İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/3412 Karar: 2025/849 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/3412 K.2025/849

12. Ceza Dairesi 2024/3412 E. , 2025/849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/41 E., 2024/119 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ... müdafii ile sanık ... tara

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/3412 E. , 2025/849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/41 E., 2024/119 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ... müdafii ile sanık ... tara

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/3412 E. , 2025/849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/41 E., 2024/119 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ... müdafii ile sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafinin süresi geçtikten sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin; 7079 sayılı Kanun’un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece taksirle öldürme suçundan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4.maddelerine göre 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında ayrıca inşaat mühendisliği mesleğini yapmaktan 1 yıl süre ile yasaklanmasına ilişkin verilen hükümleri, sanık ..., sanık ... ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.12.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına fiilen uyularak sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1 ile 5271 sayılı CMK'nın 283. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıkların kazanılmış hakları dikkate alınarak sanıkların 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... müdafii ile sanık ...'un temyiz istemleri hakkında hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık ...'un temyiz isteği; KATÜ raporunun gerçekleri yansıtmadığına; binanın inşasında kusurunun bulunmadığına; eksik inceleme ile karar verildiğine, binanın inşasında birinci sınıf malzeme kullanıldığına, apartmanın depremde yıkılmadığına, hazır beton ile inşa edilen giriş katının merdiven kolonunun patladığına ve binanın hasar gördüğüne, binadan onlarca personel ve seksen civarında öğrencinin yara almadan çıktığına, karotların ve diğer numunelerin usulüne uygun alınmadığına ve muhafaza edilmediğine, beraat kararı verilmesi talebine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; depremde yıkılan ... Apartmanı için müvekkilinin fenni mesullük yapmadığına; 3194 sayılı kanunun 22. Maddesine uyulmadığından müvekkilin fenni mesullük görevinin başlamadığına, tüm sanıklara aynı oranda kusur yüklenmesinin taksirli suçta herkes kendi kusurlu davranışıyla cezalandırılır kuralına aykırı olduğuna, binanın yapım aşamalarında görev alan inşaat mühendisi, yapı sahibi, belediye personeli gibi kişilerin yaptığı eylemler aynı olmadığından kusurun da herkese özgü olarak tespit edilmesi gerektiğine, ancak bu hususta araştırma ve tespit yapılmamış olduğuna, müvekkilinin bu binanın yapımındaki tek fiili taahhütname vermek olduğuna, bunun haricinde müvekkilin ne yapı kullanım izin belgesi ne de teknik rapor gibi bir belge düzenlemediğine, meydana gelen ölümlerden müvekkilinin sorumluluğunun hukuken mümkün olmadığına, Yerel mahkemece eksik incelemeyle karar verilmiş olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23.10.2011 tarihinde yerel saatle 13:41 sıralarında, merkez üssü Van ili, Erciş ilçesinde meydana gelen ve merkez üssü Kasımoğlu köyü civarı, değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, Kışla Mahallesinde bulunan ... Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu bir kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü olayda; Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Temmuz 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporuna göre; binanın yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, 06.06.2006 tarihinde ONİKS Mühendislik tarafından hazırlanan inşaat alanı jeoteknik zemin etüt raporu, Zend Mimarlık tarafından hazırlanan ve 17.01.2008 tarihinde TMMOB Mimarlar Odası Van Şubesi tarafından onaylanan binaya ait mimari proje, 15.04.2008 tarih ve 20008/09 numaralı yapı ruhsatı, 07.01.2009 tarihli yapı kullanma izin belgesi dilekçesi, 08.01.2009 tarih ve 2009/02 numaralı yapı kullanma izin belgesi, muvafakat yazıları ve noter evraklarından binanın 2007 yılından sonra yapıldığının anlaşıldığı, apartmana ait mimari, statik, elektrik tesisat projeleri ile zemin etüt raporunun bulunduğu ancak statik hesap raporlarının olmadığının tespit edildiği, ... Apartmanının yapım yılına göre 2007 Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği, 14.