İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/3570 Karar: 2024/6844 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/3570 K.2024/6844

12. Ceza Dairesi 2024/3570 E. , 2024/6844 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/213 E., 2021/474 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ... hakkında hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından; sanık ... hakkında kurulan hükmün ise;

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/3570 E. , 2024/6844 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/213 E., 2021/474 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ... hakkında hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından; sanık ... hakkında kurulan hükmün ise;

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/3570 E. , 2024/6844 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/213 E., 2021/474 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ... hakkında hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından; sanık ... hakkında kurulan hükmün ise; sanık ve katılan vekili temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hemşirelik mesleğini 5 ay süre ile yapmaktan yasaklanmasına; sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 257/1, 62, 50/1-a, 52/2-4, 53/5. maddeleri uyarınca 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın TCK'nın 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkilerini kullanmaktan 5 ay süre ile yasaklanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, teşdiden hüküm kurulmasının yerinde olmadığına, TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanması için tayin edilen sürenin fazla olduğuna, sanık ...'nun temyiz sebepleri; kusurlu olmadığına, doktorun sözlü talimatına göre işlem yaptığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde ise alt sınırdan uzaklaşılmadan ve lehe hükümler uygulanarak ceza tayini talep ettiğine; katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince ise; kusur durumuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanıklar hakkında tayin olunan cezaların eksik olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde şeker hastalığı bulunan 1986 doğumlu ...'ın babası olan katılan ... tarafından bulantı ve kusma şikayeti üzerine Bodrum Devlet Hastanesine götürüldüğü, ...'ın hastanenin dahiliye servisine çıkarıldığı ve nöbetçi dahiliye uzmanı sanık doktor ...'e bilgi verildiği, sanık doktor Sinem'in de servise çıkarak yatmakta olan hasta ...'ı muayene ederek dosyasını incelediği, sanık doktor ...'in daha sonra dahiliye servisinde görevli hemşire sanık ...'ya hasta ...'a verilmesi gereken ilaçları ve tedavi şeklini sözlü talimat olarak söylediği ve bu talimatları yazılı order denilen emir tabelasına yazdığı, sanık ...’ün yazılı talimat olarak hastaya sodyum bikarbonat uygulanmasını yazmasına rağmen sanık ...'nun yazılı talimatlara bakmadan tıbbi gereklere aykırı şekilde hastaya damar yolu ile 5 ampul Potasyum enjekte ettiği, ilaç prospektüslerinin uyarı bölümlerinde bu ilacın hiçbir zaman damar yolu ile enjekte edilmemesi gerektiği, hiperkalemi ile ani kalp durmasına sebep olacağının belirtilmiş olduğu, katılan ...'ın ilaç enjekte edildikten bir süre sonra çocuğuna bir şeyler olduğunu söyleyerek bağırması sonucu hemşire olan sanık ...'nun ölen ...'ın odasına gittiği, mavi kot ekibine haber vererek sanık doktor Sinem'i çağırdığı ancak tüm müdahalelere rağmen hastanın kurtarılamadığı ve öldüğü, Adli Tıp Kurumu raporuna göre de ölüm nedeninin yüksek dozda potasyumun damar içine uygulanması sonucu kalp durmasını meydana getirdiğinin belirtildiği; sanık ...'ün olay günü, acil servise gelen ... ile ilgili olarak tedavi talimatlarını diğer sanık ...'ya verdikten sonra hastanın fenalaşması üzerine hastaneye yeniden çağrıldığı, hastaya müdahale edildiği sırada diğer sanık ... tarafından damar yoluyla Potasyum enjekte edildiğini öğrendiği, kısa bir süre sonra da hastanın vefat ettiği, bunun üzerine doktor sanık ...'in görevi gereği düzenlemekle yetkili olduğu ölüm belgesine kesin ölüm sebebi tespit edilmeden “Diyabet ve kalp durması” şeklinde ölüm sebebi yazarak ölüm belgesi düzenlediği, tüm dosya kapsamına göre sanık ...'nun aşamalarda alınan savunmasında kendisine sözlü olarak potasyum enjekte edilmesi söylendiğini ve sözlü talimatlara göre tedavi uyguladığını, dahiliye servisinde çalıştığını ve 20 yıllık hemşire olduğunu belirtse de sanık ...’nun potasyumun hiçbir zaman damar yolu ile enjekte edilmemesi gerektiğini bilmemesinin mümkün olmadığı, kendisine bu yönde sözlü bir talimat verildiğinin ispatlanamadığı kaldı ki bu yönde sözlü bir talimat bulunsa bile damardan enjekte edilmeyecek bir ilacı doğrudan hastaya vererek tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucunda 26 yaşındaki ...’ın ölümüne sebep olduğu, böylece sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş, sanık ... bakımından ise yetkili olduğu ölüm belgesine kesin ölüm sebebi tespit edilmeden “Diyabet ve kalp durması” şeklinde ölüm sebebi yazarak ölüm belgesi düzenlediği, sanığın resmi belgede sahtecilik bilinç ve kastıyla hareket ettiğinin tespit edilemediği, ancak hastaya yanlış tedavi uygulanmış olduğunu öğrenen sanığın, şüpheli ölüm vakası olarak olayı Cumhuriyet Savcılığı'na bildirmek yerine atılı suça konu ölüm belgesini düzenlemek suretiyle "Görevi Kötüye Kullanma" suçunu işlediğinin sabit olduğu görülmekle, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 257/1. maddesindeki görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 1-Sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulama maddesi olan TCK’nın 50/4.maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi; Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği sanık hakkındaki (1) numaralı hüküm fıkrasının dördüncü paragrafında yer alan "TCK'nın 50/1-a maddesi" ibaresinin çıkarılarak yerine "TCK‘nın 50/4. maddesi yollamasıyla 50/1-a. Maddesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 257/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 5237 sayılı TCK'nın 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarısına kadar uzayacağından, 31.07.2012 tarihinden itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla