Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/2093 E. , 2025/6019 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1023 E., 2025/582 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf in
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/2093 E. , 2025/6019 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1023 E., 2025/582 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın;sanık müdafii, katılanlar ..., . . vekili, katılanlar ..., ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6 ve 63 maddeleri uyarınca 10 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Sanık müdafii, katılanlar ..., .. .. vekili, katılanlar ..., ... vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar ..., .. .. vekilinin temyiz isteği, olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve ceza miktarına, katılanlar ..., ... vekilinin temyiz isteği, olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna ve vekalet ücretine eksik tayin edildiğine, sanık müdafiinin temyiz isteği, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması, bilinçli taksir hükümlerinin ise uygulanmaması gerektiğine, ceza miktarına, kusur durumuna, bilirkişi raporu aldırılmaksızın hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü sanığın 193 promil alkollü şekilde, gece vakti, meskun mahal dışında, aydınlatmanın bulunduğu, bölünmüş asfalt kaplama otoyolda orta şeritte seyrederken, aniden sağ şeride geçtiği sırada, kendi aracının sağ ön kısmıyla, önünde seyreden sürücü Muhammet idaresindeki çekiciye takılı yarı romörkün sol arka köşe kısımlarına çarptığı ve çarpma esnasında orta şeritte seyreden diğer çekici ile sağdaki çekicinin arasında sıkışması şeklinde meydana gelen ve iki kişinin ölümüyle sonuçlanan olayda, mahkemece tam kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2.maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin, katılanlar ..., .. .. vekilinin, katılanlar ..., ... vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Somut olayda, bilinçli taksir oluşturan hâlin güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olarak araç kullanmaktan ibaret olduğu, anılan olayda alkollü araç kullanma dışında bilinçli taksir halini oluşturan başkaca bir halin bulunmadığı, bu durumda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12-701 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; somut olayın özellikleri de gözetilerek, bilinçli taksir oluşturan hâlin, niteliği, gerçekleştirilme şekli ve sayısı gibi kriterlere göre bir değerlendirme yapılıp, 5237 sayılı TCK'nın 3.maddesinin birinci fıkrasında "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçiminde düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırı düşmeyecek şekilde artırım oranı belirlenmesi gerekirken, temel cezada üçte birden yarıya kadar artırım öngören TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca, tek ihlale dayanılarak üst sınırdan (1/2) oranında artırım yapılmasının isabetsiz ve orantılılık ilkesine de aykırı olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, sanık müdafii, katılanlar ..., .. vekili, katılanlar ..., ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden .. Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise .. Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde karar verildi.