İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/2899 Karar: 2024/8015 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2899 K.2024/8015

12. Ceza Dairesi 2024/2899 E. , 2024/8015 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/111 E. 2024/29 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Ret Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ile dav

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/2899 E. , 2024/8015 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/111 E. 2024/29 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Ret Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ile dav

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/2899 E. , 2024/8015 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/111 E. 2024/29 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Ret Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ile davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının 29/09/2016 tarihinde gözaltına alındığı 1 gün süre için 43,37 TL maddi ve 60,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 29/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, davacının tutuklu kaldığı 12/10/2016-12/01/2017 tarihleri arasındaki 92 gün süre için 4.027,77 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 12/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; davacının tutuklu kaldığı süreye ilişkin maddi tazminat miktarının "3.984,13 TL" olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09/10/2023 tarih ve 2021/10315 Esas - 2023/3770 Karar sayılı ilamıyla: "Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunmasının" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacının gözaltına alındığı 29/09/2016 tarihi için 100,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 29/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacının tutuklu kaldığı 12/10/2016-12/01/2017 tarihleri için 6.050,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 12/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin 01/04/2024 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunduğu; gerekçeli kararın davacı vekiline 10/04/2024 günü tebliğ edilmesine karşın davacı vekilinin 5271 sayılı CMK’nın 294. ve 295/1. maddeleri uyarınca temyiz sebepleri gösteren dilekçesini sunmadığından temyiz isteminin reddine, temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün davalı yönünden kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Sarıveliler Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/33 Esas- 2019/48 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 29/09/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 29/09/2016 tarihinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, bu karara yönelik yapılan itiraz üzerine hakkında yakalama emri düzenlenen davacının Ermenek Sulh Ceza Hakimliğinin 12/10/2016 tarih ve 2016/388 D.İş sayılı kararıyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve yine Ermenek Sulh Ceza Hakimliğinin 12/10/2016 tarih ve 2016/387 D.İş sayılı kararıyla nitelikli yağma suçundan tutuklama kararı verilmesi üzerine davacının 12/10/2016 tarihinde tutuklandığı, Karaman Sulh Ceza Hakimliğinin 18/10/2016 tarihli 2016/2278 D.İş sayılı tahliye müzekkeresi ile nitelikli yağma suçundan 18/10/2016 tarihinde tahliye edildiği, Ermenek Sulh Ceza Hakimliğinin 12/01/2017 tarihli 2017/6 D.İş sayılı kararı ile de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan tahliye edildiği, bu suretle davacının 12/10/2016-18/10/2016 tarihleri arasında nitelikli yağma suçundan,18/10/2016-12./1/2017 tarihleri arasında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen tutuklama müzekkeresinin infaz edildiği, davacı hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davasının yargılama neticesinde verilen beraat hükmünün 23/05/2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemizin 09/10/2023 tarih ve 2021/10315 Esas-2023/3770 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 25/02/2020 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. Davacı vekilinin yüzüne karşı tefhim edilen hükmü karşı sunduğu 01/04/2024 tarihli süre tutum dilekçesi içeriğinde verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürdüğünün anlaşılması karşısında; tebliğnamede davacının temyiz sebepleri gösteren dilekçesini sunmadığından temyiz isteminin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiş olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05/07/2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu; haksız gözaltı ve tutukluluk tedbiri nedeniyle açılan tazminat talepli davaya ilişkin bozma ilamı üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde davalı aleyhine toplam hükmedilen manevi tazminat miktarının 6.150,00 TL olması nedeniyle hükmedilen tazminat miktarına göre davalı açısından hükmün kesin nitelikte ise de davalının katılma yoluyla temyiz hakkının bulunduğu, davalı vekilinin, gerekçeli kararın ve davacının süre tutum dilekçesinin 19/04/2024 tarihinde tebliği üzerine 24/04/2024 tarihinde temyiz sebeplerini bildirerek vermiş olduğu dilekçesinin katılma yoluyla temyiz olduğu anlaşıldığından tebliğnamede hükmün davalı yönünden kesin olduğuna ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir. Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla; eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı ve davalı vekillerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla