İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/272 Karar: 2025/5270 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/272 K.2025/5270

12. Ceza Dairesi 2024/272 E. , 2025/5270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1796 E., 2019/2779 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf inc

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/272 E. , 2025/5270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1796 E., 2019/2779 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf inc

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/272 E. , 2025/5270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1796 E., 2019/2779 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 26.02.2020 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 05.03.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunarak davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, yapılan incelemede işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin 01.02.2016 tarihli dava dilekçesinde haksız iletişimin tespiti, dinlenilmesi, kayda alınması tedbirinin uygulandığı gerekçesiyle 50.000,00 TL manevi tazminatın, 13.05.2016 tarihli dava dilekçesinde davacı hakkında iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve teknik takip tedbirlerinin uygulandığı, yapılan soruşturma sonunda 02.11.2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, uygulanan tedbirlere ilişkin kayıtların Cumhuriyet savcılığınca imha edilmeyip farklı dosyalara gönderilerek ifşa edildiği belirtilerek 5271 sayılı CMK'nın 141/3. maddesi gereğince 20.000,00 TL manevi tazminatın söz konusu verilerin imha edilmesi için öngörülen yasal sürenin dolduğu tarihten itibaren işleyecek faizi ile ödenmesine ilişkin talebine ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İlk derece Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile 800,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının az olduğuna, her bir dosya için ayrı ayrı vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine, ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, davacı hakkında uygulanan iletişimin tespiti, kayda alınması ile teknik takibe alınmasına ilişkin mahkeme kararları ile tedbirlerinin uzatılmasına ilişkin mahkeme kararları, tedbirlere hangi tarihlerde başlanıp hangi tarihlerde son verildiğine ilişkin evraklar ile davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı ışığında davacının iddiaları değerlendirildiğinde, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda şüpheli olarak gösterilen davacı hakkında CMK’nın 135 ve 140 maddeleri uyarınca yapılan işlemlerin sonucunun yasa gereğince sadece ilgilisine bildirildiği, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar her ne kadar diğer şüphelilere tebliğ edilmiş ise de, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar içeriğinde davacının iletişimin tespiti ve dinleme ve teknik araçlarla izleme içeriklerinin yer almadığı bu surette davacı hakkındaki tedbire ilişkin içeriklerin hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen diğer şüphelilerce öğrenilmediği ve bunun sadece ilgilisine tebliğ edildiği, içeriğine davacı dışındaki şahısların vakıf olmadığı bu şekilde davacının manevi yönden oluşmuş bir zararı bulunmadığı anlaşılmakla şartları oluşmadığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02/11/2015 tarih ve 2015/77968 sayılı soruşturma sayılı kararı ile hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dosya kapsamında davacı hakkında 22/05/2013 tarihinden 02/11/2015 tarihine kadar yaklaşık 2,5 yıl süren iletişimin kayda alınması ve teknik takip kararı icra edildiği anlaşılmış, her ne kadar ilk derece mahkemesince, özetle, iletişimin kaydına ve teknik takibe ilişkin kayıt ve belgelerin diğer şüphelilerce öğrenilmediği, sadece davacının kendisine tebligat yapıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı hakkında uygulanan tedbirlerin makul süre olarak kabul edilebilecek 1 yıllık süreyi fazlasıyla aştığı düşünülerek, haksız iletişimin kayda alınması ve teknik takip nedeniyle, tedbir süresi de gözetilerek hak ve nesafet kurallarına uygun makul miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmış, her ne kadar davacı vekilince birleşen davalar için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi talep edilmiş ise de, her iki davadaki taleplerin aynı işlemden kaynaklanması, esasen başlangıçta her iki davanın birlikte açılmasının mümkün ve gerekli olması, davacının her iki dosyada aynı vekille temsil edilmesi karşısında, tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği değerlendirilmiş, bu doğrultuda ilk derece mahkemesince verilen red kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla