İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/2076 Karar: 2025/7402 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2076 K.2025/7402

12. Ceza Dairesi 2025/2076 E. , 2025/7402 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/18 E. 2025/86 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/2076 E. , 2025/7402 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/18 E. 2025/86 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/2076 E. , 2025/7402 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/18 E. 2025/86 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin hükümlü olan davacının almış olduğu haksız hücre cezası nedeniyle denetimli serbestlikten yararlanma hakkını yitirdiğinden cezaevinde fazladan kaldığı süreler nedeniyle 350.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın 05/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine ilişkin talep etmiş, davacı vekili 28/10/2019 havale tarihli kısmi feragat talebini içeren dilekçesi ile maddi tazminat talebini 50.000,00 TL'ye ve manevi tazminat talebini 150.000,00 TL'ye indirmiş, ilk derece mahkemesince tensip ile yargılama yapma görev ve yetkisinin Bitlis Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu değerlendirilerek mahkemenin görevsizliği nedeniyle talebin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince hukuka aykırı bir şekilde davacıya verildiği iddia olunan disiplin hücre cezası sebebiyle davacının denetimli serbestlikten yararlanma hakkını yitirdiği, bundan dolayı tahliyesinin 331 gün geç yapıldığı, davacının cezaevinde kaldığı 331 günlük fazla süre nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de; Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 04.12.2013 tarih ve 2013/20679 Esas 2013/27877 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere disiplin cezası ve infaza ilişkin hukuka aykırılıkların CMK'nın 141 ve devamı maddelerinde tahdidi olarak sayılmış bulunan koruma tedbirlerinden olmadığı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16/10/2023 tarih ve 2021/10268 Esas - 2023/4006 Karar sayılı ilamıyla: " kararın duruşmalı olarak verilmesi gerektiği gözetilmeden, Cumhuriyet savcısından yazılı mütalaa alınarak tensiben yazılı şekilde karar verilmesinin, hukuka kesin aykırılık hallerinden olduğu" gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde tazminat istemine ilişkin davanın gereğinin takdirinin idari yargı görev alanında kaldığı ve bu mahkemeler önünde tazminat isteminde bulunabileceği nedenle 5235 Sayılı Kanunun 11, 12 ve 14. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 3 ve 4. maddeleri gereğince Mahkemenin yargı yolu bakımından görevsizliğine karar verilmiş, ilgili kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17/12/2024 tarih ve 2024/2448 Esas - 2024/7673 Karar sayılı ilamıyla" 5271 sayılı Kanun'un 141 nci ve devamı maddelerinde tahdidi olarak sayılmış bulunan koruma tedbirlerinden olmadığı anlaşılmakla; CMK'nın 141 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki tazminat isteme koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemenin yargı yolu bakımından görevsizliğine karar verilmesi," hukuka aykırı olduğundan bozulmasına karar verilmiştir. Hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davacının almış olduğu haksız hücre cezası nedeniyle denetimli serbestlikten yararlanma hakkını yitirdiğinden cezaevinde fazladan kaldığı süreler nedeniyle tazminat isteminin infaza ilişkin olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 141'inci ve devamı maddelerinde tahdidi olarak sayılmış bulunan koruma tedbirlerinden olmadığı değerlendirilmekle 5271 sayılı CMK'nin 141/3 maddesindeki tazminat isteme koşulları oluşmadığından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz taleplerinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, davanın kabulü gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'un Bitlis Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu esnada Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Amirliği tarafından 21/04/2015 tarihinde 2015/121 Karar sayılı kararı ile 15 gün hücre hapsi cezası ile cezalandırıldığı ve bu cezanın Bitlis İnfaz Hakimliğinin 2015/247 Esas 2015/265 Karar sayılı kararı ile onanması üzerine davacı tarafından itiraz yoluna başvurulduğu, Bitlis 1 Ağır Ceza Mahkemesinin 25/05/2015 tarihli 2015/461 D. İş. sayılı kararı ile eksik araştırma gerekçesi ile itirazın kabulüne karar verildiği, bunun üzerine Bitlis İnfaz Hakimliğinin 2015/345 Esas 2015/677 Karar sayılı 10/09/2015 tarihli kararı ile disiplin cezasına yapılan itirazın reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafından Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz yoluna başvurulduğu, Bitlis 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/26 Değişik iş sayılı 01/10/2015 tarihli karar ile yapılan itirazının reddedildiği, disiplin cezasının infaz edildiği, daha sonra kanun yararına bozma başvurusu yapılması üzerine Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının Yargıtay l. Ceza Dairesinin 08/05/2017 tarihli 2017/806 Esas 2017/1496 Karar sayılı kararı ile kanun yararına bozulmasına karar verildiği, Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/12/2017 tarih 2017/554 Değişik İş sayılı kararı ile Bitlis İnfaz Hakimliğinin 10/09/2015 tarih ve 2015/345 Esas, 2015/677 Karar sayılı kararına ...'un yapmış olduğu itirazın kabulü ile infaz hakimliğinin kararını kaldırılmasına karar verildiği, bu şekilde gerçekleşen süreç sonunda, hukuka aykırı bir şekilde davacıya verildiği iddia olunan disiplin hücre cezası sebebiyle davacının denetimli serbestlikten yararlanma hakkını yitirdiği, bundan dolayı tahliyesinin 331 gün geç yapıldığı, davacının cezaevinde kaldığı 331 günlük fazla süre nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de tazminat istemine ilişkin davanın gereğinin takdirinin idari yargı görev alanında kaldığı ve bu mahkemeler önünde tazminat isteminde bulunabileceği nedenle 5235 Sayılı Kanunun 11, 12 ve 14. maddeleri ile 5271 sayılı CMK.nun 3 ve 4. maddeleri gereğince Mahkemenin yargı yolu bakımından görevsizliğine reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise hukuka aykırı bir şekilde davacıya verildiği iddia olunan disiplin hücre cezası sebebiyle davacının denetimli serbestlikten yararlanma hakkını yitirdiği, bundan dolayı tahliyesinin 331 gün geç yapıldığı, davacının cezaevinde kaldığı 331 günlük fazla süre nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de; Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 04.12.2013 tarih ve 2013/20679 Esas 2013/27877 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere disiplin cezası ve infaza ilişkin hukuka aykırılıkların CMK'nın 141 ve devamı maddelerinde tahdidi olarak sayılmış bulunan koruma tedbirlerinden olmadığı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16/10/2023 tarih ve 2021/10268 Esas - 2023/4006 Karar sayılı ilamıyla: " kararın duruşmalı olarak verilmesi gerektiği gözetilmeden, Cumhuriyet savcısından yazılı mütalaa alınarak tensiben yazılı şekilde karar verilmesinin, hukuka kesin aykırılık hallerinden olduğu" gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde tazminat istemine ilişkin davanın gereğinin takdirinin idari yargı görev alanında kaldığı ve bu mahkemeler önünde tazminat isteminde bulunabileceği nedenle 5235 Sayılı Kanunun 11, 12 ve 14. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 3 ve 4. maddeleri gereğince Mahkemenin yargı yolu bakımından görevsizliğine karar verilmiş, ilgili kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17/12/2024 tarih ve 2024/2448 Esas - 2024/7673 Karar sayılı ilamıyla" 5271 sayılı Kanun'un 141 nci ve devamı maddelerinde tahdidi olarak sayılmış bulunan koruma tedbirlerinden olmadığı anlaşılmakla; CMK'nın 141 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki tazminat isteme koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemenin yargı yolu bakımından görevsizliğine karar verilmesi," hukuka aykırı olduğundan bozulmasına karar verilmiştir. Hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davacının almış olduğu haksız hücre cezası nedeniyle denetimli serbestlikten yararlanma hakkını yitirdiğinden cezaevinde fazladan kaldığı süreler nedeniyle tazminat isteminin infaza ilişkin olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 141'inci ve devamı maddelerinde tahdidi olarak sayılmış bulunan koruma tedbirlerinden olmadığı değerlendirilmekle 5271 sayılı CMK'nin 141/3 maddesindeki tazminat isteme koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bitlis 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla