İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/417 Karar: 2025/2772 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/417 K.2025/2772

12. Ceza Dairesi 2024/417 E. , 2025/2772 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/205 E. 2023/839 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan k

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/417 E. , 2025/2772 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/205 E. 2023/839 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan k

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/417 E. , 2025/2772 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/205 E. 2023/839 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gebze 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2015 tarih, 2014/686 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiştir. 2. Dairemizin 20/10/2022 tarih, 2022/3317 Esas, 2022/7159 Karar sayılı bozma ilamında; " Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/06/2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene CMK’nın 233. maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve CMK’nın 234/1-b maddesinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle CMK’nın 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, Kanuna aykırı olup, müşteki vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, hükmün sair yönleri incelenmeksizin isteme uygun olarak BOZULMASINA" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Gebze 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2023 tarih, 2021/205 Esas, 2023/839 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 01.02.2024 tarih, 2024/7115 sayılı ve düşme görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların cezalandırılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece,tüm dosya kapsamı ve delilerin değerlendirilmesinde; olay günü Gebze İlçe Jandarma Komutanlığına ... Köyü Saraylı Mevkiinde kaçak kazı yapıldığı ihbarının yapıldığı, kazı yapılan alana inen patika yol ayrımında gri renkli bir aracın yol kenarında kaputunu açarak beklediğinin görüldüğü, şüpheli ...'ün kazı yapan şahıslara haber vermemesi için emniyet altına alındığı, kazı yapılan bölgeye ayrılan patika yolda paletli iş makinesi izlerinin takip edilerek kazı alanına gidildiği, kazı alanın iş makinesinin çukur açmakta olduğunun tespit edildiği, iş makinası jandarma ekipleri tarafından durdurularak çukur etrafında bulunan şüpheliler ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile iş makinası operatörü ...'ın yakalanarak Jandarma karakoluna götürüldüğü, açılan çukurun yaklaşık olarak 3,5 metre derinliğinde ve 3 metre genişliğinde olduğunun tespit edildiği, şüpheliler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... alınan savunmalarında suçlamaları kabul etmemişler ise de, şüpheli ... kazı yapılan bölgeye altın aramak için gittiklerini beyan ettiği, bu itibarla şüphelilerin üzerlerine atılı bulunan suçu işlediklerine dair kamu davası açmaya yeter nitelikte delil mevcut olduğu gerekçesiyle cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, sanıkların savunması ile tüm dosya kapsamından; her ne kadar sanıklar ... ve ... hakkında izinsiz define araştırmak suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2023 tarihli, 2023/6-7 Esas, 2023/481 Karar nolu ilamında da belirtildiği üzere; Dairemizce yapılan temyiz incelemesinden önce atılı suça ilişkin dava zamanaşımı gerçekleşmiş ise de "derhal beraat" kavramının, fiilin ilk bakışta suç teşkil etmemesi veya kanun değişikliği ile fiilin suç olmaktan çıkartılması hâlleri ile sınırlı tutulmasının söz konusu düzenlemenin konuluş amacına ters düşeceği, CMK'nın 223. maddesinin 9. fıkrasında geçen "derhal" sözcüğünün, dosyanın mevcut durumunu ifade ettiği, başka bir anlatımla, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek bir noktada, sanığın daha lehine olan beraat kararı yerine, aleyhine olan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği, ayrıca çeşitli sebeplerle muhakemenin yavaş işlemesi ve yargılamaların makul sürede sonuçlandırılamaması nedeniyle zamanaşımının gündeme geldiği de göz önünde bulundurulduğunda, düşme kararı verilmesinin söz konusu gecikmenin sonucunun sanığa yükletilmesi anlamına geleceği, diğer taraftan beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin adil yargılanma hakkı kapsamındaki lekelenmeme hakkının da ihlali niteliğinde olacağı, zira yargılamanın geldiği aşama itibarıyla beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin, sanığın atılı suçu işleyip işlemediği hususunda tereddüte yol açacağı, son olarak da sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuk davaları üzerindeki etkisine dair, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2022 tarihli ve 1437-15 sayılı kararında da açıklandığı üzere ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusuyla hukuk hâkiminin tamamen bağlı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek durumlarda artık zamanaşımı nedeniyle düşme kararı değil sanığın daha lehine olan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede; 1-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafii ve Katılan Vekilinin Temyiz Talepleri Açısından; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak, " Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, " Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (15) nolu bendinin hükümden çıkarılması ve yerine " Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 17.900 TL vekalet ücretinin Hazine’den alınarak sanığa verilmesine " ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz Talebi Açısından; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 74. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 26.11.2014 tarihli savunma olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce 26.11.2024 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla