Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3324 E. , 2025/3020 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/166 E., 2024/254 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inc
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3324 E. , 2025/3020 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/166 E., 2024/254 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51, 63. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.03.2023 tarihli kararıyla sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, TCK'nın 51/7-8. maddelerindeki ihtarların yapılmaması ve vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesi yerine hazineye irat kaydına karar verilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma sonrası sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın tazminat davasında hükmedilen maddi manevi tüm zararı ödeyerek giderdiğine, sanık hakkında tayin edilen 4 yıl 2 ay hapis cezasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın erteleme hükümlerinden yararlanma imkanının ortadan kaldırıldığına, olayın meydana geldiği yerde fren izinin olması sanığın aracı durdurma amacıyla hareket ettiğini açıkça gösterdiğine, ölenin yaya trafiğine uygun olmayan yolda sanığın kullanmakta olduğu aracın aniden önüne çıktığına, sanığın elinde olmayan nedenlerle ve ölenin kusuruyla gerçekleşen kazanın sonuçlarını telafi edebilmek için elinden gelen her şeyi yaptığına, sanığa beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ve ölenin amca çocukları olduğuna, beraat yönünde karar verilmediği takdirde şahsi cezasızlık kurumunun gündeme geleceğine, sanık hakkında cezalandırma yoluna gidilecekse verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine, sanığın halihazırda 74 yaşında olup bakmakla yükümlü olduğu eşinin ise 79 yaşında olduğuna, sanığın elim olayda suçsuz olduğuna, hukuka aykırı şekilde cezalandırıldığına, re'sen gözetilecek hususlara, sonuç olarak sanığın beraatine, aksi halde ceza verilmesine yer olmadığına, mahkemece cezalandırılması yönünde kanaat oluşması halinde sanık lehine hükümlerin uygulanarak hapis cezasının adli para cezasına çevirlmesi isteğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; meskun mahal dışında, gündüz vakti, mağdur ...'ın köyden ... Beldesi'ne doğru gitmek üzere yaya olarak yola çıktığı, ... Kasabası'na 650 m. mesafede yolun sağ tarafında yürüdüğü sırada sürücü belgesi olmayan sanık ...'ın sevk ve idaresindeki araçla iki yönlü köy yolunda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde seyrine göre yolun solunda kaplama kenarında yürüyen mağdur yayaya sol şeritte frenli vaziyette çarpması sonucu mağdurun maruz kaldığı trafik kazasına bağlı kafa travması ve açık kanamalı yaralanmaya bağlı kan kaybı ve neticesinde gelişen solunum ve kalp durması sonucu öldüğü, kaza tespit tutanağı, trafik bilirkişi raporu, Ankara ve İstanbul trafik İhtisas Dairesi raporlarında sanığın kusurlu bulunduğu anlaşılmakla, mahkemece sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, lehe hükümler istemi bulunan sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması; 2-5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği, suç tarihi itibariyle sürücü belgesi bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında TCK'nın 53/6. maddesi gereğince sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi; Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Sarıkaya Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.