Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/2620 E. , 2024/4065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/423 E. 2024/530 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/2620 E. , 2024/4065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/423 E. 2024/530 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3 ve 62/1, 63/1. maddeleri uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, sanık müdafiinin, katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3,62/1,53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl 6 ay süreyle ehliyetini geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık hakkında olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiği düşüncesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri; sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilerek, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, temel cezanın üst sınırdan tayin edilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verildiğine, kusura, cezanın üst hadden tayin edildiğine, bilinçli taksir nedeniyle üst hadden artırım yapıldığına ve vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olayda tamamen kusurlu olduğu anlaşılan sanığın 1.08 promil alkollü vaziyette, hız limitinin 50 km/saat olduğu yolda 181 km/saat hızla seyrettiği sırada önündeki aracın sağındaki şeride geçtiği, bu şeritte önünde seyreden büyük aracın da sağından yine yüksek hızla geçmeye çalıştığı sırada, bu aracın önünde seyrederek olay yerine gelip yolun sağına yönelmiş olan ölen ... yönetimindeki otomobile arkadan çarparak, 3 kişinin ölümüne ve 1 kişinin de yaralanmasına neden olan sanığın, anılan eylemi gerçekleştirmek istemediği sonuçlarını öngörebilecek biçimde devam ettirerek bilinçli taksirle davrandığı ve bu şekilde bilinçli taksirle öldürme suçunu işlediği sabit görülmekle; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş, ancak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması, bilinçli taksir nedeniyle artırım oranının üst hadden belirlenmesi ve ehliyetin belirli bir süre geri alınması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Olay tarihinde, sanığın idaresindeki otomobili ile saat 01.17 sıralarnda gece vakti aydınlatmanın bulunduğu meskun mahal içinde bölünmüş 4 şeritli yolda seyri sırasında, orta şeride geçip yoluna devam ederken kendisi ile aynı istikamette önünde bulunan aracın sağından geçmek istediği sırada orta şeritte bulunan aracın önünde seyreden ölenlerin ve katılanın içinde bulunduğu vasıtanın da sağda yer alan sokağa giriş yapmak için manevra yapması neticesinde, sanığın anılan vasıtaya arkadan çarpması neticesinde 3 kişinin öldüğü ve 1 kişinin de hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda, her ne kadar sanığın 1.08 promil alkollü olması, kaza mahallinde belirlenen hız sınırının yaklaşık 3 katı bir hızla kazaya neden olması ve önündeki aracı kurallara aykırı olacak şekilde sağdan sollamaya çalışması ve 29.12.2022 tarihli '' Görüntü Kaydı Çözümleme Tutanağında, '' ...sürekli şeritler arasında makas atarak ilerlediği... '' belirtilmiş ise de, sanığın; adam öldürme suçunun kanuni tanımda yer alan unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlediği, diğer bir anlatımla ölüm sonucunu kabullenmiş olduğunun somut olayda bahsedilemeyeceğinden olası kast gerçekleşmeyip, eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmediğinden teblignamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii, katılanlar vekili ile katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.