İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/176 Karar: 2024/4045 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/176 K.2024/4045

12. Ceza Dairesi 2024/176 E. , 2024/4045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/327 E., 2020/293 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili ka

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/176 E. , 2024/4045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/327 E., 2020/293 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili ka

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/176 E. , 2024/4045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/327 E., 2020/293 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 maddesi delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gediz Asliye Ceza Mahkemenin 12/05/2016 tarihli ve 2016/140 esas, 2016/419 sayılı kararının 14/06/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 31/10/2018 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2020 tarihli ve 2020/327 esas, 2020/293 sayılı kararının .... tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 19/12/2023 tarihli ve 94660652-105-43-8531-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/01/2024 tarihli ve KYB-2023/139942 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09/01/2024 tarihli ve KYB-2023/139942 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2020 tarihli kararından sonra, Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden bahisle dosyanın yeniden ele alınarak sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2021 tarihli ve 2021/689 esas, 2021/840 sayılı kararı ile tekrar mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmış ise de, Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2020 tarihli kararının anılan iptal kararının yayım tarihinden sonra verildiğinin anlaşılması karşısında, uyarlama yargılamasına konu edilemeyeceğinden, Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2021 tarihli kararının hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 10/11/2021 tarihli ve 2021/15440 esas, 2021/19053 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde yer alan, "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5-d maddesinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de 19/08/2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d maddede yer alan "Kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan, "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi nedeniyle, anılan iptal kararının yayım tarihinden sonra verilen kararlarda basit yargılama usulü yönünden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu, karar tarihinden önce Anayasa Mahkemesinin belirtilen iptal kararı yayımlanmış olup sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Mahkemesince bir değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d bendinde; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenleme yer almaktadır. 2.5237 sayılı TCK'nın "Sanığın veya Hükümlünün Ölümü" başlıklı 64.maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; ''(1)Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir.'' Biçiminde düzenlenmiştir. 3.UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'nin 26/09/2023 tarihinde öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5237 sayılı TCK’nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. fıkraları uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2020 tarihli ve 2020/327 esas, 2020/293 karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309/3.fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. fıkrası gereği DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla