KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2024/426 E., 2025/7194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/2360 E., 2023/2734 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 70.000,00 TL maddi, 700.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebinin kısmen kabulü ile 10.484,96 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmesi üzerine kararın davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/144 E., 2018/248 K. sayılı ceza dosyasında davacının Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek suçundan 12.04.2012 - 14.06.2013 tarihleri arasında 428 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 30.06.2021 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı,
davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluğun infaz edildiği ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/426, K. 2025/7194, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama