Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3406 E. , 2025/6152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/417 E., 2024/21 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden; karar tarihi itibarıyla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeler
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3406 E. , 2025/6152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/417 E., 2024/21 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden; karar tarihi itibarıyla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile değişik 427 nci ve ek 4 üncü maddeleri uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden; Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMUK'un 427. ve CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 56.300,00 TL maddi tazminatın 05.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 20.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın ve 1.000,00 TL soruşturma vekalet ücretinin el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.270,19 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 6.126,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğine, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın gerekçesiz ve eksik araştırmaya dayalı olduğuna, bilirkişi raporuna sunulan itirazların değerlendirmeye alınmadığına, davacıdan el konulan malların iade edilmemesi karşısında maddi tazminat hesaplamasının malların güncel değeri esas alınarak yapılması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Tazminat talebinin dayanağı olan Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/1947 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacıya ait cep telefonu ve aksesuarlarına 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçuna konu olduğundan bahisle 26.08.2010 tarihinde el konulduğu ve otomobiline ise sicile şerh verilmek suretiyle el konulduğu, yapılan soruşturma neticesinde davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 08.05.2014 tarihinde kesinleştiği ve el koymaya konu malların davacıya iadesine karar verildiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, bozma sonrası yapılan araştırmada iade kararına rağmen el koymaya konu malların davacıya teslim edildiğine dair teslim-tesellüm tutanağına rastlanmadığı gibi elektronik bilgi sisteminde de teslime dair bir kayda rastlanmadığı, malların kaçak eşya ambar depolarında da bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Bozma sonrası el koyma tarihi ile iade tarihi arasındaki yasal faizin hesaplanması bakımından dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişi tarafından değerleme oranları esas alınmak suretiyle malların 2023 yılı itibariyle değerinin, 52.428,28 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür. Bozma sonrası yapılan araştırma kapsamında malların davacıya iade edilmediğinin anlaşılması karşısında İlk Derece Mahkemesince, gerekçelendirilmemekle birlikte dosya kapsamında yapılan incelemede; malların el koyma tarihindeki değerinin 5.676,00 TL olduğu yönünde kanaat bildiren 22.05.2018 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, bu miktara bozma ilamında yer alan 450,00 TL soruşturma vekalet ücretinin eklenmesi suretiyle toplamda 6.126,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 20.520,00 TL olduğu, kabul edilen tazminat miktarının 6.126,00 TL olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 1086 sayılı Kanun’un 432 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; El koymaya konu malların el koyma anındaki değeri olan 5.676,00 TL bakımından el koyma tarihinden işleyecek yasal faiz işletilmesi, soruşturma vekalet ücreti olan 450,00 TL bakımından ise kovuşturmaya yer olmadığı karar tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, belirtilen miktarların toplamı üzerinden el koyma tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde karar verildi.