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre, binanın taşıyıcı sistemi betonarme olup, bodrum, zemin ve 5 normal olmak üzere toplam 7 kattan oluştuğu, 15.04.2008 tarihli yapı ruhsatı ve 08.01.2009 tarihli yapı kullanma izin belgelerine göre bina yol kotu altı 1 kat ve yol kotu üstü 5 kat olmak üzere toplam 6 kattan oluştuğu, ruhsatta, binaya ait toplam kat sayısının belirlenmesinde, mimari ve statik projeler ile dosyadaki raporlardan farklı olarak zemin kat ve çekme katın tek kat olarak belirtildiği, bu nedenle de binanın toplam 7 kattan oluştuğunun anlaşıldığı, mimari projeden binanın bodrum, zemin, çekme ve 4 normal kat olmak üzere toplam 7 kattan oluştuğu, dosya kapsamında elde edilen yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve projelerden binanın kat sayıları arasında farklılıkların bulunmadığı, ayrıca, bina toplam yüksekliğinin de birbirleriyle ile uyumlu olduğunun belirlendiği, 2007-Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmeliğin "3.2 Genel Kurallar" bölümünde deprem bölgelerinde kullanılacak binalarda dikkate alınması gereken minimum beton sınıfları hakkında bilgiler verildiği, buna göre ... Apartmanına ait statik projede beton sınıfı C20, donatı sınıfı ise S420 olarak belirtildiği, binaya ait hesap raporlarının bulunmadığı, ... Apartmanına ait karot numuneleri üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda, numunelerin ortalama basınç dayanımının 10.03N/mm2 olarak elde edildiği, ayrıca, karot dayanımlarının 5.46-17.24N/mm2 arasında değişmekte olduğu, bunun da binada dökülen betonun oldukça heterojen olduğu anlamına geldiği, sonuç olarak elde edilen ortalama basınç dayanımının, 2007 yılında yayımlanan Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C20'yı sağlamadığı, yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, etriye çapı açısından yeterlilik gözükürken, etriye aralığı açısından yetersizlikler olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporu ile proje verilerine göre kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde de farklılıklar olduğu, parça beton numuneler içerisinde boyut itibariyle standart dışı büyüklükte agregalar olduğunun belirlendiği, Mahkemece hükme esas alınan 10/04/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; sanık ...'nin yıkılan binanın "fenni Mesulü" olduğu, bu konuda taahütname verdiği, ancak fenni mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, sanık ...'un ise söz konusu binanın sahibi ve müteahhidi olarak yapımından sorumlu olduğu halde, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımında kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemeleri nedeniyle sorumlu olduğu, hakkında verilen beraat kararı kesinleşen temyiz dışı sanık ... ...'ın binanın mimari proje müellifi olarak yalnızca mimari tasarımdan sorumlu olduğu, binanın mimari projeye uygun yapıldığı, binanın toplam yüksekliğinin de birbirleriyle uyumlu olduğu, mimari proje ile ilgili bir eksiklik olmadığı, bu nedenle de mimar sanık ... ...'ın kusurunun olmadığının belirtildiği, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporları, yapılan inceleme, değerlendirme ve deliller neticesinde; 1.derece deprem bölgesinde yer alan ... Apartmanının taşıyıcı elemanların donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının belirlenmesi üzerine taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkûmiyetine ilişkin verilen hükümlerin, sanık ..., sanık ... ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.12.2022 tarihli ilâmıyla; "...1-Depremde yıkılan ve 1.derecede deprem bölgesinde bulunan ... Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; 2007 tarihli Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C 20’yi sağlamayan beton kullanıldığının belirlendiği, beton içerisinde standart dışı büyüklükte agregaların mevcut olması, kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar olduğu, bu yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; buna göre sanıklar ... ve ...'un yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve iş bitimi aşamasında, üzerilerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanıklar ... ve ... hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezalarında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-TCK'nın 53/6. maddesinde “belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, inşaat mühendisi olduğu anlaşılan sanık ...'nin çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan, çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde mesleğini icrasında bulunmaktan 1 yıl süre ile yasaklanmasına karar verilmesi..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesi üzerine Mahkemece sanıkların savunmaları alınmış ve sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1 ile 5271 sayılı CMK'nın 283. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıkların kazanılmış hakları dikkate alınarak sanıkların 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Mahkemece bozmaya uyma kararı verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması, yasaya aykırı olmakla birlikte ilamda gösterilen esaslara uygun karar verildiği anlaşıldığından, bu husus fiilen uyma kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ... müdafii ile sanık ...'un yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanıkların ceza miktarı açısından kazanılmış haklarına ilişkin uygulama maddesi 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi olduğu halde; hükümde uygulama maddesi olarak CMK'nın 283. maddesi olarak gösterilerek, 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan, "CMK 283.maddesi" ibaresinin, "1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca" ibareleri şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükümlerin oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla