KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2024/1327 E., 2024/4434 K.
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/667 E., 2023/723 K
- Suç
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
334 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3 delaletiyle 179/2, 53/1, 58/6-7 maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2020/8864 Esas, 2022/8176 Karar sayılı ilâmıyla, basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış, 01.06.2023 tarihli 2 nolu celsede basit yargılama usul hükümlerinin uygulanmaması takdirine ilişkin sebepler açıklanarak,
5237 sayılı TCK'nın 179/3 delaletiyle 179/2, 62/1, 53/1-2-3, 58/6-7 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kazanın meydana gelmesindeki kusur durumuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede. 325 promil alkollü vaziyette araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu tespit edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın179/3-2. maddesindeki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bingöl