeritte seyrine devam etmek gibi alabileceği önlemler varken geri manevra ile katılan ...'nin üzerinden bir kez daha geçtiği, bu itibarla sanığın doğrudan kastla hareket ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında doğrudan kast hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre; Sanık hakkında bilinçli taksirle yaralama suçundan hüküm kurulurken, kasten işlenen suçlarda uygulanması mümkün olan 5237 sayılı TCK'nın 54. maddesi gereğince müsadere hükümlerinin uygulanması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla