İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/4030 Karar: 2025/2081 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/4030 K.2025/2081

12. Ceza Dairesi 2024/4030 E. , 2025/2081 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/620 E., 2024/107 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2024 tarihli, 2023/620 Esas 2024/107 Karar sayılı kararı ile Dairemi

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/4030 E. , 2025/2081 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/620 E., 2024/107 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2024 tarihli, 2023/620 Esas 2024/107 Karar sayılı kararı ile Dairemi

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/4030 E. , 2025/2081 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/620 E., 2024/107 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2024 tarihli, 2023/620 Esas 2024/107 Karar sayılı kararı ile Dairemizin 06.09.2023 tarihli bozma ilamına karşı mahkeme tarafından direnilmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2013 tarihli, 2013/50 esas, 2013/525 sayılı kararına ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen karar; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğu; bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Dairemize ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede: Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53, 58. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.09.2019 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53, 58 ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddeleri uyarınca 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin verilen karara sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine, mahkemece duruşma açılarak yapılan yargılamada sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesine göre beraat kararı verilmiş, bu kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.09.2023 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece direnme kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesine göre beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi hakkında hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği; "...Sanık hakkında her ne kadar sanığın soyut ikrarı dışında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığından bahisle CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş ise de; yapılan yargılamada ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediği, sanığın soyut ikrarı dışında sanığın 176 promil alkollü olduğuna dair adli muayene raporu bulunduğu, sanığın alkollü bir şekilde araba kullanarak gelmesinin sanığın üzerine atılı suçun sübutuna etki edecek bir tesirinin bulunmadığı, tüm bu hususlar birlikte dikkate alındığında sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi usul ve esas yönünden kanuna aykırı bulunduğundan..." gerekçelerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 01:30 sıralarında, trafik ekiplerinin rutin kontrol yaptıkları esnada sanığın sevk ve idaresindeki aracın aşırı süratli şekilde seyrettiği ve tehlikeli araç kullandığının görülmesi üzerine, takip sonucu aracın durdurulduğu ve sanığın dış görünüş olarak alkollü olduğunun görülmesi üzerine trafik ekibince yapılmak istenen alkolmetre ölçümünü reddettiği; sağlık kuruluşuna mevcutlu olarak sevk edildiği, yapılan muayenesi sonucunda 1,76 promil alkollü olduğunun belirlendiği olayda; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2. Maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyetine ilişkin verilen kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.09.2019 tarihli ilamıyla; "...Duruşmadan bağışık tutulmaya yönelik bir talebi bulunmayan sanığın, yakalama emri üzerine yakalandığı yer mahkemesince alınan beyanı sırasında, ifadelerini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmadan, sanığın CMK'nın 196/2. maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusuna dayalı olarak yokluğunda mahkumiyet kararı verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53, 58 ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddeleri uyarınca 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin verilen karara sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine, mahkemece duruşma açılarak yapılan yargılamada sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesine göre beraat kararı verilmiş, bu kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.09.2023 tarihli ilamı ile; "...11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren yürürlüğe giren, 6487 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır." şeklindeki 48 inci maddesinin altıncı fıkrasına uyarınca, 1.00 promilin üzerinde alkol veya uyuşturucu madde alınması sonrası araç kullanılmasının atılı suçun oluşması için yeterli olduğu hususu göz önünde bulundurulduğunda; trafik ekiplerince yapılan kontrolde, sanığın 1,76 promil alkollü olarak araç kullandığının doktor raporu ile tespit edildiği somut olayda, atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeksizin, sanığın mahkumiyeti yerine, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi yerinde görülmüştür..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece direnme kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesine göre beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre; Olay günü saat 01:30 sıralarında, trafik ekiplerinin rutin kontrol yaptıkları esnada sanığın sevk ve idaresindeki aracın aşırı süratli şekilde seyrettiği ve tehlikeli araç kullandığının görülmesi üzerine, takip sonucu aracın durdurulduğu ve sanığın dış görünüş olarak alkollü olduğunun görülmesi üzerine trafik ekibince yapılmak istenen alkolmetre ölçümünü reddettiği; sağlık kuruluşuna mevcutlu olarak sevk edildiği, yapılan muayenesi sonucunda Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenmiş 26/04/2015 tarih 08781 protokol sayılı rapor içeriğine göre 1,76 promil alkollü olduğunun belirlendiği; 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren yürürlüğe giren, 6487 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır." şeklindeki 48 inci maddesinin altıncı fıkrasına uyarınca, 1.00 promilin üzerinde alkol veya uyuşturucu madde alınması sonrası araç kullanılmasının atılı suçun oluşması için yeterli olduğu hususu göz önünde bulundurulduğunda; trafik ekiplerince yapılan kontrolde, sanığın 1,76 promil alkollü olarak araç kullandığının doktor raporu ile tespit edildiği olayda, atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeksizin, sanığın mahkumiyeti yerine, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla