Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/2221 E. , 2024/5258 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/239 E., 2023/198 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/2221 E. , 2024/5258 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/239 E., 2023/198 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.643,17 TL maddi, 4.000,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının vekalet ücretinin düzeltilmesi gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.07.2023 tarihli kararıyla bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz istemlerinin hükmün kesin olduğundan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, dava şartlarının oluşmadığını, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk derece Mahkemesince; davacının tazminat talebinin dayanağı olan İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/113 Esas – 2016/350 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 20.03.2008 – 29.08.2008 tarihleri arasında 162 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.01.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 /1. Maddesinde belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.07.2023 tarihli kararıyla; "... Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. ..." Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine ilk derece Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 17.830,00 TL olduğu; davalı aleyhine kabul edilen miktarların kesinlik sınırının üstünde olduğundan tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Dairemizin 03.07.2023 tarih ve 2021/8403 Esas - 2023/2336 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 25.09.2017 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de, bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.