İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/872 Karar: 2024/2964 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/872 K.2024/2964

12. Ceza Dairesi 2024/872 E. , 2024/2964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ASIL KARAR TARİHİ : 04.12.2012 EK KARAR TARİHİ : 05.06.2023 SAYISI : 2012/1276 E., 2012/948 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Memnu hakların iadesi talebinin reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Aydın 3.

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/872 E. , 2024/2964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ASIL KARAR TARİHİ : 04.12.2012 EK KARAR TARİHİ : 05.06.2023 SAYISI : 2012/1276 E., 2012/948 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Memnu hakların iadesi talebinin reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Aydın 3.

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/872 E. , 2024/2964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ASIL KARAR TARİHİ : 04.12.2012 EK KARAR TARİHİ : 05.06.2023 SAYISI : 2012/1276 E., 2012/948 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Memnu hakların iadesi talebinin reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2023 tarihli ek kararının; hükümlü müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.05.2012 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/1-8. 63.maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 1 yıl 11 ay 10 gün denetim süresi belirlenmesine ilişkin kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.01.2014 tarihli onama kararıyla hükmün kesinleşmiş olduğu, hükümlü müdafinin 02.06.2023 tarihli dilekçesi ile memnu hakların iadesi talebine ilişkin olarak mahkemece 05.06.2023 tarihli kararı ile hükümlünün talebinin reddine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlü müdafinin temyiz istemi hakkında hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Hükümlü müdafinin temyiz isteği; memnu hakların iadesi için Kanunun aradığı tüm şartların bulunduğuna, mahkeme kararında yasaklanmış herhangi bir hak olmasa dahi, iş bu cezaların adli sicil arşiv kayıtlarında bulunması, başlı başına bir hak mahrumiyeti sağladığından gerek doktrin ve gerekse de Yargıtay Kararlarına göre "Memnu Hakların İadesi"ne karar verilmesi gerektiğine, sanığın adli sicil ve arşiv kaydında görünen tüm cezaların infaz edilmiş ve yasal süreler geçmiş olduğuna, ancak müvekkilinin Adli Sicil ve Arşiv Kaydın da bu cezalara dair bilgilerin halen görünmekte olduğuna, Adli Sicil ve Arşiv Kaydındaki bu bilgilerin görünmesinin müvekkilinin yapmış olduğu iş başvurularında ve diğer işlemlerde olumsuz sonuçlar doğurmakta, hem iş hayatında hem de sosyal hayatta olumsuz olarak etkilediğine, yasaklı haklarının geri verilmesi için, ceza mevzuatı ve 5252 sayılı Adli Sicil Kanununun 13/A maddesindeki şartların oluşmuş olduğuna, yasanın aradığı diğer koşullar da gerçekleştiğinden müvekkili hakkında evvelce verilen Kamu haklarından yasaklılığın kaldırılmasına ve müvekkilinin memnu haklarının iadesine karar verilmesi gerektiğine, Memnu Hakların İadesi talebinin reddi yönündeki kararın kaldırılarak, taleplerinin kabulüne karar verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Hükümlü hakkında taksirle öldürme suçundan açılan kamu davası neticesinde 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/1-8. 63. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 1 yıl 11 ay 10 gün denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, temyizi üzerine Yargıtay tarafından bozulan karar sonrası verilen mahkûmiyet hükmü Dairemizin onama ilamı ile 13.01.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Hükümlü müdafii 02.06.2023 tarihli dilekçesi ile Mahkemeden sanığın memnu haklarının iadesini talep etmiştir. Mahkemece 05.06.2023 tarihli ek kararı ile; "...Hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanunun 272/2 maddesine göre hüküm kurulduğu, TCK'nın 41 maddesi kapsamında erteleme kararı olduğu 5237 sayılı yasanın uygulanmasında memnun hakların iadesi müessesinin bulunmadığı anlaşılmakla..." şeklindeki gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Cezanın amaçlarından birisinin de "suç işleyen failin iyileştirilmesi ve toplumla bütünleştirilmesi" olması karşısında; bunu ispat eden/gösteren kişinin ömür boyu hak yoksunluğuna muhatap olması, adil de değildir. İşte ortaya çıkabilecek bu gibi sakıncaların giderilebilmesi için, mahkumun belirli bir süreyi iyi halli olarak geçirmesi ve kanunda açıklanan diğer koşullara uymuş olması halinde yoksun kaldığı hakları tekrar kullanması, "yasaklanmış hakların geri verilmesi (memnu hakların iadesi) kurumu ile olanaklı hale gelmektedir. Bu yolla fail, toplumsal yaşamın gerektirdiği etkinlikleri normal bir şekilde sürdürmesini sağlayan haklarına yeniden kavuşmanın yanı sıra, mahkumiyet sonucu yıpranan manevi itibarını da elde etme olanağına kavuşmuş olacaktır. 2.5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'na 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile eklenen 13/A maddesi; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a. Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b. Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir." şeklinde olup, maddenin gerekçesi şöyledir: "Maddeyle, 5352 sayılı Kanun'a 13/A maddesi eklenmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un(5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesindeki düzenlemeye göre, belli bir suçtan mahkumiyete bağlı süresiz hak yoksunluğundan söz edilemez. İşlediği suç dolayısıyla toplumda kişiye karşı duyulan güven sarsıldığı için suçlu kişi, özellikle güven ilişkisinin varlığını gerekli kılan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaktadır. Ancak, bu hak yoksunlukları süresiz değildir. Cezalandırılmakla güdülen asıl amaç, işlediği suçtan dolayı kişinin etkin pişmanlık duymasını sağlayıp tekrar topluma kazandırılması olduğuna göre, aynı Kanun'un 53üncü maddede suça bağlı hak yoksunluklarının da belli bir süreyle sınırlandırılması yönünde düzenleme yapılmıştır. 5237 sayılı Kanun'da belli bir suçu işlemekten dolayı cezaya mahkumiyetin sonucu olarak ömür boyu devam edecek bir hak yoksunluğu söz konusu olmadığı için, yasaklanmış hakların geri verilmesi müessesesine ilişkin düzenleme yapılmamıştır. Ancak, 5352 Kanunu'nun Geçici 2'nci maddesinde, diğer kanunlardaki kasıtlı bir suçtan dolayı belirli süreyle hapis cezasına veya belli suçlardan dolayı bir cezaya mahkum olan kişilerin, belli hakları kullanmaktan süresiz olarak yoksun bırakılmasına ilişkin hükümleri saklı tutulmuştur. 5237 sayılı Kanun dışındaki çeşitli kanunlardaki süresiz hak yoksunluğu doğuran bu hükümlere rağmen, yasaklanmış hakların geri verilmesi yolunun kapalı tutulması, uygulamada ciddi sorunlara yol açacaktır. Bu sorunların çözümüne yönelik olarak, 5237 sayılı Kanun dışındaki çeşitli kanunlardaki kasıtlı bir suçtan dolayı belirli süreyle hapis cezasına veya belli suçlardan dolayı bir cezaya mahkum olan kişilerin süresiz olarak kullanmaktan yasaklandıkları hakları tekrar kullanabilmelerine imkân tanıyan bir düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur." Bu yeni hüküm ve gerekçesi göz önüne alındığında yasaklanmış haklarım geri verilmesini; "5237 sayılı Kanun dışındaki kanunlarla belli bir suç veya ceza mahkûmiyetine bağlı olarak doğrudan veya mahkumiyetin yasal sonucu olarak öngörülen sürekli hak yoksunluklarının; cezanın infaz edilmesinden ya da infaza hukuki bir nedenle son verilmesi halinde kararın kesinleşmesinden itibaren, belirli bir süre gösterilen iyi hal sonrasında, hükümlünün talebiyle, geleceğe yönelik olarak mahkemece geri verilmesi" şeklinde tanımlanabilir. 5352 sayılı Kanun' un 13/A maddesinde, 5237 sayılı Kanun dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkumiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebileceği, bunun için, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, mahkum olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması gerektiği belirtilmektedir. Yasaklanmış hakların geri verilmesi için cezanın infaz edilmiş olması ve kişinin infazın tamamlanmasından itibaren üç yıllık süre içerisinde yeni bir suç işlememesi ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekecektir. 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesine göre, ister 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'ndan, isterse özel bir yasadan kaynaklansın, amme hizmetlerinden yasaklanma, memuriyetten mahrumiyet, seçme veya seçilme hakkından yoksun kılınma, yasal kısıtlılık altında bulundurulma, babalık veya kocalık haklarından mahrumiyet, sürücü belgesinin geri alınması, emekli maaşından yoksun kılınma, meslek ve sanatın tatili, işyerinin kapatılması ve benzerleri gerek bir mahkumiyet sonucu ve gerekse ceza şeklinde hükmedilen her nevi ehliyetsizliklerin memnu hakların iadesi yoluyla bertaraf edilmesine yasal bir engel bulunmadığından, anılan kanun maddesinde açıklanan süreler geçtikten sonra talepte bulunan iyi halli hükümlünün memnu hakların iade edildiğinin bir kararla tespit edilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. 3.İncelenen dosya içeriğine göre; yasaklanmış hakların geri verilmesi kurumu, yitirilen hak ve ehliyetlerin, koşullarının gerçekleşmesi halinde iyi halli hükümlüye yargı yolu ile geri verilmesini sağlamaktadır. Bu kurum yoluyla ister Türk Ceza Kanunu'ndan, isterse özel bir yasadan kaynaklansın, "kamu hizmetlerinden yasaklanma", "memuriyetten mahrumiyet", "seçme ve seçilme hakkından yoksun kılınma", "yasal kısıtlılık altında bulundurulma" gibi gerek bir mahkûmiyetin doğal sonucu, gerekse ceza şeklinde hükmedilen her nevi ehliyetsizliklerin bertaraf edilmesine hukukumuzda bir engel bulunmamaktadır. Buna göre, sanık hakkındaki mahkûmiyet kararında herhangi bir hak yoksunluğu yer almasa da, sanığın mahkûmiyetin doğal neticesi olarak yasaklanan hakların geri verilmesi talebinde bulunulabileceği ve hakkındaki adlî sicil kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, mahkemesince yapılacak değerlendirmede sanığın daha sonra yeni bir suç işleyip işlemediği incelenerek, hayatını iyi hâlli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Aydın 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2023 tarihli ek kararında, hükümlü müdafii tarafından öne sürülen temyiz isteği yerinde görüldüğünden ek kararın, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla