İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/2251 Karar: 2024/5653 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2251 K.2024/5653

12. Ceza Dairesi 2024/2251 E. , 2024/5653 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/229 E., 2024/31 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf ince

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/2251 E. , 2024/5653 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/229 E., 2024/31 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf ince

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/2251 E. , 2024/5653 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/229 E., 2024/31 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekilleri ile mağdur vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü CMK’nın 234/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu vekilleri aracılığıyla temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan mağdurlar ... ve ...'nın CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına, vekillerinin de katılanlar vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılanlar vekilleri temyiz sebepleri; cezanın alt hadden tayin edildiğine, olayda olası kast koşullarının oluştuğuna ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, sanığın kanında tespit edilen maddelerin sürüş yeteneğini ortadan kaldırmaya yeterli düzeyde olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü, saat 16.30 sıralarında sanığın idaresindeki otomobil ile Silivri istikametinden Büyükçekmece istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalli Yenimahalle İETT durağı mevkine geldiğinde, aracının hakimiyetini kaybederek sağa doğru yönelip, İETT durağı ve çevresinde bekleyen yayalara çarpıp savrularak 68 metre ileride bulunan bilgi levhasına çarparak takla atması sonucu 3 kişinin ölümüne 11 kişinin de yaralanmasına sebebiyet vermiş olması, dosya içerisinde bulunan raporlardan da anlaşılacağı üzere sanığın kanında bulunan etken maddeler nedeniyle emniyetli bir şekilde araç kullanamaz durumdayken araç kullandığı anlaşılmakla, sanığın idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, mahal ve yol şartlarını dikkate alıp, direksiyon hakimiyetine yeteri özeni göstererek kontrollü bir şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sevk ve idare hatasıyla aracının hakimiyetini kaybedip, sağa doğru savrularak İETT durağı ve çevresinde bekleyen yayalara kontrolsüzce çarptığı olayda, asli derecede kusurlu olan sanığın, uyuşturucu madde etkisi altında ve makas atarak sürüş gerçekleştirmesi nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5320 sayılı Kanunun 5560 sayılı Kanunla değişik 13. maddesinin "Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödenir. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır." yönündeki açık hükmü karşısında yaşı küçük katılanlar ... ve ...'ya CMK'nın 239. maddesi uyarınca baro tarafından atanan vekil için karar tarihinde geçerli olan 4.451,00 'şer TL ücretin sanıktan yargılama gideri olarak tahsili gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin kısma " Olay tarihinde 18 yaşından küçük katılanlar mağdur ... ve ... için baro tarafından atanan zorunlu vekil ücreti 4.451,00'şer TL dahil olmak üzere" ibarelerinin eklenmesi, aynı paragraftaki "toplam 17.047,64.TL" ibaresinin, "toplam 25.949,64.-TL" olarak değiştirilmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla