Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/1599 E. , 2025/8124 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/11 E., 2024/259 K. SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli, 2024/11 E., 202
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/1599 E. , 2025/8124 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/11 E., 2024/259 K. SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli, 2024/11 E., 2024/259 K. sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan verilen 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, ceza miktarı bakımından kesin olduğu anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca, 28.04.2025 tarihli ve 94660652-105-34-19161-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2025 tarihli ve KYB-2025/57013 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2025 tarihli ve KYB-2025/57013 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sanığın eylemine uyan taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olacağı, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 02/04/2014 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 28/03/2024 tarihine kadar geçen 9 yıl 12... günden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 11/07/2016 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suçun suç tarihi olan 17/01/2018 tarihleri arasında geçen 1 yıl 6 ay 10 günlük durma süresi de çıkarıldığında 8 yıl 5 ay 23 gün geçmiş olduğu cihetle, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğundan dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı CMK'nın 309.maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2.Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Aynı Kanunun 67/3.maddesinde dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemesi gerektiğinin belirtildiği, sanığın İstanbul 80. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/248 esas sırasında kayden yapılan yargılaması sırasında 02.04.2014 tarihinde yapılan sorgusu ile zamanaşımının kesildiği, ardından sanık hakkında mahkemece, 29.03.2016 tarihinde anılan suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği, kararın 11.07.2016 tarihinde kesinleşmesi ile dava zamanaşımının durduğu, duran zamanaşımı süresinin ihbara konu ikinci suçun işlenme tarihi olan 17.01.2018 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başka sebep bulunmadığı, bu haliyle zamanaşımının durduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 11.07.2016 tarihi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği 17.01.2018 tarihi arasındaki 1 yıl 6 ay 6 günlük süre ile kanundan kaynaklı 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, sanığın sorgusunun yapıldığı 02.04.2014 tarihine eklenmesiyle elde edilen 08.10.2023 tarihi itibariyle dosyada, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşıldığı, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4.maddeleri ile 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli, 2024/11 E., 2024/259 K. Sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 73/4.maddesi delâletiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8.fıkrası gereği DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.