İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/3821 Karar: 2025/2377 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/3821 K.2025/2377

12. Ceza Dairesi 2024/3821 E. , 2025/2377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/26 E., 2024/16 K. SUÇLAR : Tehdit, cinsel taciz, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme HÜKÜM

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/3821 E. , 2025/2377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/26 E., 2024/16 K. SUÇLAR : Tehdit, cinsel taciz, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme HÜKÜM

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/3821 E. , 2025/2377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/26 E., 2024/16 K. SUÇLAR : Tehdit, cinsel taciz, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme HÜKÜMLER : Zamanaşımı nedeniyle düşme, mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, bozma Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine tehdit ve cinsel taciz suçlarından kurulan hükümlerin; katılan vekili tarafından, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçlarından kurulan hükümlerin; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, zamanaşımı nedeniyle düşme ve beraat hükümlerinin niteliği ile mahkûmiyet hükümleri bakımından hükmedilen cezaların on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine, tehdit suçundan 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1, 43/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan 5237 sayılı TCK'nın 125/2. maddesi yollamasıyla 125/1, 43/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 123/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 136/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 244/2, 43/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin 02.06.2016 tarihli beraat kararına yönelik katılan vekilinin, mahkûmiyet kararlarına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteklerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 09.12.2020 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında cinsel taciz ve tehdit suçlarından açılan kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine, hakaret suçundan 5237 sayılı TCK'nın 125/2. maddesi yollamasıyla 125/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 43/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçlarından kurulan hükümlerin onanmasına, cinsel taciz suçundan kurulan hükmün düzeltilerek onanmasına, tehdit suçundan kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Yargıtay 8. Ceza Dairesine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 16.10.2024 tarihli ve 2024/19268 Esas, 2024/7769 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunu işlediği sabit olan sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğuna, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından daha fazla cezaya hükmedilmesi yerine sanığa hükmolunan cezalarda takdiri indirim yapılmasının isabetsiz olduğuna, re'sen göz önünde bulundurulacak diğer nedenlerle de sanığın lehine verilen hükümlerin bozulması istemine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; uyulmasına karar verilen bozma ilâmının gereklerinin yerine getirilmediğine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülüp, eksik araştırma ve inceleme neticesinde hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından mahkûmiyet kararı verildiğine, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan beraat kararı verilmesine rağmen sanığın lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmediğine, re'sen dikkate alınacak diğer nedenlerle de aleyhe olan mahkûmiyet hükümlerinin bozulması ve beraat hükmü yönünden vekâlet ücreti hükmedilmesi istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; aynı şirkete ait iş yerinde çalışmalarından dolayı tanışıp, arkadaş olan sanık ... ile mağdur ... arasındaki duygusal ilişkinin mağdur tarafından sona erdirilmesini kabullenemeyen sanığın, 2011 yılı Kasım ayı ile 29.06.2012 tarihleri arasında, mağduru sık sık telefonla arayıp, iş yerinde ve dışarıda onu takip etmeye, gönderdiği çok sayıda mesajlarla onu rahatsız etmeye başladığı, bu kapsamda; “Seni yaşatmam, benden ayrılamazsın, sana aşığım, seni işten attırırım, yaşadıklarımızı herkese anlatırım, seni rezil ederim” biçimindeki ve tespit edilen diğer mesaj içeriklerine göre de mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikteki sözlerle hakaret ve tehdit, “Ama sen yenisini bulmuşsundur, iyi zevk vermezse gel bana, sonrası yok artık, ancak yatarım senle ... yine müthiş zevk veririm ama o kadar...” biçimindeki mesajlarıyla cinsel taciz, görüşmek istemediğini bildiği mağdura ısrarla mesajlar gönderip, mağduru takip ederek kişilerin huzur ve sükununu bozma, mağdurun şirket tarafından tahsis edilen elektronik posta hesabındaki şirket kimlik kartı üzerinde bulunan fotoğrafını ve mağdura ait bilgileri ele geçirerek, mağdurun adını ve soyadını taşıyan sahte Facebook hesabı açıp, bu hesap üzerinden, mağdura ait kişisel veri niteliğindeki fotoğraf ve bilgileri yayımlamak ve mağdura ait ... hesabının şifresini kırıp, ... hesabına kendi elektronik posta adresini yazarak, mağdura gönderilen elektronik iletileri ele geçirmek suretiyle verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçlarını işlediği iddialarına dayalı olarak, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 105/1, 106/1-1, 43/1, 125/1-2, 136/1, 244/2 ve 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davaları açıldığı olayda; iddianameye konu edilen ve cinsel taciz içeren mesajın 28.11.2011 tarihinde, tehdit içeren "... Ben o gün sadece senin için gittim ordan zaten anladım olayı bidahaki latif falan görürsem etrafımde sakin olmayacam'' şeklindeki son mesajın ise 05.01.2012 tarihinde katılana gönderilmesinden dolayı cinsel taciz ve tehdit suçları yönünden tespit edilen suç tarihlerine göre 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin dolduğu, öte yandan sanığın üzerine atılı sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunu işlediğine dair, savunmasının aksine, cezalandırılması için yeterli, kesin, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak somut delil elde edilemediği, ancak, bozma ilâmı üzerine alınan 17.03.2022 tarihli bilirkişi raporu ile dosya evrakı kapsamına göre sanığın, 13.02.2012 tarihinde, mağdura; ''...ben senin namussuz olduğunu anlatmak istiyorum herkese'' şeklinde hakaret içerikli mesaj göndermesi, mağdur adına açtığı sahte Facebook hesabı üzerinden, mağdura ait kişisel veri niteliğindeki fotoğrafları 28.04.2012, 21.06.2012, 29.06.2012 tarihlerinde paylaşması ve aralarındaki duygusal ilişkiyi bitiren mağduru takip edip, ona ısrarla çok sayıda mesaj atmak suretiyle de mağdurun huzur ve sükununu bozması eylemlerinin sübut bulduğu kabul edilerek, sanık hakkında cinsel taciz ve tehdit suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, sanığın, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan