Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3954 E. , 2025/3224 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/151 E., 2024/1398 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine y
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3954 E. , 2025/3224 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/151 E., 2024/1398 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece taksirle öldürme suçundan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4-1-a 53/6. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine 1 yıl 6 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına ilişkin verilen kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28.11.2023 tarihli kararı ile ''...'Sanığın tek yönlü yolda ters istikamette seyir halindeki eyleminde bilinçli taksirle hareket ettiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu' gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamı üzerine mahkemece taksirle öldürme suçundan suçundan sanık hakkında TCK'nın 85/1, 22/3 62, 53/6. maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl 6 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına ilişkin verilen karara karşı sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ile karar verildiğine, bilirkişi raporunun hatalı olduğuna, ölüm ile kaza arasında illiyet bağı olmadığına, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ölenin de kusurlu davranışı bulunduğuna ve saire ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz istemi; cezanın az olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü günü saat 11.45 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile tek yönlü sokakta ters yönde seyir halinde iken kavşaktan geçiş yaptığı esnada seyir istikametine göre yolun sol tarafından kavşağa girmeden önce devrilip sürüklenerek gelen ...'in sevk ve idaresindeki motosikletin, sanığın otomobilinin sol yan ön kapı alt kısmına çarparak durduğu, kaza nedeniyle ...'in ayağından yaralanarak hastaneye kaldırıldığı, tedavi esnasında kalp krizi geçirmesi üzerinde Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği, burada anjiyoya alındığı, müdahaleye rağmen kurtarılamayarak vefat ettiği, Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulunun 21/05/2014 tarihli raporunda, ...'in maruz kaldığı olayın efor ve stresinin tetiklediği akut meyekart enfaktüsü sonucu ölümün meydana geldiği, ölümün meydana gelmesi ile meydana gelen trafik kazası arasında illiyet bağının bulunduğu belirtilen olayda; Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın Karayolları Trafik Kanunu ve Trafik Yönetmeliğine aykırı şekilde ters yöne giriş yapması nedeni ile kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, ölenin ise, şehir içinde aracı kullanırken hız limitini trafik durumuna göre ayarlaması gerekirken hızlı bir şekilde gelerek sanığın kullandığı araçla çarpışması sonucu yaralanması olayında tali kusurlu olduğu kabul ve tespit edilip, müsnet suçun yasal unsurlarıyla sübut bulduğu kanaatine varılmakla, sanığın TCK'nın 85/1 maddesi gereğince kusur durumuna göre alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına, sanığın tek yönlü yolda ters istikamette seyir halindeki eyleminde bilinçli taksirle hareket ettiği anlaşıldığından, verilen cezanın TCK'nın 22/3 maddesi gereğince 1/3 oranında arttırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, İstanbul Anadolu 3. Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.