Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/1143 E. , 2024/3165 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/450 E., 2023/1074 K. KATILANLAR : ..., ..., ... SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün, 6-386; 30.11.2010 gün, 5-23
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/1143 E. , 2024/3165 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/450 E., 2023/1074 K. KATILANLAR : ..., ..., ... SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün, 6-386; 30.11.2010 gün, 5-237; 29.05.2007 gün, 114-113; 26.05.2009 gün ve 50-130 sayılı ve benzer kararlarında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/3, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunluluğuna rağmen, sanıklarına ilişkin hükme yönelik temyiz yoluna başvuru süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden, Mahkemece dosyanın esası hakkında karar verildikten sonra, hükmün yasa yolu kısmında temyiz yasa yoluna başvuru süresi 15 gün olarak belirtilerek yasa yolunun yanlış gösterilmesi suretiyle sanık müdafiinin yanıltıldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz başvuru süresinin 15 gün olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Taksirle yaralama suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2a-b. maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve 6 ay süre ile ehliyetine el konulmasına dair Birecik Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2014/466 esas, 2016/500 sayılı kararının sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 16.02.2021 tarihli ve 2019/7965 Esas, 2021/1630 Karar sayılı ilamı ile basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmek üzere bozulmasına karar verilmiştir. 2.Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Birecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin bozma ilamına uyulması yönündeki kararı ile mahkemece basit yargılama usulünün uygulanması sonrası katılanlar vekili tarafından yapılan itiraz üzerine dosyanın yeni esasa kaydı ile genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2a-b ve CMK'nın 251/3.maddeleri uyarınca 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; olayda bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna, ceza miktarının az olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumunun hatalı olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 10.02.2014 günü saat 07.45 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı römork ile meskun mahal içi, 50 km/s hız sınırının bulunduğu, tek yönlü, düz ve eğimsiz yolda seyir halindeyken, kaza mahalli olan kontrolsüz kavşağa geldiğinde seyir istikametine sol tarafında bulunan orta adadan karşı tarafa geçmek için kaplamaya giren 2002 doğumlu yaya ...'a çarpması neticesinde Şanlıurfa Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim edilmiş olan 23.03.2015 tarihli kati hekim raporuna göre ...'ın, basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek, vücudunda 4.derecede kemik kırığı oluşacak, duyularından veya organlarında birinde işlev zayıflığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, hükme esas alınmış olan 21.04.2014 tarihli bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilmiş olan 02.10.2014 tarihli rapora göre, sanığın sevk ve idaresindeki çekicisi ile kavşakta geçiş yapan yayaları dikkate alarak kontrollü ve tedbirli seyretmemesi ile dikkatini yola yeterince vermemesi sebebiyle kusurlu olduğu, yayanın ise kavşakta gelen araçların seyir durumunu kontrol altında bulundurarak tedbirli bir şekilde kaplamaya girmemesi sebebiyle kusurlu olduğu belirtildiği, mahkemece kusurlu olan sanık hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde hapis cezası ve adli para cezasının seçimlik olarak öngörüldüğü, seçimlik cezalarda takdir yetkisinin mahkemede olduğu ve bozma üzerine mahkemece suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri ile yaralanma ve kusur oranına göre takdiren hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken uygulama maddesi olan TCK'nın 53/6. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6.maddesine aykırı hareket edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Birecik 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 8.fıkrasının hükümden çıkarılarak ''Sanığın sürücü belgesinin suçun işlenişi niteliği, kusur durumu göz önüne alınarak takdiren TCK'nın 53/6.maddesi gereğince 6 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına '' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.