Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/1412 E. , 2025/6107 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2057 E., 2023/2246 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahke
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/1412 E. , 2025/6107 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2057 E., 2023/2246 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 610,00 TL maddi ve 580,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 31,06 TL'ye, manevi tazminat miktarının 500,00 TL'ye indirilmesi suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davacının hakkında beraat ettiği suç bakımından tutuklama tedbiri uygulandığına, bu suç bakımından 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğuna, gözaltı tedbiri uygulanan suç bakımından düşme kararı verildiğine, tazminata hak kazanamayacağına, reddedilen tazminat miktarı bakımından vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna, davacının tutukluluk süresi ile aldığı mahkumiyet hükmü değerledirilirken şartlı tahliye tarihinin göz önüne alınması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Tazminat talebinin dayanağı olan Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/2120 sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacının 01.05.2008 tarihinde gözaltına alındığı, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan 02.05.2008 - 29.06.2010 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, tefecilik, bedelsiz senet kullanma, tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/543 Esas - 2008/525 Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı vermesi üzerine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/3 Esas – 2011/321 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında yargılandığı, yapılan yargılama neticesinde hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan beraat kararı verildiği, beraat hükmünün 27.01.2012 tarihinde kesinleştiği, dosyanın diğer suçlar bakımından tefrik edildiği, bu suçlar yönünden Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/115 Esas - 2015/393 Karar sayılı dosyası kapsamında yargılandığı, yapılan yargılama neticesinde bedelsiz senet kullanma ve tehdit suçları yönünden beraatine, tefecilik suçu yönünden 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2019/950 Esas, 2019/11410 Karar sayılı ilamı ile tefecilik yapmak suçu yönünden zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, düşme kararının 03.12.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen hükmün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı anlaşılarak, İlk Derece Mahkemesince, davacının 02.05.2008 - 29.06.2010 tarihleri arasında 2 yıl 1 ay 29 gün tutuklu kaldığı, hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu yönünden beraat, tefecilik suçu yönünden 2 yıl 1 Ay hapis cezası kararı verildiği, tutuklulukta geçirdiği sürenin hükümlülükten 29 gün fazla olduğu anlaşıldığından kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince davacının Kırıkkale 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/49 Sorgu sayılı kararı uyarınca 02.05.2008 tarihinde suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçundan tutuklandığı, bu suç nedeni ile açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sırasında 29.06.2010 tarihinde tahliye edildiği ve yargılama sonucunda bu suç yönünden beraatine karar verildiği, beraat kararının 27.01.2012 tarihinde kesinleştiği, davacının tazminat talebinin dayanağı olan tefecilik yapma suçu yönünden tutuklama talebinin reddedildiği, bilahare açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda bu suç yönünden 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine zaman aşımı nedeni ile davacı hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşıldığından, davacının tutuklanmasına konu olan suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan hükmedilen beraat kararının 27.01.2012 tarihinde kesinleştiği, bu suç yönünden tazminat davasının 27.01.2013 tarihine kadar açılması gerekirken 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 24.06.2020 tarihinde açıldığı gözetilerek, davacının tutuklanmasına konu olmayan tefecilik suçundan 01.05.2008 - 02.05.2008 tarihleri arasında toplam 2 gün gözaltında kaldığı süre yönünden maddi ve manevi tazminata hükmolunması gerektiği gerekçesiyle, maddi ve manevi tazminat miktarı yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 238.730,00 TL olması, davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 531,06 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile Değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, .. Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca .. 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde karar verildi.