Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/389 E. , 2025/7018 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/ 324 E., 2023/ 485 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararı
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/389 E. , 2025/7018 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/ 324 E., 2023/ 485 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin CMK'nın 141/1-a, b,d, e, g,h,j,k maddeleri nedeniyle 42.938,60 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararına yönelik temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen bozma kararı üzerine, dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine, bir kısım talepleri bakımından davanın kesinleşmesine gerek olmadığına ve saire ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz istemi; lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Tazminat davasının dayanağını oluşturan İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/100 Esas sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının terör örgütüne üye olmak suçundan 05.07.2017- 25.10.2017 tarihleri arasında 112 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının mahkumiyetine ilişkin verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesince kararın bozulduğu, bozma üzerine İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/410 Esas 2023/212 Karar sayılı kararıyla davacının beraatine karar verildiği, beraat hükmünün Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 26.11.2024 tarihli 2023/ 22278 Esas sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/100 Esas sayılı kararını davalı vekilinin istinaf etmediği, bu karar da davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılarak yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, '''5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 142/1. maddesinde, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebilecekleri düzenlenmiştir. CMK'nın 141. ve devamı maddelerindeki yasal düzenlemeye göre, davacı ancak hakkında açılan kamu davasında beraat etmesi ve bu kararın da kesinleşmesi durumunda yasada belirtilen süreler içerisinde koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası açma imkanına sahip olacaktır. Hakkında açılan kamu davası henüz sonuçlanmadan davacının haksız gözaltı ve tutuklama iddiasına dayalı olarak tazminat davası açma hak ve yetkisi yoktur. ''' gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1-Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk derece mahkemesi hükmüne karşı istinaf kanun yolu başvurusu yapmayan davalı vekilinin, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin incelemesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince ilkiyle aynı kararın verildiği, davalı aleyhine sonuç doğurmayan İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/324 Esas, 2023/485 Karar sayılı hükmünü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığından, davalı vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE; 2- Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İncelenen dosya kapsamına göre, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasanın 141/son maddesi hükmü uyarınca yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği bu kapsamda; Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sırasında, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede; İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/100 Esas sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının terör örgütüne üye olmak suçundan davacının mahkumiyetine ilişkin verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesince kararın bozulduğu, bozma üzerine İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/410 Esas 2023/212 Karar sayılı kararıyla davacının beraatine karar verildiği, beraat hükmünün Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 26.11.2024 tarihli 2023/ 22278 Esas sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmakla; Davacı hakkında tazminata esas ceza dosyasında verilen beraat kararı yönünden tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca göre hüküm verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; Davacının CMK'nın 141/1-e,j maddesi gereğince talep ettiği tazminatın asıl davanın derdest olduğu gerekçesiyle reddedilmesinde hüküm tarihi itibariyle hukuka aykırılık görülmemiş ise de; 5271 sayılı Kanunun tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmıştır. Davacının CMK'nın 141/1-a, b, d, g, h, k bentlerine dayanarak da tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının belirtilen kanun maddelerine dayanarak tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından davacının talepleri hakkında ilgili delillerin toplanarak gerekçeli kararda CMK'nın 141/1-a,b,d,g,h,k bentlerinde belirtilen koşulların oluşup oluşmadığına ilişkin her bir talep yönünden gerekçelendirme yapılmadan eksik araştırma ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4 maddesi uyarınca İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde karar verildi.