beraatine ve hakaret, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Sanığa yüklenen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan yargılama konusu eylem, 5237 sayılı TCK'nın 106/1. maddesinde tehdit başlığı altında yaptırıma bağlanmış olup, cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca anılan suçun asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl, kesintili dava zamanaşımı süresinin ise aynı Kanun'un 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda 12 yıl olduğu, 05.01.2012 tarihine kadar işlendiği tespit edilen suçla ilgili olarak, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği 02.06.2016 tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca dava zamanaşımının kesildiği ve aynı Kanun'un 67/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başladığı, dolayısıyla dava zamanaşımını kesen en son işlem olan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği 02.06.2016 tarihinden itibaren 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin 18.01.2024 olan hüküm tarihinden önce dolmadığı, ancak 05.01.2012 olan suç tarihinden itibaren 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin 05.01.2024 tarihinde dolduğu ve Mahkemece bozma ilâmı üzerine alınan 17.03.2022 tarihli bilirkişi raporu ile dosya evrakı kapsamına göre suç tarihinin 05.01.2012 olarak belirlenmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın işlediği iddia olunan tüm suçlarla ilgili "28.11.2011 - 29.06.2012" tarih aralığının, tehdit suçunun işlendiği tarih olduğuna dair yanılgılı kabule dayalı olarak, hüküm tarihinde 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasını öneren Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçe gösterilerek düşmesine ilişkin İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Sanığa yüklenen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan yargılama konusu eylem, 5237 sayılı TCK'nın 105/1. maddesinde cinsel taciz başlığı altında yaptırıma bağlanmış olup, cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca anılan suçun asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, 5237 sayılı TCK'nın 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunması alınarak sorguya çekildiği 20.02.2013 tarihinden itibaren 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin 20.02.2021 tarihinde dolduğu gözetilerek, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesi kapsamında derhâl beraat kararı verilmesini gerektirir hâllerin bulunmadığı da dikkate alınarak, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesi gerekirken, 28.11.2011 olan suç tarihinden itibaren 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin 28.11.2023 tarihinde dolduğu gerekçesine dayalı olarak, 18.01.2024 tarihli duruşma sonunda, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının (1) numaralı bölümündeki "suç tarihinden itibaren karar tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle sanık hakkında hakkında Cinsel Taciz suçundan açılan kamu davasının zamanaşımının dolmuş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK 'nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE," ibarelerinin, "zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunması alınarak sorguya çekildiği 20.02.2013 tarihinden itibaren 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin 20.02.2021 tarihinde dolması ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesi kapsamında derhâl beraat kararı verilmesini gerektirir hâllerin bulunmaması nedeniyle sanık hakkında cinsel taciz suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE," ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanık Hakkında Hakaret, Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma, Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden; Sanığa yüklenen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan yargılama konusu eylemler, 5237 sayılı TCK'nın 125/2. maddesi yollamasıyla 125/1. maddesinde hakaret, 5237 sayılı TCK'nın 123/1. maddesinde kişilerin huzur ve sükununu bozma, 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme başlıkları altında yaptırıma bağlanmış olup, cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca anılan suçların asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl, kesintili dava zamanaşımı süresinin ise aynı Kanun'un 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda 12 yıl olduğu ve 13.02.2012 - 29.06.2012 olan suç tarihlerinden itibaren 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihinden önce 13.02.2024 - 29.06.2024 tarihlerinde dolduğu, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesi kapsamında derhâl beraat kararı verilmesini gerektirir hâllerin de bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri bu sebeple yerinde görülmüş olup, hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, D. Sanık Hakkında Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.11.2021 tarihli ve 2018/12-98 Esas, 2021/527 Karar sayılı ve 18.03.2021 tarihli ve 2021/19-11 Esas, 2021/128 Karar sayılı kararları ile 19.02.2013 tarihli ve 2011/5-137 Esas, 2013/58 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, aynı dava kapsamında yargılandığı sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan beraat eden, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma ile verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından ise mahkûmiyetine karar verilen sanık hakkında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün olmadığı gözetildiğinde, sanığın beraat ettiği suç açısından vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebebinin reddine, ancak; Sanığın, mağdura ait ... hesabının şifresini kırıp, ... hesabına kendi elektronik posta adresini yazarak, mağdura gönderilen elektronik iletileri ele geçirmesi biçiminde sanığa yüklenen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan yargılama konusu eylemler, 5237 sayılı TCK'nın 244/2. maddesinde sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ile suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan 6352 sayılı Kanun’un 79. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı TCK'nın 132/1. maddesinde haberleşmenin gizliliğini ihlal başlıkları altında yaptırıma bağlanmış olup, cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca anılan suçların asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, 5237 sayılı TCK'nın 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de zamanaşımını kesen en son işlem olan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği 02.06.2016 tarihinden itibaren 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihinden önce 02.06.2024 tarihinde dolduğu, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesi kapsamında derhâl beraat kararı verilmesini gerektirir hâllerin de bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz isteği bu sebeple yerinde görülmüş olup, hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla