Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/2373 E. , 2024/5120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/113 E., 2017/180 K. SUÇ : Gizliliğin ihlali HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ... katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, sanı
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/2373 E. , 2024/5120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/113 E., 2017/180 K. SUÇ : Gizliliğin ihlali HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ... katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, sanığa atılı adliyeye karşı işlenen gizliliğin ihlali suçunun koruduğu hukuki yarar ve niteliği itibarıyla davaya katılmalarına karar verilen şikâyetçilerin, sanığa yüklenen suçun mağduru olmamaları ve suçtan doğrudan zarar görmemeleri nedeniyle davaya katılma haklarının bulunmadığı gözetilmeksizin gizliliğin ihlali suçunu da kapsar şekilde davaya katılmalarına karar verilmesinin hukuki değerden yoksun olduğunun tespiti ile katılanlar vekilinin temyiz isteğinin reddine ilişkin Dairemizin 24.10.2018 tarihli ve 2018/3572 Esas, 2018/10186 Karar sayılı kararının (A) harfi ile gösterilen bölümünün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2023 tarihli ve 2019/12-385 Esas, 2023/534 Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına ve katılanlar vekilinin temyiz isteğinin de incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmesi nedeniyle aynı hükme ilişkin sanığın temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda verilen Dairemizin 24.10.2018 tarihli ve 2018/3572 Esas, 2018/10186 Karar sayılı kararının (B) harfi ile gösterilen bölümündeki onama kararının da kaldırıldığı ve sanık ile katılanlar vekilinin aynı hükme yönelik temyiz istekleri yönünden bir bütün hâlinde inceleme yapılması gerektiği belirlenmekle, dosya yeniden incelenerek, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yerel Mahkemenin sanık hakkında gizliliğin ihlali suçundan 5237 sayılı TCK'nın 285/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin 26.12.2013 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Yargıtay 16. Ceza Dairesince verilen 15.06.2016 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında gizliliğin ihlali suçundan 5237 sayılı TCK'nın 285/1-a, 62/1, 52/2 ve 52/4. maddeleri uyarınca 6.080,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adlî para cezasının 10 eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak kurulan 20.06.2017 tarihli hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. 2. Dairemizin 24.10.2018 tarihli ve 2018/3572 Esas, 2018/10186 Karar sayılı kararı ile katılanlar vekilinin temyiz isteğinin reddine, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir. 3. Katılanlar vekilinin temyiz isteğinin reddine ilişkin Dairemizin 24.10.2018 tarihli ve 2018/3572 Esas, 2018/10186 Karar sayılı kararının (A) harfi ile gösterilen bölümüne karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 28.01.2019 tarih ve KD - 2017/52749 sayı ile davaya katılmalarına karar verilen şikâyetçilerin, sanığa yüklenen suçun mağdurları olup, suçtan doğrudan zarar görmeleri nedeniyle katılan sıfatıyla vekilleri aracılığıyla yaptıkları temyiz isteklerinin incelenerek, hükmün katılanlar vekilinin temyiz isteğine dayalı olarak onanmasına karar verilmesi görüşüyle itiraz yoluna başvurulması üzerine 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca yapılan inceleme neticesinde, Dairemizin 03.04.2019 tarihli ve 2019/1655 Esas, 2019/4451 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddi ile itirazı incelemek üzere dava dosyasının Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir. 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2023 tarihli ve 2019/12-385 Esas, 2023/534 Karar sayılı kararı ile "... Suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 6352 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 285. maddesinin gerekçesinde de vurgulandığı üzere gizliliğin ihlali suçunun masumiyet karinesi ve kişilerin özel hayatına ilişkin bilgilerin gizliliğini koruma altına alması ve masumiyet karinesinden yararlanma hakkı ile özel hayatı veya haberleşme içeriklerinin gizliliği ihlal edilen kişinin suçun mağduru olduğuna açıkca yer verilmesi karşısında hakkında katılma kararı verilen .... ve ....nin sanığın eyleminden doğrudan doğruya zarar gördüğü ve bu nedenle gizliliğin ihlali suçundan açılan kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hak ve yetkilerinin bulunduğu kabul edilmelidir..." şeklindeki gerekçelerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulü ile Dairemizin katılanlar vekilinin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilmiş, katılanlar vekilinin temyiz isteğinin de incelenmesi için dosya tekrar Dairemize gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; temel cezanın hapis cezası seçilerek ve alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken, sanığa yazılı şekilde yetersiz adlî para cezası tayin edildiğine, katılanlar için ayrı ayrı vekâletname sunmalarına rağmen her bir katılan için ayrı ayrı vekâlet ücreti hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanığın temyiz sebepleri; yargılamaya konu haberlerin yayımlandığı dönemde izinli olup, söz konu haberlerin kendisi tarafından yapılmadığı, 21.01.2013 tarihinde izinli olmasına rağmen söz konusu haberde imzasının kullanılması nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiği ve bu konuyla ilgili davanın lehine sonuçlandığı yönündeki savunmaları ve savunmalarını doğrulayan evrak kapsamı gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, yayımlanan haberlerin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de usûl ve kanuna aykırı şekilde verilen hükmün bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; Star gazetesi muhabiri olan sanık ... tarafından hazırlanıp, Star Gazetesinin 21.01.2013 tarihli nüshasının ilk sayfasında, “EROİN TİCARETİNDE HAKİM, SAVCI VE JANDARMA ORTAKLIĞI”, “Organize İşler”, 13. sayfasındaki devamında “Hakim, savcı ve jandarma uyuşturucu ile basıldı”, aynı gazetenin 22.01.2013 tarihli nüshasının ilk sayfasında, “Albaydan hakime devriye görevi”, 13. sayfasındaki devamında da “Hakim ve savcı bir sıçradı ama ikinciyi sıçrayamadı” başlıklarıyla yayımlanan haberlerde, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığına ait 2013/265 numaralı soruşturma dosyasında mevcut belge örneklerinin okuyucunun görgüsüne sunulduğu ve soruşturma evresinde yapılan işlemlerin içeriklerinin haber verme sınırları aşılarak haber konusu yapılması suretiyle söz konusu soruşturma kapsamında şüpheli olarak gösterilen katılanların suçlu sayılmama karinesinden yararlanma haklarının ihlal edildiği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 285/1. maddesindeki gizliliğin ihlali suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1. Hüküm fıkrasında sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 285/1-a, 62/1, 52/2 ve 52/4. maddeleri uyarınca ceza tayin edildiği ve hükmün gerekçesinde sanık ...'e yüklenen gizliliğin ihlali suçunun sabit olduğuna dair açıklamalar yer aldığı hâlde, gerekçeli kararın 12. sayfasında "Açıklanan nedenlerle sanık ...'nin masumiyet karinesini ihlal ederek gizliliğin ihlali suçundan ayrıca her iki sanığın basın yoluyla kamu görevlisine zincirleme şekilde hakaret suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir." şeklindeki ifadelerle gerekçenin kendi içerisinde ve gerekçe ile hüküm arasında karışıklığa neden olunması, 2. Sanık hakkında gizliliğin ihlali suçundan 5237 sayılı TCK'nın 285/1. maddesi gereği bir yıldan üç yıla kadar hapis veya 365 gün ile 1095 gün arasında adlî para cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan Yerel Mahkemece, aynı Kanun'un 61/1. maddesinde yer alan cezanın belirlenmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi göz önünde bulundurularak, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun bir ceza hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın alt sınırdan 365 gün adlî para cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa az ceza tayin edilmesi, 3. Ayrıntıları Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2023 tarihli ve 2019/12-385 Esas, 2023/534 Karar sayılı kararında belirtildiği ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 6352 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK’nın 285. maddesinin gerekçesinde de vurgulandığı üzere; gizliliğin ihlali suçunun masumiyet karinesi ve kişilerin özel hayatına ilişkin bilgilerin gizliliğini koruma altına aldığı ve masumiyet karinesinden yararlanma hakkı ile özel hayatı veya haberleşme içeriklerinin gizliliği ihlal edilen kişinin suçun mağduru olduğu dikkate alındığında, sanığın farklı mağdurlara yönelik aynı suçu hukuki anlamda tek bir fiille gerçekleştirmesinden dolayı aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 43/2. maddesi hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğunun ve bu nedenle hükmolunan cezada 5237 sayılı TCK'nın 43/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.