Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3062 E. , 2025/5687 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/233 Esas., 2024/221 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inc
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3062 E. , 2025/5687 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/233 Esas., 2024/221 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafi ve katılan vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 24.04.2014 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafi ve katılan vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 24.04.2014 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6, 63/1. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçenin hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 29.08.2011 günü gece saat 05:00 sıralarında sanık sürücünün, idaresindeki otomobil ile, 2,13 promil olarak tesbit edilen yüksek oranda alkollü olduğu halde, meskûn mahal dışı, 5,6 m genişliğindeki dar, zemini asfalt, aydınlatması mevcut, iki yönlü, hafif eğimli, korkuluksuz sert virajlı köy yolunda seyir halindeyken, yola gereken dikkatini vermemesi, tanık yolcular ... ve ...'ın beyanlarından da anlaşıldığı üzere araçtaki kişilerin devamlı uyarılarına rağmen aracı ısrarlı şekilde çok süratli şekilde kullanıp, seyrini virajlı yol şartlarını dikkate almadan ve kaplama içinde kalacak şekilde sürdürmeye özen göstermeden sürdürmesi ve olay mahalli olan sağa yönelen korkuluksuz sert viraja da hızını düşürmeyip mevcut hızıyla girmesi nedeniyle, tamamen kendi sevk ve idare hatasıyla virajda direksiyon hakimiyetini kaybedip sol taraftan yol dışı kalarak 100-150 metrelik uçuruma yuvarlanması sonucu, araçta yolcu olarak bulunan ...'nın ölümüne neden olduğu olayda, asli ve tam kusurlu olduğu ve yapılan ölçümde sanığın 2,13 promil alkollü olması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR İlk Derece Mahkemesince "sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaate varılamadığından" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına ilişkin hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde karar verildi.