Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/1324 E. , 2024/2927 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/374 E., 2023/687 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdaf
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/1324 E. , 2024/2927 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/374 E., 2023/687 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1-Taksirle öldürme suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271sayılı CMK'nın 231/6.maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Babaeski Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2010 tarihli ve 2008/156 Esas, 2010/24 Karar sayılı kararının 26/02/2010 tarihinde kesinleşmesine müteakip, sanığın denetim süresi içinde 15/06/2012 tarihinde TCK'nın 106/1-1. maddesinde tanımlanan tehdit suçunu işlediği ve Muratlı Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 07/04/2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Babaeski Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2015 tarihli ve 2015/377 Esas, 2015/966 Karar sayılı kararının, ihbara konu ilam kapsamındaki kasıtlı suç olan 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1.maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma girişiminde bulunulacak suçlar kapsamına alındığı, yapılan Kanun değişikliği gereği, sanık hakkındaki Muratlı Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/185 Esas - 2015/87 Karar sayılı hükmüne ilişkin olarak uyarlama yargılaması yapılması için mahkemesine bildirimde bulunulup, yapılacak yargılama ile verilecek hükmün sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunda bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesi ile Dairemizin 14/06/2022 tarihli, 2020/4317 E. 2022/4769 K. Sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, 2-Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Muratlı Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/185 Esas - 2015/87 Karar sayılı ek kararı ile infazın durdurulmasına ve uzlaşma işlemlerinin gerçekleştirilmesi için dosyanın uzlaşma bürosuna gönderilmesine karar verildiği ve sürecin sonunda uzlaşmanın sağlanamadığının müzekkere ile bildirildiği anlaşılmakla, Babaeski 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/12/2023 tarihli, 2022/374 Esas, 2023/687 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, hükmün açıklanması suretiyle, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; meydana gelen olayda kusuru bulunmadığından bahisle eksik inceleme sonucu hakkında beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay günü Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. bünyesindeki ... Şeker Fabrikası Lojman ve Sosyal Tesislerinin Dış Cephelerinin Onarımı ve Boyanması işinin yüklenicisi konumundaki, sanık ...'ın müdürü ve sahibi olduğu ...Turz. İnş. Ltd. Şti.'nde işçi olarak çatı onarımında çalışan ...'ın, tanık olarak dinlenen iş arkadaşı ...'ın aşamalardaki anlatımları ile sabit olduğu üzere çatıda bulunan emniyet kemerini takmaksızın, yağmur yağdığından çalışma yaptığı çatının üzerini naylon malzeme ile örtmek amaçlı çatıya çıktığı esnada ayağının kayması sonucu yüksekten düşmesi akabinde hastaneye kaldırıldığı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen vefat ettiği, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 13/12/2007 tarihli ölü muayene tutanağında, kişinin yüksekten düşme ile oluşması mümkün ağır künt kafa travmasına bağlı beyin kanama harabiyeti sonrasında gelişen dolaşım ve solunum yetersizliğinden öldüğünün tespit edildiği anlaşılmakla, hükme esas alınan ve soruşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine iki iş güvenliği uzmanı ve bir inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 05/05/2008 tarihli rapor doğrultusunda, çatı onarım işinde düşme tehlikesine karşı gerekli tedbirleri almayan ve uygulanmasını sağlamayan, iş yerinde teknik denetim ve gözetim sağlamayan, işçileri kendi insiyatiflerine terk ederek tehlikeli ortamda tedbirden yoksun vaziyette çalışmalarına göz yuman, işveren sanığın İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili tüzük ve yönetmelik maddelerine riayet etmediğinden bahisle, asli kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Denetim süresinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında önceki hükmün 5271 sayılı CMK’nın 231/11.maddesi gereğince açıklanması sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Babaeski 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün 1.paragrafının başına "CMK’nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi. ###