Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3006 E. , 2025/4817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/184 E., 2024/291 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 28.11.2017 KARAR : Davanın kısmen kabulü TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Davacının tazminat
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3006 E. , 2025/4817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/184 E., 2024/291 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 28.11.2017 KARAR : Davanın kısmen kabulü TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükmün, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. Maddesinde öngörülen kesinlik sınırına göre davalı açısından kesin olduğu belirlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. Maddesindeki davacı vekilinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince; davacı vekilinin örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçu nedeniyle İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2016/425 sorgu sayılı müzekkeresi ile tutuklandığı, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/67 Esasında kovuşturma yapıldığı, daha sonra mahkemece tahliye edildiği, bu tahliye kararına itiraz edilmesi üzerine hakkında yeniden yakalama emri çıkartıldığı ve hakkında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçlarından yeni bir soruşturma açılarak gözaltına alındığını müvekkilinin yeniden tutuklandığını, tutuklama incelemesinin otuzar gün içinde yapılmadığını, bu yapılan haksız uygulama nedeniyle 300.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın CMK 141/1-e maddesi gereğince de incelenmesi gerektiğine, maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine, tutukluluk süresinin makul süreyi aştığına, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen “Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen," hükmü uyarınca tazminat talebinde bulunduğu, ancak davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 31.08.2016-31.03.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 01.04.2017-24.10.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, iki ayrı soruşturma yürütüldüğü, şüpheli ve sanık sayısının fazlalığı, yürütülen soruşturmanın terör soruşturması olması, olayın niteliği ve karmaşıklık düzeyi göz önünde bulundurulduğunda davacı hakkında makul sürede iddianame düzenlenerek yine makul sürede hakim önüne çıkarıldığı, yasal tutukluluk süresinin aşılmadığı, bu haliyle tazminat koşullarının oluşmadığı, Davacının 30.09.2016 tarihinde yapılan tutukluluk incelemesinden sonraki tutukluluk incelemesinin otuz günlük süre geçtikten sonra 31.10.2016 günü yapıldığı, her ne kadar takip eden günler resmi tatil ise de resmi tatillerde tutukluluk incelemesi yapılamayacağına dair kanuni bir düzenleme olmadığı, her ne kadar İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine açılan 2017/223 Esas sayılı dava dosyasının 2017/67 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine ve tutukluluk halinin devamına karar verilmiş ise de tutukluluk halinin resen incelenmesi gerektiği, dosyanın esası kapatılsa bile sonuç olarak yargılamanın İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine açılan 2017/223 Esas sayılı dava dosyasından devam ettiği, davacının 30.09.2016 tarihinde yapılan tutukluluk incelemesinden sonraki yeni tutukluluk incelemesinin 30 günlük süre geçtikten sonra 31.10.2016 tarihinde yapıldığı ve yine yargılandığı 2017/67 esas sayılı dava dosyasıyla birleştirilen 2017/223 esas sayılı dava dosyasında 18.08.2017 tarihinde birleştirme kararı ile birlikte tutukluluğunun devamına karar verildiği, tutukluluğun devamına yönelik itirazın 13.09.2017 tarihinde reddine karar verilerek tutukluluk halinin devam ettiği, bundan sonraki tutukluluk halinin ise 30 günlük süre geçtikten sonra 2017/67 esas sayılı dava dosyasında 24.10.2017 tarihinde yapılan 3. celsede değerlendirildiği anlaşılmakla; süresinden sonra yapılan bu tutukluluk incelemeleri sebebiyle kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. Maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu; davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 1.000,00 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırı ve hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.