İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/174 Karar: 2025/6302 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/174 K.2025/6302

12. Ceza Dairesi 2025/174 E. , 2025/6302 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/154 E., 2024/232 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bozma il

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/174 E. , 2025/6302 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/154 E., 2024/232 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bozma il

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/174 E. , 2025/6302 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/154 E., 2024/232 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bozma ilamı üzerine taksirle öldürme suçundan hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: 12.03.2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15 inci maddesi ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin on ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle "CMK'nın 272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286. madde hükümleri uygulanır. 272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir." şeklinde düzenleme yapılarak, İlk Derece Mahkemeleri tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların istinaf yasa yoluna tabi olduğu belirtilmiş ise de, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7165 Sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik CMK'nın 307. maddesinin 3. fıkrasının, "Yargıtay tarafından verilen bozma kararına uyulması halinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." şeklindeki düzenleme gereğince sanık hakkındaki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi ve bozma kararına konu olması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar yönünden yasa yolunun temyiz olduğu ve esasa ilişkin inceleme yapılması gerektiği anlaşılmakla yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli kararıyla sanık hakkında olası kast ile öldürme suçundan beraatine karar verilmiş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 19.09.2022 tarihli kararıyla mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, kararın Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 06.07.2023 tarihli kararıyla, sanığın eylemine uyan TCK'nın 85/1. ve 27/1. maddeleri uyarınca taksirli öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi sebebiyle hüküm bozulmuş, bozma ilamına uyan İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2023 tarihli kararıyla sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/1, 27/1, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 10 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca esastan ret kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın eyleminin TCK'nın 24. maddesi kapsamında kaldığına ve beraatine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesi bozma ilamına uyarak verdiği 09.07.2024 tarihli hükmünde, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'in ...Komutanlığı emrinde er olarak görev yapmakta olduğu, sanığın olay günü sabah saatlerinde kendisi gibi er olan iki tanık ile birlikte (1.) derecede askerî yasak bölge olan sorumluluk sahasındaki 364-365 nolu hudut taşları arasında devriye faaliyeti gerçekleştirdikleri sırada 8-10 kişilik bir grubun Türkiye topraklarından Suriye topraklarına doğru sınırı yasa dışı olarak geçmeye çalıştıklarını tespit ettikleri, devriye timinin bu gruba durmaları için sözlü ikazlarda bulundukları, ancak grubun ikaza uymayarak kaçmaya devam etmeleri üzerine devriye timinin de gruptakileri yakalamak için grubun arkasından koştukları, gözden kaybolan grubu ararken bu kişilerin kendilerinin bulunduğu yere göre yaklaşık 50 derece civarı eğimli yamacın yukarı kısmında olduğunu farkettikleri, bunun üzerine uyarı amacıyla havaya doğru ateş ettikleri, grubun durmayarak tepeye doğru kaçmaya devam etmesi üzerine de aralarında 350-400 metre mesafe varken sanığın üzerine zimmetli ...piyade tüfeği ile grubun bulunduğu yöne doğru yer bölgesini hedef gözeterek 1 el ateş ettiği, bu atış neticesinde kaçmaya çalışan ...'nin yaralanarak yere düştüğü ve olay yerinde vefat ettiği olay kapsamında, sanığın ve tanıkların ifadelerinde ölen ve birlikte hareket ettiği kişilerden kendilerine yönelik tehdit oluşturabilecek bir davranış ya da tehdit oluşturabilecek herhangi bir aletin olduğundan bahsetmedikleri, sanık her ne kadar iki kez dur ihtarında bulunup daha sonra havaya uyarı ateşi açmak suretiyle ile kanunun emrini yerine getirmiş ve TCK'nın 24/2. maddesine uygun davranmışsa da karşı karşıya kaldığı tehlikenin yoğunluğu ve eyleminin sonucunun orantılı olmadığı, sanığın henüz yeni göreve başlamış olması, isabet almadaki acemiliği, profosyonel biri tarafından kullanıldığı takdirde hedefi isabet almaya yeterli mekanizması bulunan bir silahı kullanıyor olmasına rağmen hedef isabeti yapamamış olması durumu da göz önünde bulundurularak sanığın bu durumu göz önünde bulundurarak silahla hedef alarak atış yapma eylemini yakın bir tehdit durumunda son çare olarak değerlendirmesinin gerektiği, bu nedenlerle sanığın ölüme sebep olan eyleminin TCK madde 27/1. kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sadece kanunda yazıldığı şekilde iki kere dur ihtarında bulunmak ve havaya uyarı ateşi açmak neticesindeki her türlü eylemin hukuki olduğunu kabul etmek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmeleri ile de korunan temel hak ve hürriyetlerden olan üstün hak olan yaşam hakkının korunmasını zorlaştıracağı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2. maddesinde de belirtildiği gibi yakın bir tehdit, tutuklu bir kişinin kaçması, gayrımeşru bir cebir ve şiddet ile hukuka uygun hale gelen öldürme eyleminin dosyamızda bulunan olaya uygulanması halinde somut olayda bu durumlardan her hangi birinin mevcut olmadığı, ölen ve beraberinde hareket eden kişilerin kaçmakta olduğu ve yakın bir tehdit durumunun oluşmadığı anlaşılmış olup sanığın eyleminin TCK madde 27/1. gereğince kanun emrinin yerine getirilmesinde sınırın aşılması olduğu ve eyleminin taksirli halinin de cezalandırılabilir olduğu anlaşılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında TCK'nın 85/1, 27/1. madde ve fıkraları gereğince belirlenen "1 yıl 4 ay hapis cezasının", aynı Kanunun 62/1. madde ve fıkrası gereğince 1/6 oranında indirilmesi sonucunda, "1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası" yerine, hesap hatasından dolayı "1 yıl 10 ay 10 gün hapis cezası" şeklinde tayini suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden...1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği (1) nolu hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında yer alan "1 yıl 10 ay 10 gün hapis cezası" ibaresinin çıkarılarak yerine "1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası" ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca...1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla