KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2024/3388 E., 2025/4318 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10.01.2023
- Sayısı
- 2022/600 E., 2023/46 K.
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanun'un (1412 sayılı Kanun) 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 16.02.2022 tarihli, 2021/31866 Esas, 2022/5154 Karar sayılı ilamıyla; basit yargılama usulü yönünden değerlendirme yapılması zorunluluğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Yerel Mahkemece bozma ilamına uyulması yönündeki kararı ile basit yargılama usulü ile verilen karara sanık müdafiinin itiraz etmesi üzerine genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 123/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemleri, sanığın amacının mağdure ile iletişim kurmak olduğuna; kişilerin huzur ve sükunu bozma kastıyla hareket etmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın katılanın kullanmış olduğu cep telefonu numarasına tanışmak niyetini ortaya koymasının ardından katılanın istememesine karşın sıkça mesajlar göndererek katılanı rahatsız eden sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 123/1. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/3388, K. 2025/4318, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama