Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/428 E. , 2025/4415 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/ 372 E., 2023/ 373 K. DAVA : Koruma tedbirleri ve 466 sayılı yasa uyarınca tazminat DAVATARİHİ : 27.07.2018 HÜKÜM : Kısmen kabul TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili,davalı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Davacı hakkında D
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/428 E. , 2025/4415 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/ 372 E., 2023/ 373 K. DAVA : Koruma tedbirleri ve 466 sayılı yasa uyarınca tazminat DAVATARİHİ : 27.07.2018 HÜKÜM : Kısmen kabul TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili,davalı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. Maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin CMK'nın 141/1-c, d, i, j, h, g maddeleri nedeniyle 30.000,00TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararına yönelik davacı vekilinin temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen bozma kararı üzerine, dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince davacının t maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, 5271 sayılı CMK'nın 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğine, manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ve saire ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, reddedilen kısım bakımından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, Tazminat davasının dayanağını oluşturan Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/411-2010/29 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 29.03.2000-26.05.2000 tarihleri arasında 58 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının mahkumiyetine karar verildiği, kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 10.06.2013 tarih, 2012/4722-2013/8722 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği; ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 19.03.2018 tarihli, 2017/1400-2018/704 sayılı kararıyla itirazın kabulü ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2012/4722-2013/8722 sayılı onama kararının kaldırılarak, davanın vaki zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı Türk Ceza Kanunun (765 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince düşmesine karar verildiği, gözaltına alınma ve tutuklanma tarihi itibariyle davanın 466 sayılı Kanuna tabii olduğu, makul sürede karar verilmemesine yönelik talep yönünden, davanın, yargılamanın 5271 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonrada da devam etmesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanuna tabii olduğu anlaşılarak maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 12.950 TL olduğu; davacı lehine hükmedilen toplam tazminat miktarının 20.000,00 TL olması nedeniyle hükmün miktar bakımından davacı ve davalı bakımından kesin olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu konuda ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, manevi tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde karar verildi.