Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/2272 E. , 2024/4205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/496 Değişik İş SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : İtirazın Kabulü ile Kararın Kaldırılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İl
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/2272 E. , 2024/4205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/496 Değişik İş SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : İtirazın Kabulü ile Kararın Kaldırılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Büyükçekmece 15.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2023/66 Esas, 2023/204 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-3 maddeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 251/3-son, 231/5-6-8 maddeleri gereğince hükmedilen 5.040 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara, süresi içerisinde müşteki vekili tarafından itiraz edildiği, Bakırköy 18.Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.08.2023 tarihli 2023/496 sayılı değişik iş kararıyla anılan bu itirazın kabulüne kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309 maddesi uyarınca, 13.02.2024 tarihli ve 94660652-105-34-25270-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20653 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20653 sayılı kanun yararına bozma isteminin; ''Dosya kapsamına göre, Mahkemesince 25/01/2023 tarihli tensip zaptında yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilip, müştekiye davetiye tebliğ edilerek sanıktan şikayetçi olup olmadığı, davaya katılmak isteyip istemediğini mahkemeye yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmesi gerektiği, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceğinin ihtar olunmasına karar verildiği, müşteki veya müşteki vekili tarafından 15 günlük süre içerisinde dosyaya yazılı beyanda bulunulmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki düzenleme karşısında, müşteki vekili tarafından 12/04/2023 tarihinde yapılan itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı CMK'nın ''Basit yargılama usulü'' başlıklı 251. maddesinin inceleme konusu birinci ve ikinci fıkraları; ''(1)Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (2)Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. ...'' Şeklinde düzenlenmiştir. 2.5271 sayılı CMK'nın ''Basit yargılama usulünde itiraz'' başlıklı 252.maddesinin inceleme konusu birinci ve altıncı fıkrasında; ''(1) 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. ..." (6)Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir. '' Düzenlemeleri yer almaktadır. 3.5271 sayılı CMK'nın ''Kamu davasına katılma'' başlıklı 237.maddesinin inceleme konusu birinci fıkrası; ''(1) Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. ...'' Şeklindedir. 4.5271 sayılı CMK'nın ''Katılma usulü'' başlıklı 238.maddesinin inceleme konusu ikinci fıkrasında; ''... (2) Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur. ...'' İbaresi bulunmaktadır. 5.7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Vekile ve kanuni mümessile tebligat” başlıklı 11.maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, ''Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. ...'' Biçiminde hüküm içermektedir. 6.Somut olayda, her ne kadar mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 238.maddesinin ikinci fıkrasına göre tebligatta belirtilen sürenin sonunda hüküm verilmiş olacağı ve hüküm verildiği andan itibaren müştekinin katılma talebinde bulunmasının mümkün olmadığı için bu süre içerisinde yukarıda bahsedilen şekilde mahkemeye dilekçe sunmak suretiyle katılma talebinde bulunulması gerektiği hususuna tensip zaptıyla beraber tebliğ edilen ihtarat başlıklı belgede yer verilerek gerekli ihtarda bulunulduğu görülüyorsa da, Soruşturma aşamasında, uzlaştırma işlemleri sırasında 28.11.2022 tarihli, 35302 sayılı Büyükçekmece 19.Noterliği tarafından düzenlenmiş vekaletnameyi dosyaya sunan ve uzlaştırma raporunu müvekkili adına imzalayan Av.Kenan Çalış'ın, müştekiyi vekil olarak temsil ettiğinin anlaşılması karşısında Büyükçekmece 15.Asliye Ceza Mahkemesince basit yargılama hükümlerinin uygulanmasına karar verilerek düzenlenen 25.01.2023 tarihli tensip zaptı neticesinde çıkartılan katılma ihtaratını içerir davetiyenin yukarıda değinilen 7201 sayılı Kanun’un 11.maddesinin birinci fıkrası uyarınca müşteki vekiline tebliği gerekirken, mezkûr düzenlemeye aykırı olacak şekilde müştekinin bilinen en son adresine tebliği şeklinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu tespit edilmiştir. 7.Büyükçekmece 15.Asliye Ceza Mahkemesince basit yargılama hükümleri uygulanarak verilen 17.03.2023 tarihli kararın, taraflara tebliğinden sonra müşteki vekilinin süresi içerisinde itirazda bulunduğu, yapılan itiraz üzerine anılan mahkemece yukarıda anılan biçimde suçtan zarar görenin katılan sıfatı bulunmadığından bahisle dosyayı itirazı incelemeye merciye gönderdiği, yetkili merci Bakırköy 18.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 11.08.2023 tarihli 2023/496 sayılı değişik iş kararıyla itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. 8.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; soruşturma safhasında şikayetçi olduğunu beyan etmesine rağmen 6.kısımda değinildiği üzere vekili bulunmasına karşın vekiline tebliğ yapılmaması suretiyle usulüne uygun şekilde katılma hakkı kendisine hatırlatılmayan şikayetçinin, 5271 sayılı CMK'nın 260 ıncı maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla, kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu dikkate alınarak verilen itirazın kabulü ile gereğinin takdir ve ifası için dosyanın esas mahkemesine gönderilmesi kararında hukuka aykırılık görülmemiş olduğundan, kanun yararına bozma talebi isabetsiz görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309.maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.