İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/2066 Karar: 2025/8084 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2066 K.2025/8084

12. Ceza Dairesi 2024/2066 E. , 2025/8084 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/332 E., 2023/616 K. SUÇLAR : Tehdit, bilişim sistemine girme, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık ha

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/2066 E. , 2025/8084 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/332 E., 2023/616 K. SUÇLAR : Tehdit, bilişim sistemine girme, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık ha

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/2066 E. , 2025/8084 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/332 E., 2023/616 K. SUÇLAR : Tehdit, bilişim sistemine girme, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine tehdit suçundan neticeten hükmolunan 500,00 TL ve bilişim sistemine girme suçundan neticeten hükmolunan 2.500,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararlarının, tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı TCK'nın 106/1-2, 62/1-2, 53/1-3 ve 51/1-3. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, bilişim sistemine girme ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 134/2, 62/1-2, 53/1-3 ve 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin 03.11.2015 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 29.05.20219 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanığın tehdit suçundan 5237 sayılı TCK'nın 106/1-2, 62/1, 52/2, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, bilişim sistemine girme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 243/1, 62/1, 52/2-4, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adlî para cezasının 10 eşit taksitler halinde ödenmesine, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 62/1, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 31.10.2019 tarihli açıklanması geri bırakılan hükümlerin, Yerel Mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereği açıklanarak, sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı TCK'nın 106/1-2, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, bilişim sistemine girme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 243/1, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adlî para cezasının 10 eşit taksitler halinde ödenmesine, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tehdit ve bilişim sistemine girme suçlarından bozma ilâmına uyularak kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan bozma ilâmına uyularak kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; hükümlerin açıklanması için kanunda yazılı şartların oluşmadığına, sanık lehine toplanması gereken deliller toplanmadan sadece katılanın beyanları dikkate alınarak eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli, inandırıcı delil mevcut olmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, sanık hakkında lehe olan kanun maddelerinin uygulanmadığına, usûl ve esas yönünden hukuka aykırı olan mahkûmiyet kararının 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmek üzere sanık lehine bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan ve açıklanması geri bırakılan hükmün, 17.12.2019 tarihinde kesinleşmesinin ve sanığın denetim süresi içinde 17.09.2022 tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesindeki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulmasının ardından, yapılan yargılama sonunda; "... Tüm bu anlatım ve dosya kapsamı itibari ile sanığın kendisinden ayrılması sebebi ile husumet beslediği... katılanı yakınlarına karşı aşağılamak amacıyla internet üzerindeki sosyal paylaşım sitelerinde katılana aitmiş gibi çıplaklık içeren fotoğraflar paylaştığı, söz konusu fotoğrafların bir kısmı fotomontaj olmakla birlikte müştekinin orjinal fotoğraflarını da içerdiği... iddiası ile kamu davası açıldığı, Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği, dosya içerisinde mevcut mesaj tespit tutanakları ile sanığın kullanmış olduğu ... hattan müştekinin kullanmış olduğu ... hatta atılmış mesajların içeriğinde müştekinin iddialarının desteklendiği... sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşıldığı..." biçimindeki ibarelere dayalı olarak, sanığın üzerine atılı özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediği kanaatine varıldığı belirtilmek suretiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesindeki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Sanık Hakkında Tehdit ve Bilişim Sistemine Girme Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden: Sanık hakkında tehdit suçundan neticeten hükmolunan 500,00 TL ve bilişim sistemine girme suçundan neticeten hükmolunan 2.500,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararlarının, tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu ve suç vasfına ilişkin herhangi bir temyiz isteğinin de bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Görüntü veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden: Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 1. Hükmün başında; 21.02.2014 olan suç tarihinin yazılmaması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar tarihi olan 31.10.2019 tarihinin ise suç tarihi olarak yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2. maddesinin (c) bendine uyulmaması, 2. Yargılamanın 16.11.2023 tarihli son oturumunda Cumhuriyet savcısına esas hakkındaki mütalaasını açıklamak üzere söz verilmiş ise de Cumhuriyet savcısı tarafından serdedilen; "Sanık ... hakkında Basit Tehdit, Bilişim Sistemine Hukuka Aykırı Olarak Girme ve Orada Kalma, Özel Hayata İlişkin Görüntü ve Sesleri İfşa Etmek suçlarından Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/345 Esas ve 2019/601 Karar sayılı ilamı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 17/12/2019 tarihinde kesinleştiği, sanığın 5 yıl süreyle denetime tabi tutulduğu ancak denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işlediği anlaşıldığından, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılarak 5271 sayılı CMK’nın 231/11 maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" biçimindeki düşüncenin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.05.2025 tarihli ve 2024/8-149 Esas, 2025/219 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, sanığa isnat edilen maddi vakıayı, bu vakıanın hukuki nitelendirmesini ve nitelendirmeyle ilgili kanun maddelerini açık ve anlaşılır biçimde göstermemesi nedeniyle usule uygun, geçerli ve yeterli esas hakkında mütalaa olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 33... /1. maddelerine aykırı şekilde Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan mahkûmiyet kararı verilmesi suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 3. Temyiz yoluna tabi olup, kesinleşmesi hâlinde infaza verilecek hüküm, açıklanacak yeni hüküm olduğundan, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1 ve 230. maddeleri uyarınca, kararın dayandığı tüm delillerin, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesi gerektiği gözetilmeden, uyulmasına karar verilen 29.05.20219 tarihli bozma ilâmında vurgulandığı da dikkate alınmadan, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi 5271 CMK'nın 230/1. maddesinin (c) bendine uygun şekilde açıklanmaksızın 1412 sayılı CMUK'un 308/7. maddesi kapsamında gerekçesiz hüküm kurulması, 4. Kabul ve uygulamaya göre de: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.10.2023 tarihli ve 2022/4-528 Esas, 2023/520 Karar sayılı kararında yer alan; "... Kurulan hükmün hukuki sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin ve sanık lehine hükmün temyiz edilmesi durumunda daha sonra kurulacak hüküm ya da hükümlerdeki cezanın sanığın aleyhine olarak ilk hükümden daha ağır olmamasını ifade eden cezayı aleyhe değiştirememe kuralının sanık lehine getirilen düzenlemeler olduğu açıktır. İlk hükmün aleyhe temyiz edilmemesi nedeniyle daha sonra kurulacak hükümlerde cezayı aleyhe değiştirememe ilkesi gözetilmesi gereken sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi uygulandığı takdirde anılan kuralın uygulanamayacağına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Yine, kendisine sunulan fırsatı değerlendiremeyerek denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere bilerek aykırı davranması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin on birinci fıkrası gereğince hükmün aynen açıklanması gerektiğinden bahisle cezayı aleyhe değiştirememe kuralının uygulanmaması gerektiğine dair sanığın aleyhine çıkarımda bulunmak da mümkün değildir. Ayrıca, ilk hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi hatalı bir uygulamaya dayanmamakta ise açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması sırasında ilk hükümdeki ertelemenin aleyhe değiştirme yasağı ilkesi gereğince gözetilmesi, atıfetin genişletilmesi olarak da nitelendirilemez. O hâlde cezayı aleyhe bozma, düzeltme ve değiştirme yasağı göz önüne alınarak, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere bilerek aykırı davranması hâllerinde açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanmalı, ancak hükmün son kısmına cezayı aleyhe değiştirememe kuralı gereğince hapis cezasının ertelenmesine şerhi düşülmelidir. Böylece hükmün aynen kurulması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesine ve 'ilk hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle hapis cezasının ertelenmesine' ilişkin hükmün sonuna eklenecek şerh ile de 1412 sayılı Kanun'un 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 326/4. maddesine aykırı hareket edilmemiş olacaktır..." şeklindeki açıklamalar da göz önünde bulundurularak, incelenen dosyada; sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ilişkin 03.11.2015 tarihli hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilip Dairemizin 29.05.20219 tarihli ilâmı ile bozulmasından sonra, 1 yıl 8 ay hapis cezası olarak açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanması sırasında cezayı aleyhe değiştirme yasağı uyarınca 03.11.2015 tarihli hükümdeki gibi hapis cezasının ertelenmesi gerektiği gözetilmeden, sonuçları itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesine göre daha lehe hükümler içeren 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünden, deneme süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlediği için faydalanma fırsatını kaçıran sanığın, daha ağır sonuçları olan erteleme hükmünden de mahrum edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla