Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/1489 E. , 2026/3611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2178 E., 2024/3029 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerin
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/1489 E. , 2026/3611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2178 E., 2024/3029 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraat, 5237 sayılı TCK'nın 184/1, 62, 52-2-4 maddeleri uyarınca 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, katılan vekilinin ve sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1, TCK'nın 62, 52, 51/1-3-7-8 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile mahkumiyetine ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suç işleme kastının olmadığına, sanığın suça konu alanın sit alanı olduğunu bilmediğine, sanığın lehine olan delillerin toplanmadığına, rapora karşı itirazlarının dikkate alınmadığına, verilen mahkumiyet kararının gerekçesin olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, suça konu imalat ve yapıların sit alanı ilan tarihinden önce yapıldığı dikkate alınarak belirtilen suçu oluşturmayacağı kanaatiyle sanığın beraatine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; İmar kirliliğine neden olma ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından açılan davaların konusu, ... görevlilerince 17.02.2022 tarihinde yapılan denetimde, ... ilçesi, Yaka Mahallesi, tapuda 1 88... parsel sayılı yerde kayıtlı Maliye Hazinesine ait taşınmazda tespit edilerek yapı tatil tutanağına konu edilen konteyner imalatı, su deposu ve sundurma imalatı olup, İlk derece mahkemesince imalatların belirlenen yapım tarihlerinde bölgenin ''sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı'' olarak tesciline yönelik kurul kararı olmadığı gerekçesiyle söz konusu parselin bulunduğu alan sanki ilk defa anılan karar ile sit alanı kapsamına alınmışçasına işlem yapılarak 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunun oluşmadığından bu suçtan beraatına, eylemin imar kirliliğine neden olmak suçu olduğu kabul edilerek bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik'in 6. maddesinde Doğal Sit Alanlarının Tespit İlke ve Kriterleri belirlenmiş olup, doğal sit alanlarının "Kesin Korunacak Hassas Alanlar", "Nitelikli Doğal Koruma Alanları" ve "Sürdürülebilir Koruma Ve Kontrollü Kullanım Alanları" olarak üç kategoriye ayrılmasının düzenlenmesi sonrasında, ... İzmir I Numaralı ... ve ... Kurulu'nun 16.05.2003 tarih ve 10553 sayılı kararıyla I. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen, anılan yönetmelik çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucu 21.01.2021 tarih ve 137418 sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlık kararıyla sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı olarak tescili devam ettirilen alanda kalan taşınmazda sanığın, izin almaksızın yaptığı konteyner, su deposu ve sundurma imalatı şeklindeki inşai ve fiziki müdahalenin 17.02.2022 tarihinde ... görevlilerince yapılan denetimde mühürlenerek tespit edildiği, ilk derece mahkemesince yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve istinafta yapılan duruşma sırasında alınan 30.08.2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile 2019-2020 tarih aralığında yapıldığı anlaşılan müdahalelerinin inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olduğunun belirlendiği, eylemin 2863 sayılı Yasanın 65/1-2. maddesi kapsamında kaldığı, ... İzmir I Numaralı ... ve ... Kurulu'nun 16.05.2003 tarih ve 10553 sayılı kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edildiği ve ilana ilişkin ...’nın 30.06.2003 tarihli, ... Kaymakamlığı’nın 18.06.2003 tarihli tutanaklarının dosya kapsamında bulunduğu, Hazine adına kayıtlı taşınmazla ilgili tapu kaydında sit şerhlerinin beyanlar hanesinde mevcut olduğu, buna göre tescil kararından haberdar olduğu belirlenen sanığın sanığın yerin sit alanı içerisinde kaldığını bildiğinin kabul edilmesi gerektiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 25.04.2019 tarih, 2016/11697 Esas, 2019/5620 Karar sayılı kararında da belirtildiği şekliyle, sanık tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan tek bir eylem bulunması ve 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinin, 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesine göre özel norm niteliği taşıması karşısında, “özel normun önceliği” ilkesi gereği eylem 2863 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 6498 sayılı Kanun değişikliğine yönelik hatalı değerlendirme ile sanığın beraatine, imar kirliliğine neden olma suçundan ise cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı kabul edilmiş, duruşmalı yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesi hükmünün tamamen kaldırılmasına, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak özel normun önceliği ilkesi gözetilerek eylemine uygun düşen 2863 sayılı Yasaya aykırılık suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığın savunmasında suça konu konu konteyneri 2020 yılında yaptığını beyan etmesi ve alınan bilirkişi raporunda da yapım tarihinin 2020 yılı olarak tespiti karşısında, "2020 yılı" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 17.02.2022 tarihi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.