İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/2172 Karar: 2024/5447 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2172 K.2024/5447

12. Ceza Dairesi 2024/2172 E. , 2024/5447 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/112 E., 2023/647 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükümlerin ; sanıklar ... ve ... müdafii ile kat

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/2172 E. , 2024/5447 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/112 E., 2023/647 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükümlerin ; sanıklar ... ve ... müdafii ile kat

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/2172 E. , 2024/5447 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/112 E., 2023/647 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükümlerin ; sanıklar ... ve ... müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanıklar ..., ..., ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin kararının, sanık ..., sanıklar ... ve ... müdafii, katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.12.2022 tarihli kararıyla, sanıklar ... ve ... hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği yönünden sanık ... hakkında TCK'nın 22/3. Maddesinin uygulanması gerektiği yönünden bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 21 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; mağdurun kasten öldürüldüğüne, mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığına, ambulansın aranmadığına, olası kastla öldürme suçunun oluştuğuna, sanıkların her birinin TCK'nın 22/3, 85/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerekirken Yüksel ve ...'un beraatine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri; Sanık ...'un bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik inceleme yapıldığına, kusuru olmadığına, erteleme ve paraya çevirme hükümlerinin tartışılmamasına, beraat eden sanık ... lehine vekalet ücreti takdir edilmemesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay tarihi itibariyle sanık ...’un yetkilisi, sanıklar ... ve ...’un ortakları olduğu ... Limited Şirketinin işlettiği, ... Kum Ocağında şoför olan ...’nun, olay günü saat 12.00 sıralarında sanık ...’un olaydan hemen önce kepçe ile kum yüklemeyi bitirdiği Denizli’ye yola çıkacak trafiğe çıkış izni – plakası olmayan sağ arka lastiği patlak durumdaki kamyonun kasasına branda çekmek için çıktığı sırada kamyonun üzerinden yaklaşık iki buçuk metre yüksekten yere düşerek genel beden travmasına bağlı kafatası ve göğüs ön kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, pnömotoral hemotoraks ve gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü, kum ocağında çalışma sahasında yapılan incelemede iş güvenliği ile ilgili hiçbir uyarı levhasının olmadığı, çalışma sahası ve şantiye binasında yapılan kontrollerde kullanılan veya kullanılmak üzere hazırda bulundurulan baret, emniyet bel kemerlerinin şantiye sahası içinde bulunmadığı olayda, Bozma öncesi yapılan yargılamada her üç sanığın TCK'nın 85/1. Maddesiş uyarınca mahkumiyetlerine ilişkin hükmün sanık ..., sanıklar ... ve ... müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.12.2022 tarihli kararı ile ; Sanık ... hakkında; "Sarayköy Ticaret Sicil Odasının 04/03/2015 tarihli yazısına göre sanık ...'un da söz konusu şirketin ortağı olduğu, bu sebeple ölüm olayında kusurlu olduğu iddiasıyla dava açılıp mahkemece aynı gerekçe ile kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ise de, sanığın alınan savunmasında diğer sanıklarla 1995 yılında şirket kurup 2012 yılına kadar işlettiklerini, 2012 yılında aralarında sorunlar çıktığı için şirketten fiilen ayrıldığını, fiilen ayrıldığı tarihten itibaren iş yerine hiç gitmediğini, iş kazasının nasıl ve ne şekilde gerçekleştiğine ilişkin bilgisinin olmadığına ilişkin savunması, tanık ...’un, kum ocağını yaklaşık 15 yıldır oğulları ... ve ...’un işlettiğine yönelik ifadesi, sanık ...’un ocağı abisi sanık ... ile birlikte işlettiklerine dair beyanları ve tüm dosya kapsamında sanığın savunmasının aksine delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın yalnızca şirketin ortağı olduğu, söz konusu kazanın meydana geldiği kum ocağında fiilen çalışmadığı ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda kusuru bulunmayan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, " nedeniyle, Sanık ... hakkında; "Şirket ortağı sanık ...’un 27.10.2014 tarihli ifadesinde, işyerinde işletmeci, sorumlu müdür olarak çalıştığını, ocağın sorumluluğunun kendi üzerinde olduğunu, ocakta iş güvenlik uzmanı ya da mühendis bulunmadığını, bu konuda araştırma yaptığını halen bulamadığını, 28.10.2014 tarihli ifadesinde yine ocağın sorumlusunun kendisi olduğunu belirttiği, tanık ...’un ocağı oğulları ... ve ...’un işlettiğini, kum ocağının sorumluluğunun ...’da olduğunu, ...’ın hem kamyon - ekskavatör kullandığını hem de şirketin sahibi olması sebebiyle diğer işlerle meşgul olduğunu beyan ettiği nihayet sanık ...’un şirketin parasal işleri, alacak verecek işlerine kendisinin baktığını ama şantiye sorumlusunun kardeşi ... olduğuna dair savunması karşısında, şirketin idari işlerinden işlerinden sorumlu ...’a cezai yönden yüklenecek kusur bulunmadığı anlaşılmakla sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi," nedeniyle, Sanık ... hakkında ise "Olay tarihinde geçerli olan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İş Yeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre icra edilen iş kolunun çok tehlikeli işler kapsamında yer aldığı; 6331 sayılı Kanunun 15. maddesine göre, çok tehlikeli sınıfta yer olan işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu almadan işe başlatılamayacakları, 17. maddesine göre ise, mesleki eğitim alma zorunluluğu olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenlerin çalıştırılamayacağı düzenlemelerine yer verildiği; dosya içeriğine göre ölenin çok tehlikeli işte çalışabileceğine dair sağlık raporu alınmadığı, çok tehlikeli bir iş kolunda çalışan ölene icra ettiği faaliyete uygun mesleki eğitimler verilmediğinin anlaşılması karşısında koşulları oluşan bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayini yapılması," nedenleriyle bozulmasına karar verilmesi üzerine mahkemece sanıklar ... ve ... hakkında CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatlerine , sanık ... hakkında ise TCK'nın 85/1, 22/3. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A.Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan,katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, B.Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddine, ancak; Yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, Hazine aleyhine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının "B-1" bendinin devamına "Sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden tahsili ile sanığa verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C.Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, , sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas-2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. Maddesinin (f) bendinde yer alan ''failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı'' gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi; 2-Sanık hakkında TCK’nın 85/1. maddesi gereğince verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nın 22/3. maddesi gereğince 1/3 oranında arttırım yapılması sırasında hesaplama hatası yapılarak 3 yıl 4 ay yerine 2 yıl 16 ay olarak, devamında ise belirlenen cezada TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 indirim yapıldığı sırada “2 yıl 9 ay 10 gün” olarak belirlenmesi gereken cezanın 1 yıl 21 ay 10 gün olarak hesaplanması suretiyle sonuç cezanın eksik tayin edilmesi, 3-5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının "C-1" bendinde yer alan" sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı" ibaresinin çıkarılması, "C-2" bendinde yer alan "2 YIL 16 AY" ibaresi çıkarılarak yerine "3 YIL 4 AY" yazılması, ""C-3" bendinde yer alan 1 YIL 21 AY 10 GÜN" çıkarılarak yerine " 2 YIL 9 AY 10 GÜN" yazılması, "C-4" bendinde yer alan TCK'nın 53. Maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, isteme aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10. 2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla