İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/2667 Karar: 2026/2994 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2667 K.2026/2994

12. Ceza Dairesi 2024/2667 E. , 2026/2994 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4 48... /547 Karar SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında 22.12.2022 tarihli ilk derece mahkemesince ve

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/2667 E. , 2026/2994 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4 48... /547 Karar SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında 22.12.2022 tarihli ilk derece mahkemesince ve

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/2667 E. , 2026/2994 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4 48... /547 Karar SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında 22.12.2022 tarihli ilk derece mahkemesince verilen 2 yıl 1 ay hapis ve 1000,00 TL adli para cezasına ilişkin kararının istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince eksik araştırma yapıldığından ve suçun sübutu halinde ceza tayin edilirken alt sınırdan belirlenmesi gerektiğinden bahisle bozulmasından sonra anılan karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uyma zorunluluğu bulunan ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, esas olarak Bölge Adliye Mahkemesince bu hususta bozma kararı verilemeyeceği, bu tür kararların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken kararlardan olduğu, bu şekilde verilen kararların ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde esasen tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağının anlaşılması karşısında, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan yeni beraat hükmünün temyizi kabil olduğu kabul edilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.03.2024 tarihli ek kararları kaldırılarak yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e bendi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında beraat hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin kesin kararına yönelik Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde bulunması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2024 tarihli ek kararı ile temyiz başvurusunun reddine verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri; Olay mahallinde keşif yapıldığı, fen bilirkişisi raporlarına göre sanık tarafından doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma alanı içerisinde 131.78 metrekarelik alandan toprak alındığının belirtildiği, yine çevre yüksek mühendisi bilirkişisi tarafından hazırlanan rapora göre de "dava konusu alanda toprak alımı ile doğal yapının tahrip edildiği kanaatine varılmıştır" şeklinde rapor düzenlenmesi karşısında, tespit tutanakları ile bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın doğal sit alanını tahrip ettiği açık olup sanık hakkında 2863 Sayılı Kanuna Muhalefet suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile ilk derece mahkemesince beraat kararı verilmesi ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesinin istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, her ne kadar sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın inkar içeren savunması, yapılan keşif, dinlenen tanıklar, bilirkişi raporunda sanığın tarım arazisi olarak kullandığı yer ile işgal edilen yerin farklı yerler olduğuna dair tespit birlikte değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, tarafsız ve hükme esas delil elde edilemediği anlaşılmakla "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi de gözetilerek sanığa yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın üzerine atılı suçtan 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık (doğal sit alanında toprak alarak doğal yapıyı tahrip) suçundan açılan davada, bölge adliye mahkemesinin bozması üzerine ilk derece mahkemesi beraat kararı vermiş, bu karara yönelik katılan vekilinin istinafı esastan reddedilmiştir. Bölge adliye mahkemesi savcısı, bilirkişi raporları ve tespit tutanaklarına göre suçun sabit olduğunu ileri sürerek temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemesinin bozması üzerine, direnme yetkisi bulunmayan ilk derece mahkemesince kurulan hüküm esasen bölge adliye mahkemesi kararı niteliğinde olsa da, tarafların temyiz hakkının ortadan kalkmaması için bu tür yeni beraat hükmü temyizi kabil kabul edilir. Esasa ilişkin olarak; sanığın kullandığı arazi ile işgal edilen yerin farklı olduğuna dair bilirkişi tespiti karşısında mahkûmiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığında, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği beraat kararı verilmesi hukuka uygundur. Mahkûmiyet talebine esas suç 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62 ve 52/2-4. maddeleriyle ilişkilendirilmiş; temyiz CMK 289/1 ve 302/1 çerçevesinde incelenmiştir.

Uygulama Sonucu: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile beraat hükmünün onanması.

Dava Strateji Notu: Bölge adliye mahkemesi bozması sonrası kurulan beraat hükmünün temyize açık olduğu kabulü, hem savunma hem katılan yönünden kanun yolu haklarının korunması bakımından önemlidir. Çevre/sit suçlarında beraati güçlendirmek için, sanığın fiilen kullandığı alan ile suça konu alanın farklılığını keşif ve bilirkişi raporuyla somutlaştırmak; şüpheyi giderecek kesin delil yokluğunu CMK 223/2-e ekseninde vurgulamak etkili görünmektedir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla